AVUKATLIK ÜCRETİ SERİ DAVA
YARGITAY
10. Hukuk Dairesi 2011/18171 E.N , 2011/20469 K.N.
 
             www.neohukuk.net
İlgili Kavramlar

AVUKATLIK ÜCRETİ SERİ DAVA

İçtihat Metni

Davacı, davalı işverenler nezdinde çalışmış olduğu tüm dönemlerde almış olduğu gerçek ücretin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiğini, gerçek ücret ile bildirilen ücret arasındaki farkın tespitini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.

Hükmün, davalılardan İzmir Büyük E... Otelcilik ve Turizm A.Ş vekili tarafından, her dosya için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin yasaya aykırılığı nedeniyle temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesinin 6. bendinde açıkça belirtildiği gibi vekalet ücreti yargılama gideridir. Kural olarak bir davada asıl davanın konusuz hale gelmesi durumunda, fer'i nitelikteki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gereklidir. Ayrıca vekalet ücreti diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden hükme bağlanır. (29.05.1957 gün ve 4/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)

Yargılama harç ve giderleri davada haksız çıkan tarafa yükletilir.Bu ana kuralın bazı istisnaları; HUMK m. 94/II, m 253, 271, 278/III, 313 418., maddelerinde düzenlenmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanması aşamasında, avukatların davanın görülmesinde harcadığı çaba, gayret ve emeğin karşılığı uyuşmazlığa konu alacağın değeri, taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi ve çeşitli sözleşmeler yoluyla avukatlık mesleğinin zarar görmesinin engellenmesi hususlarının da dikkate alınması gerekliliğini zorunlu kılar.

Ayrıca 4271 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmayacaktır. "İyi Niyet" başlıklı 3. maddesinde ise, kanunun iyi niyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyi niyetin varlığı olduğu, ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı düzenlenmiştir.

Açıklanan hukuki duruma göre, davacı vekili tek dava açmakla elde edebileceği haklar yönünden pek çok dava açmış, bu davalarda da lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Açılan davaların değeri, aynı amacı elde edilmesine yönelik tek dava yerine pek çok dava açılması, seri davalara harcanın emek ve mesainin çok üzerinde vekalet ücretinin kazanılması iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz, dolayısıyla hukuk düzenince de korunmaz.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular gözetilmeksizin, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince), Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Hüküm fıkrasının üç nolu bendinin silinerek, yerine, "Davacı taraf yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.