ŞARTA BAĞLI BORÇLAR, BK'NIN 149-155. MADDELERİ ARASINDA DÜZENLENMİŞTİR. ŞART, BİR SÖZLEŞMENİN VARLIĞININ VEYA HUKUKİ SONUÇLARININ GERÇEKLEŞECEĞİ KESİN OLMAYAN GELECEKTEKİ BİR OLAYA BAĞLANMASIDIR. ŞAYET SÖZLEŞMENİN HUKUKİ SONUÇLARININ DOĞMASI ŞARTA BA
YARGITAY
15. Hukuk Dairesi 2010/7083 E.N , 2011/6577 K.N.

İlgili Kavramlar

TESLİMDE GECİKME
ŞARTA BAĞLI BORÇ
ERTELEYİCİ (TALİKİ)-BOZUCU (İNFİSAHİ) ŞART
           www.neohukuk.net
Özet
ŞARTA BAĞLI BORÇLAR, BK'NIN 149-155. MADDELERİ ARASINDA DÜZENLENMİŞTİR. ŞART, BİR SÖZLEŞMENİN VARLIĞININ VEYA HUKUKİ SONUÇLARININ GERÇEKLEŞECEĞİ KESİN OLMAYAN GELECEKTEKİ BİR OLAYA BAĞLANMASIDIR. ŞAYET SÖZLEŞMENİN HUKUKİ SONUÇLARININ DOĞMASI ŞARTA BAĞLANMIŞSA ERTELEYİCİ (TALİKİ) ŞART, SONA ERMESİ ŞARTA BAĞLANMIŞSA BOZUCU (İNFİSAHİ) ŞART SÖZ KONUSU OLUR. ŞARTIN GERÇEKLEŞMESİ TARAFLARIN İRADESİNE, TARAFLARLA BİRLİKTE ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN İRADESİNE VEYA DIŞ OLAYLARA BAĞLANABİLİR. ERTELEYİCİ ŞARTA BAĞLI SÖZLEŞME, ŞARTIN GERÇEKLEŞMESİNDEN ÖNCE TARAFLARI BAĞLAR. ANCAK SÖZLEŞMENİN SONUÇLARI ŞARTIN GERÇEKLEŞMESİYLE BİRLİKTE DOĞAR. ŞART GERÇEKLEŞİNCEYE KADAR SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ ASKIDA OLUP, ALACAKLININ İFAYI İSTEME HAKKI BORÇLUNUN DA İFA YÜKÜM-LÜLÜĞÜ YOKTUR.


İçtihat Metni

Mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, daire karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın tarafları olan arsa sahibi Hasan ve Sait ile yüklenici kooperatif arasında noterde düzenleme biçiminde 11.06.2003 tarih 24168 yevmiye nolu daire karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede, sözleşme konusu E… ilçesi B… Köyü 46827 ada 2 parsel sayılı taşınmazın aynı köy 46832 ada 1 parsel sayılı taşınmazla tevhit edileceği, inşaatın tevhit sonucu oluşan parsel üzerine yapılacağı, inşaat ruhsatının 31.12.2003 tarihine kadar alınacağının kabul edilip bu tarihten itibaren 54 ay içinde ve 31.06.2008 tarihinde arsa sahibine ait dairelerin teslim edileceği, teslimde gecikme halinde daire başı aylık 200 doların altında olmamak üzere emsal kira bedeli üzerinden tazminat ödeneceği kararlaştırılmıştır.

Dosya kapsamından; davacılara ait sözleşme konusu 3.753 m2 miktarındaki 46827 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, dava dışı Adnan'a ait 4.067 m2 miktarındaki aynı ada 3 parsel sayılı taşınmazla tevhit edildiği, tevhit sonucu 7.820 m2 miktarındaki aynı ada 4 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu ve 12.08.2004 tarihinde tapuya tescil edildiği, tescilden sonra dava dışı diğer paydaş Adnan'la noterde düzenleme biçiminde 18.01.2005 günlü 801 sayılı sözleşme imzalandığı, 28.03.2005 tarihinde de belediyesinden yapı ruhsatı alınarak inşaata başlandığı ve inşaatın devam ettiği anlaşılmaktadır.

