ALACAK DAVASI - DELİL LİSTESİ - 10 GÜNLÜK SÜRE - MAHKEMECE VERİLEN KESİN SÜRE
T.C.
Yargıtay                                 www.neohukuk.net

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 07.06.2000
Esas No 2000/13-925
Karar No 2000/950

ALACAK DAVASI - DELİL LİSTESİ - 10 GÜNLÜK SÜRE - MAHKEMECE VERİLEN KESİN SÜRE

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) (1086): MADDE 163\MADDE 180

Özet
Duruşma gününe kadar verilen sure içerisinde delillerin listesinin verilmesi ve ona ait belgelerin ibraz edilmesi dışında herhangi bir ilsem yapılacağına ilişkin bir ara kararı da yoktur. Hal böyle olunca müteakip duruşma gününe kadar tarafların 10 günlük sure içerisinde delil ve belgeler bildirmeleri dışında başka bir işlem öngörülmediğine göre burada verilen on günlük surenin makul ve yerinde bir sure olduğunu kabule hukuken olanak yoktur. Çünkü mahkeme zaten delillerin toplanmasına 6.5.1999 günü oturumdan sonraki donemde başlayacaktır. O nedenle mahkemece verilen kesin mehil HUMK. nun 163. maddesi hükmüne ve amacına uygun bir mehil olmadığından anılan madde sonuçlarını doğurmaz.


İçerik
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ; Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 06.05.1999 gün ve 1999/123 esas 277 karar sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 05.10.1999 gün ve 1999/5884-6686 sayılı ilamı ile (.. davacı, davalıyı taşınmazını satması için vekil tayin ettiğini, davalının taşınmazı 12.000DM'a satmasına rağmen aliciyi 7000DM'a aldığını söylemesi konusunda uyardığını, bunun üzerine vekillikten azlettiğini ancak davalı tarafından kendisinin korkutularak tapuda devir işlemini yapmaya zorlandığını belirterek 5000DM karşılığı 991.340.000.-Dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı; davacıya ait taşınmazı bedelini ödeyerek haricen satın alıp 3. bir sahsa sattığını, bunun üzerine davacının rızası ile tapuda ferağ işlemini yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece kesin bir sure içerisinde delil bildirmediğinden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, bu hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dilekçesinde davasına dayanak yaptığı delilleri açıklamıştır.

Mahkemenin 23.03.1999 günlü celsesinde her ne kadar taraflara delil ve belgelerini ibraz etmeleri için 10 gün kesin mehil verilmiş ise de, bu mehil yargılamanın süratle yapılması amacına uygun olarak verildiği takdirde hüküm ifade eder. 23.3.1999 tarihli celsede kesin mehil veren mahkeme duruşmayı 6.5.1999 gününe ertelemiştir. Oysa ki duruşma gününe kadar verilen sure içerisinde delillerin listesinin verilmesi ve ona ait belgelerin ibraz edilmesi dışında herhangi bir ilsem yapılacağına ilişkin bir ara kararı da yoktur. Hal böyle olunca müteakip duruşma gününe kadar tarafların 10 günlük sure içerisinde delil ve belgeler bildirmeleri dışında başka bir işlem öngörülmediğine göre burada verilen on günlük surenin makul ve yerinde bir sure olduğunu kabule hukuken olanak yoktur. Çünkü mahkeme zaten delillerin toplanmasına 6.5.1999 günü oturumdan sonraki donemde başlayacaktır. O nedenle mahkemece verilen kesin mehil HUMK. nun 163. maddesi hükmüne ve amacına uygun bir mehil olmadığından anılan madde sonuçlarını doğurmaz.

Davacı müteakip 6.5.1999 günlü celsede delillerini bildirmiş olduğuna göre iddiası kapsamında delilleri toplanmalı, davalının karşı delilleri de değerlendirilmeli hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir..) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden : Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlarına, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 5.10.1999 gün ve 5884-6686 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle mahkemece HUMK. nun 180. madde gereğince verilen 10 günlük sure yasada öngörülmesi nedeniyle değiştirilemezse de kesin surenin veriliş biçiminin yasal kurallara uygun bulunmadığına göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUC: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz pesin harcının geri verilmesine 07.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.