İHTİYATİ HACİZ TAKİP TARİHİNDE VADESİ GELMEMİŞ BORÇ BONO AÇIĞA İMZA ATILMAK SURETİYLE DÜZENLENEBİLECEĞİ (Borçlu Bakımından Muaccel Hale Geldiği )
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 12


Tarih 15.02.2011
Esas No 2010/20163
Karar No 2011/694
 

İHTİYATİ HACİZ TAKİP TARİHİNDE VADESİ GELMEMİŞ BORÇ BONO AÇIĞA İMZA ATILMAK SURETİYLE DÜZENLENEBİLECEĞİ (Borçlu Bakımından Muaccel Hale Geldiği )

Özet

Takip geçerli bir ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılıp, ihtiyati haciz kararı icra edildiği için, takip tarihinde vadesi gelmemiş borç, borçlu bakımından muaccel hale gelmiştir, ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine karan veren Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile ihtiyati haczin kaldırılması sonuca etkili değildir.
Takibe konulduğu anda bonoların tüm unsurlarının bulunduğu çekişmesizdir. Bono açığa imza atılmak suretiyle düzenlenebileceğinden bonoların anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu borçlu tarafça kanıtlanamamıştır. Mahkemece belirtilen ilkeler uyarınca şikayetin reddine karar verilmesi gerekir.



İçerik

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı, İ.İ.K.nun 257/2. maddesinde yazılı sebeplerden birine dayanarak müeccel bir alacağı için ihtiyati haciz karan alır ve kararı İ.İ.K.'nun 261. maddesine göre icra ettirip borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurursa, müeccel borç, sadece borçlu bakımından İ.İ.K.nun 257/3. maddesi hükmüne göre muaccel hale gelir. Bundan sonra borçlu artık borcun vadesinin gelmediği itirazında bulunamaz ( Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sh. 885 ).

T.T.K.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken aynı yasanın 592. madde hükmüne göre, açığa imza atılmak sureti ile tanzim olunan senet, anlaşmalara aykırı doldurulduğu ispat edilmedikçe geçerli sayılır.

Somut olayda ihtiyati haciz kararına dayalı olarak 15.7.2008 vadeli 7000.-TL ve 3150.-TL miktarındaki bonolara istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 14.7.2008 tarihinde takip başlatılmıştır. Keşideci borçlu vekili süresi içerisinde icra mahkemesine verdiği dilekçede takibe konu bonoların takip tarihi itibariyle vadeleri gelmediğini, bonolarda isim ve tanzim tarihlerinin sonradan doldurulduğunu, bono niteliği taşımadığını, 3150.-TL'lık bononun tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını iddia ederek takibin iptali isteminde bulunmuştur. Mahkemece aldırılan 13.2.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, bonolarda-ki tanzim tarihi ve alacaklı isimlerinin diğer yazı ve imzalardan farklı kalemle yazıldığı, 3150.-TL'lık senetteki tanzim tarihinin imzadan sonra yazıldığının tespit edildiği, ancak 7000.-TL'lık senet bakımından bir tespite gidilemediği bildirilmiştir, icra mahkemesi, takibin iptali kararının gerekçesinde anılan Adli Tıp raporunu esas almış, 3150.-TL'lık senetteki tanzim tarihinin senedin imzalanmasından sonra yazıldığını ve takibin başlangıcında yer alan ihtiyati haciz kararının daha sonra kaldırıldığını belirtmiştir.