Yanlar arasındaki uyuşmazlık borcun şarta bağlı olup olmadığı, yapım süresinin hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte sona ereceği, dava tarihi itibariyle teslimde gecikme bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır. Davacı arsa sahipleri; yapı ruhsatının 31.12.2003 tarihine kadar alınması gerektiğini, bu tarihe 54 aylık yapım süresi eklendiğinde teslim edilmesi gereken tarihin 30.06.2008 olduğunu iddia ederek bu tarihten dava tarihine kadar gecikme tazminatı talebinde bulunmaktadır. Davalı yüklenici kooperatif ise, yapı ruhsatının arsaların tevhit edilmesi ve diğer paydaşla sözleşme imzalanmasını takiben 28.03.2005 tarihinde alındığını, bu tarihe 54 aylık yapım süresi eklendiğinde teslimi gereken tarihin 28.09.2009 olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle teslim süresinin dolmadığını ve gecikme bulunmadığını savunmaktadır.

Sözleşmede, sözleşme konusu parselin tevhit edileceği ve inşaatın tevhit sonucu oluşan parsel üzerine yapılacağı kararlaştırılmıştır. Tevhidi kararlaştırılan parsel, sözleşmenin tarafı bulunmayan dava dışı Adnan'a ait olduğundan borcun üçüncü şahsın iradesiyle tevhit yapılması ve inşaatın yapılmasına üçüncü şahsın rıza ve muvafakatının alınması şartlarına bağlanıp bağlanmadığı üzerinde durulması gerekir.

Şarta bağlı borçlar, BK'nın 149-155. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Şart, bir sözleşmenin varlığının veya hukuki sonuçlarının gerçekleşeceği kesin olmayan gelecekteki bir olaya bağlanmasıdır. Şayet sözleşmenin hukuki sonuçlarının doğması şarta bağlanmışsa erteleyici (taliki) şart, sona ermesi şarta bağlanmışsa bozucu "infisahi" şart söz konusu olur. Şartın gerçekleşmesi tarafların iradesine, taraflarla birlikte üçüncü şahsın iradesine veya dış olaylara bağlanabilir. Erteleyici şarta bağlı sözleşme, şartın gerçekleşmesinden önce tarafları bağlar. Ancak sözleşmenin sonuçları şartın gerçekleşmesiyle birlikte doğar. Şart gerçekleşinceye kadar sözleşme hükümleri askıda olup, alacaklının ifayı isteme hakkı, borçlunun da ifa yükümlülüğü yoktur.

Somut olaya bakıldığında; sözleşme üçüncü şahsın iradesiyle tevhit yapılması ve inşaatın yapılmasına üçüncü şahsın rıza ve muvafakatının alınması şartlarına "erteleyici şart" bağlanmıştır. Tevhit işlemi 12.08.2004 tarihinde tapuya tescil edilmiş, diğer paydaşla sözleşme de 18.01.2005 tarihinde imzalanmıştır. Bu durumda erteleyici şartın en son 18.01.2005 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Sözleşmede yapı ruhsatının alınması için yaklaşık 6,5 aylık bir süre öngörülmüştür. Şartın gerçekleşmesinden itibaren bu miktarda bir süre geçmeden 28.03.2005 tarihinde yapı ruhsatı alınmıştır. Yapı ruhsatının alınmasında davalı kooperatifin bir gecikmesi bulunmamaktadır. Sözleşmede yapım süresi 54 ay olarak kararlaştırılmış ve bu süre yapı ruhsat tarihinden başlatılmıştır. Yapı ruhsatının alındığı 28.03.2005 tarihine 54 aylık yapım süresi eklendiğinde inşaatın bitmesi ve bağımsız bölümlerin teslim edilmesi gereken tarih bilirkişi raporunda da açıklandığı gibi 28.09.2009 olmaktadır. Dava henüz sözleşmede kararlaştırılan teslim süresi dolmadan önce 07.11.2008 tarihinde açıldığından ve dava tarihi itibariyle teslimde gecikme bulunmadığından mahkemece davanın tümden reddi gerekirken, borcun erteleyici şarta bağlı olduğu dikkate alınmadan, sözleşmede kesin vadenin kararlaştırıldığından bahisle bilirkişi raporunun aksine davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı S.S. G… Y… Konut Yapı Kooperatifi yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.