HACZİN KALDIRILMASI DAVASI - TESPİT İSTEMİ - İHTİYATİ TEDBİR ŞERHİNİN TAPUYA İŞLENMESİNDEN SONRA KONULAN ŞERHLER SEBEBİYLE SONRADAN KONULAN ŞERHLERİN BAĞLAYICI OLMAMASI - HÜKMÜN BOZULDUĞU
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 14

                              www.neohukuk.net
Tarih 08.04.2009
Esas No 2009/2988
Karar No 2009/4463

HACZİN KALDIRILMASI DAVASI - TESPİT İSTEMİ - İHTİYATİ TEDBİR ŞERHİNİN TAPUYA İŞLENMESİNDEN SONRA KONULAN ŞERHLER SEBEBİYLE SONRADAN KONULAN ŞERHLERİN BAĞLAYICI OLMAMASI - HÜKMÜN BOZULDUĞU

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) (1086): MADDE 101\MADDE 103
İcra ve İflas Kanunu (İİK) (2004): MADDE 257

Özet
Somut olay haczin kaldırılması davasına ilişkindir. İhtiyati tedbir şerhinin tapuya işlenmesinden sonra konulan şerhler sebebiyle sonradan konulan şerhlerin bağlayıcı yoktur.


İçerik
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.03.2004 gününde verilen dilekçe ile haczin fekki ve tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.02.2008 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, 1165 parseldeki haciz şerhlerinin terkini istemiyle açılmıştır.

Davalılardan İ... Bankası A.Ş. ve Hazine davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının dava dışı İsmet aleyhine açtığı davada 1165 sayılı parselin 7500/15460 payını adına hükmen tescil ettirdiği, 18.03.2003 tarihinde açtığı davada ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, taşınmazın tapu kaydına 12.05.2003 tarihinde tedbir şerhinin işlendiği, bunun 02.12.2003 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 101 ila 103. maddelerinde düzenlemesi yapılan ihtiyati tedbirden amaç, mahkeme hükmüyle davadan önce veya dava sırasında dava konusu alacağa tehlikeye düşmeden kavuşabilmek için menkul veya gayrimenkule el koymak, devir ve temlikini önlemektir.

Kuşkusuz, taşınmaz kaydına tedbir şerhi işlenmeden evvel bu kayda konulan ihtiyati haciz şerhleri hüküm ve sonuç meydana getirir. Ancak, kayda bir taraf lehine ihtiyati tedbir şerhi işlenerek aleniyet kazandıktan sonra mevcut şerhe rağmen başkaca kısıtlamalar işlenmişse bunlara değer tanınmaz. Çünkü, tapunun aleniyet prensibi gereği sonradan konulan şerh sahiplerinin daha önce konulan şerhi gördükleri kabul edilir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu doğrultuda olup, ihtiyati tedbir şerhinin tapuya işlenmesinden sonra konulan şerhler sebebiyle sonradan konulan şerhlerin bağlayıcı olmayacağı yolundadır.

Mahkemece yapılan bu saptama dikkate alınarak davacı lehine 1165 parsel kaydının 02.12.2003 tarihinde işlenen ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan şerhlerin terkini yerine istem bütünüyle reddolunduğundan karar bozulmalıdır.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.