ÇEK YASAĞI VE AVUKATLIK ÜCRETİNE İTİRAZ DİLEKÇESİ
AĞIR CEZA MAKEMESİNE GÖNDERİLMEK ÜZERE
..............ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

Esas No:
Karar No:
                       www.neohukuk.net
Sanık :
Konu: .... Asliye Ceza mahkemesinin .../.../2012 Tarih ...... Esas ..... Karar nolu idari yaptırım kararının itirazen kaldırılması talebidir.

...........Asliye Ceza Mahkemesince, 5941 sayılı yasanın 6273 sayılı yasa ile değişik 5/1 maddesi gereğince hakkımda 10 yıl süreyle çek hesabı açma yasağı verilerek, katılan lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tarafımca ödenmesine hükmedilmiştir.

1-5941 sayılı yasanın 6273 sayılı yasa ile değişik 5/1-3,10 maddelerinde yasaklılığın idari türden yaptırım olacağının belirtilmiş ve Tüzel kişi temsilcisi gerçek kişi sanığa yüklenen eylem, adli bakımdan müeyyideyi gerektirir suç olmaktan çıkartılmıştır. 6273 sayılı yasayla sadece çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında idari yaptırım niteliğinde olmak üzere çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedilmesi öngörülmüştür.

MADDE 5 (1) (Değişik: 31/1/2012-6273/3 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması hâlinde, altı ay içinde hamilin talepte bulunması üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri Cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir. Yasadan anlaşılacağı üzere, idari yaptırım sadece hesap sahibi kişiye verilebilecektir.

2-5941 Sayılı Çek Kanununun yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden önce işlenen fiilden dolayı (3167 Sayılı Çek Kanunu) Tüzel kişiler hakkında idari yaptırım olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemez. 3167 sayılı yasa döneminde tüzel kişiler bakımından tedbir niteliğinde olsa dahi yaptırım öngörülmediğinden önceki dönemde açılan davalarda tüzel kişi hakkında tedbir kararı vermek mümkün değildir.

3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesinin birinci fıkrasına göre, “işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz.” Ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesine göre yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması halinde beraat hükmü kurulur. Yine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 325. maddesine göre beraat dışında “cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir.” denilmektedir.

a)-6273 sayılı yasanın 3. Maddesi ile 5941 sayılı yasanın 5. Maddesinin 2. Fıkrası yürürlükten kaldırıldığından çek hesabı sahibi tüzel kişi temsilcisi olarak çeklere imza attığımdan dolayı, eylemin suç teşkil etmemesi nedeniyle çek hesabı sahibi tüzel kişinin yetkilendirdiği gerçek kişi, hakkında TCK.nun 7/1-2 ve CMK.nun 223/2-a maddeleri uyarınca BERAATİME karar verilmesi gerekirken, yasaya aykırı olarak hakkımda idari yaptırım hükmü kurulmuştur.

b)- 5941 Sayılı Çek Kanununun yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden önce keşide ettiğim ve suça konu olan çeklerden dolayı Tüzel kişiler hakkında idari yaptırım olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemesi yasaya aykırıdır

c)-Hakkımda beraat hükmü kurulup Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılması gerekirken, hakkımda mahkumiyet hükmü kurularak yargılama giderlerinin üzerimde bırakılması ve aleyhime vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya aykırıdır.

Netice ve Talep:
.. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı, 6273 sayılı yasa ile değişik 5941(5/1), 523/7, CMK 223, 325 maddelerine açıkça aykırı olup hükmün itirazen kaldırılmasını arz ve talep ederim.