BOŞANMA VE NAFAKA DAVASI - MAHKEME KARARLARINDA NELERİN YAZILMASININ GEREKTİĞİ - TARAFLARA YÜKLENEN BORÇ VE TANINAN HAKLAR - BORÇ VE HAKLARIN BİRER BİRER AÇIK OLARAK BELİRTİLMESİ - BORÇ VE HAKLARIN ŞÜPHE VE TEREDDÜT UYANDIRMAYACAK ŞEKİLDE GÖSTERİLMES
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 02.11.2011
Esas No 2011/2-736
Karar No 2011/682
     www.neohukuk.net
BOŞANMA VE NAFAKA DAVASI - MAHKEME KARARLARINDA NELERİN YAZILMASININ GEREKTİĞİ - TARAFLARA YÜKLENEN BORÇ VE TANINAN HAKLAR - BORÇ VE HAKLARIN BİRER BİRER AÇIK OLARAK BELİRTİLMESİ - BORÇ VE HAKLARIN ŞÜPHE VE TEREDDÜT UYANDIRMAYACAK ŞEKİLDE GÖSTERİLMESİ

Özet

TARAFLAR ARASINDAKİ BOŞANMA DAVASINDAN DOLAYI YAPILAN YARGILAMADA MAHKEME KARARLARINDA NELERİN YAZILACAĞI YASADA BELİRTİLMİŞTİR. BUNA GÖRE, HÜKÜM SONUCU KISMINDA GEREKÇEYE AİT HER HANGİ BİR SÖZ TEKRAR EDİLMEKSİZİN İSTEKLERİN HER BİRİ HAKKINDA VERİLEN HÜKÜMLE, TARAFLARA YÜKLENEN BORÇ VE TANINAN HAKLARIN MÜMKÜNSE SIRA NUMARASI ALTINDA BİRER BİRER AÇIK ŞÜPHE VE TEREDDÜT UYANDIRMAYACAK ŞEKİLDE GÖSTERİLMESİ GEREKİR.



İçerik

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki Boşanma-Nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesince asıl davanın reddine, davalı-karşılık davacının açmış olduğu nafaka davasının kısmen kabulüne dair verilen 18.11.2009 gün ve 2008/162 E. 2009/709 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 13.12.2010 gün ve 2010/4606 E. 2010/20917 K. sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI

Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 297) maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Aynı kural, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 298.) maddesinde de tekrarlanmış, HUMK.nun 381. ((6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 294.) maddesinde ise Kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur hükmüne yer verilmiştir.

Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.

Nitekim, uzun süre uygulanan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 381, 388 ve 389. maddelerinde de yer alan benzer hükümler nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391,10.9.1991 gün 281/415, 25.9.1991 gün 355/440, 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936, 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4, 30.12.2009 gün ve 2009/2-595-2009/603, 10.11.2010 gün ve 2010/20-626-2010/568, 13.07.2011 gün ve 2011/13-516- 2011/529 sayılı kararları).

Ceza Genel Kurulu'nca da önceleri C.M.U.K.nun benzer hükümleri taşıyan 261 ve 268 maddelerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte de bu kanunun 34, 223, 230, 231, 232 maddelerinin uygulanmasında bozulan kararın geçerliliğini ve yerine getirilme yeteneğini yitirdiğinden önceki hükümde direnilmesine denilmekle yetinilerek ve atıf suretiyle hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir (Ceza Genel Kurulu'nun 2.2.1976 gün 1/22-25 sayılı, 12.05.1998 gün ve 1998/6-104-171 sayılı, 05.02.2002 gün ve 2001/1-417-2002/153 sayılı kararları).

6100 sayılı HMK'nun yürürlüğünden sonraki dönemde de Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 E. 604 K.sayılı kararıyla bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.