İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - TEMERRÜT NEDENİYLE KİRALANANIN TAHLİYESİ İSTEMİ - İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEMİ - GÖREVLİ MAHKEME - SULH HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLMASI GEREĞİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 6

                     www.neohukuk.net
Tarih 13.02.2007
Esas No 2006/12437
Karar No 2007/1184

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - TEMERRÜT NEDENİYLE KİRALANANIN TAHLİYESİ İSTEMİ - İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEMİ - GÖREVLİ MAHKEME - SULH HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLMASI GEREĞİ

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) (1086): MADDE 8

Özet
Davacının tahliye isteği de bulunduğundan davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Yargılama sonunda temerrüt koşulları oluşmadığından tahliye isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmış olması, birlikte açılan kira alacağı yönünden görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.


İçerik
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan itirazın iptali davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 01.09.2003 tarihli sözleşme ile kiracı olup, Temmuz 2004-Kasım 2005 arası aylar kirasını ödemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe kira paralarını düzenli şekilde ödediğini, kira borcunun bulunmadığını, temerrüde düşürülmeden faiz istenemeyeceğini ileri sürerek itiraz ettiğini, ancak kira sözleşmesine ve kira miktarına karşı çıkmadığını, bu durumda kira borcunun olmadığını kanıtlaması gerektiğini, sözleşmede kira paralarının ne zaman ödeneceği kararlaştırılmış olduğundan faiz istemlerinde de haklı olduklarını belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, ödeme emri ile verilen otuz günlük süre içinde ödemede bulunmayan davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini ve % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, sadece yemin deliline dayandıklarını, başkaca delillerinin olmadığını beyan etmiştir.

Mahkemece, ödeme emri ile ödeme konusunda otuz günlük süre verilmediğinden temerrüt şartlarının oluşmadığı, bu durumda tahliye isteminin reddinin gerektiği, itirazın iptali yönünden de asıl alacak miktarının Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığı belirtilerek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Zeytinburnu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar veril­miştir.

İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı sözleşme gereği ödenmeyen Temmuz 2004-Kasım 2005 arası aylar kirasının tahsili için Zeytinburnu Birinci İcra Müdürlüğü'nün 2006/203 sayılı dosyası ile tahliye istemli icra takibi yapmış, davalı kiracıya Örnek 13, otuz gün ödeme süreli ihtarlı ödeme emri 27.02.2006 tarihinde tebliğ edildikten sonra davalının takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi için işbu dava açılmıştır. Davacı tarafından gerek icra takibinin yapılmasında, gerek Borçlar Kanunu'nun 260. maddesine uygun temerrüt ihtarnamesi koşullarını taşıyan ödeme emrinin düzenlenmesinde ve davalıya tebliğinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

HMUK'nın değişik 8. maddesinin 2. fıkrasının 1 nolu bendi gereğince kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi veya tespit davaları ve bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davaları değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine davacı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince genel hükümler dairesinde itirazın iptalini ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini dava etmiştir. Davacının tahliye isteği de bulunduğundan davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Yargılama sonunda temerrüt koşulları oluşmadığından tahliye isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmış olması, birlikte açılan kira alacağı yönünden görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez. Anılan maddenin açık hükmü karşısında mahkemenin görevsizlik kararı vermesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.