İŞE İADE DAVASI- SÖZLEŞMENİN EKONOMİK KRİZ NEDENİYLE SONA ERDİRİLDİĞİ- EKSİKLİKLER TAMAMLATILMADAN VE DELİLLER TOPLANMADAN ALINAN BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ- MASRAF YATIRMAK ÜZERE USULÜNE UYGUN KESİN SÜRE VERİLMEMESİ- BİLİRKİŞİ RAPORU ALINMASI GEREĞİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 22

                                 www.neohukuk.net
Tarih 06.02.2012
Esas No 2011/5497
Karar No 2012/1190

- İŞE İADE DAVASI- SÖZLEŞMENİN EKONOMİK KRİZ NEDENİYLE SONA ERDİRİLDİĞİ- EKSİKLİKLER TAMAMLATILMADAN VE DELİLLER TOPLANMADAN ALINAN BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ- MASRAF YATIRMAK ÜZERE USULÜNE UYGUN KESİN SÜRE VERİLMEMESİ- BİLİRKİŞİ RAPORU ALINMASI GEREĞİ

Özet

DAVACININ İŞ SÖZLEŞMESİ TÜM DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE YAŞANAN EKONOMİK KRİZİN KULÜBÜ DE OLUMSUZ OLARAK ETKİLEMESİ VE BU KAPSAMDA TENSİKAT ZORUNLULUĞU DOĞMASI GEREKÇESİYLE FESHEDİLMİŞTİR. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE İŞLETME KAYITLARI VE HER TÜRLÜ DELİLE DE DAYANDIĞI HALDE MAHKEMECE DAVALI VEKİLİNE DELİLLERİNİ DOSYAYA SUNMAK VEYA DAYANDIĞI BELGELERİN İLGİLİ MERCİLERDEN GETİRTİLMESİ İÇİN GEREKLİ MASRAFI YATIRMAK ÜZERE USULÜNE UYGUN KESİN SÜRE VERİLMEMİŞ, İHTARATLI DAVETİYE ÇIKARILMAMIŞ, DOSYA DOĞRUDAN BİLİRKİŞİYE VERİLEREK, DOSYANIN BULUNDUĞU HAL ÜZERİNE DEĞERLENDİRİLDİĞİ RAPOR ALINMIŞTIR. DAVALI VEKİLİNİN DİLEKÇESİYLE DOSYADA BULUNAN EKSİKLİKLER TAMAMLATILMADAN VE DELİLLERİ TOPLANMADAN ALINAN BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ ETTİĞİ, DİLEKÇESİ EKİNDE KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMELERİ, BİLANÇO VE AYRINTILI GELİR TABLOLARI, YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR VERGİ BEYANNAMESİ TASDİK RAPORU, İKTİSADİ İŞLETME YAPISINA İLİŞKİN BELGELER SUNDUĞU ANLAŞILMAKTADIR. MAHKEMECE DAVALI VEKİLİNİN SUNDUĞU DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN İŞİN UZMANI OLAN ÜÇ KİŞİLİK BİR BİLİRKİŞİ KURULUNDAN RAPOR ALINDIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKACAK DURUMA GÖRE BİR KARAR VERİLMESİ GEREKİR.



İçerik

Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ü. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebebe dayanılmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin ülke genelinde oluşan olumsuz ekonomik koşullardan etkilendiğinin gelir-gider tablolarıyla sabit olduğunu, bu nedenle iş gücü hacminde daralmaya gittiğini, yapılan değerlendirme ve gelişen koşullara göre davacının iş sözleşmesinin feshinin kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davacının iş sözleşmesi ekonomik kriz nedeniyle sona erdirildiği halde yeni işçi alındığı, davacıya başka bir birimde iş önerilmediği, işverence yapılan fesihte çelişkili davranmama ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.

İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

T.C.
ADANA
2. İŞ MAHKEMESİ

ESAS NO: 2010/223 Esas
KARAR NO: 2010/613

DAVA TARİHİ: 12/03/2010
KARAR TARİHİ: 19/08/2010

Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit (İşe İade İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı iş yerinde 2000 yılından itibaren çalışmakta iken iş akdinin davalı işveren tarafından << Tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik krizin kulübümüzü de olumsuz olarak etkilemesi ve bu kapsamda tenkisat zorunluluğu doğmuş olması nedeniyle, İş Kanununun 17. Ve 18. Maddeleri uyarınca fesih edilmiştir. >> şeklinde 24/02/2010 tarihi itibarı ile sona erdirildiğinin bildirildiğini, belirterek müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine, işe iade kararı verilmesi halinde karara rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaz ise yasa gereği ödenmesi gereken en az dört aylık, en çok sekiz aylık brüt ücreti tutarında tazminatın belirlenmesine, davacının işe iadesi için işverene müracaatında hak kazanmak üzere kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar olan ücreti ve diğer hakları karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, İş Kanunun 18. Maddesinde işverene, işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeple iş akdini feshedilme imkanı tanındığını, müvekkilinin ülkede oluşan olumsuz ekonomik durumdan etkilendiğini, bu hususun gelir ve gider tabloları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin bu nedenle iş gücü hacminde daralmaya gittiğini, davacının müvekkili işletmede güvenlik biriminde çalıştığını, bu birimde çalışan bir işçi için ikame çalışma alanlarının sınırlı olduğunu, yapılan değerlendirme ve gelişen koşullara göre davacının iş akdinin feshinin kaçınılmaz olduğunu, davacının çalıştığı iş kolundan farklı iş kollarına işçi alınmasının davacının yerine ikame işçi alındığı iddiasını doğrulamayacağını belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

OLAY, KANITLAR VE DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dava, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesi istemine ilişkindir.

Taraflarca ibraz olunan tüm belgeler delil olarak dosyaya konulmuş, davacının iş yerinde mevcut şahsi dosyası getirtilmiş, SGK şahsi dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmış, taraflarca sunulan yazı ve ekleri dosyaya konulmuş, 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait davalı iş yerine alınan ve çıkartılan işsi sayılarını gösteren dönem bordroları ve isim listeleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Tüm deliller toplandıktan bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/06/2010 tarihli rapor dosyaya sunulmuş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı bu nedenle davacının işe iadesinin gerektiği kanaatinde olduğunu bildirmiş, bilirkişi raporu yeterli ve gerekçeli görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı, taraflarca ibraz edilen deliller ve bilirkişi raporundan; davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken iş akdinin her ne kadar davalı işveren tarafından ekonomik kriz nedeni ile sona erdirildiği bildirilmiş ise de; tüm dosya kapsamına göre, iş yerine yeni işçi alımı yapıldığı, davacının iş akdinin feshi yerine, davalı iş yerine ait başka birimde çalışmasının önerilmediği, iş yerine yeni işçi alımı yapılması karşısında << çelişkili davranmama ilkesine >> uyulmadığı göz önüne alındığında iş akdinin geçersiz nedenle feshedildiği, işçinin kıdemi, iş yerinde çalışan işçi sayısı, süre yönünden dava şartlarının bulunduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmekte aşağıdaki hüküm tesisi uygun bulunmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere dayanılarak:

1- Davacının davasının kabulü ile davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,

2- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,

3- Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,

4- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

5- Davacı tarafından yapılan 52,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6- Davacı vekili için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ölçümlenen 1.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Sekiz günlük süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça verilen karar okunup anlatıldı, usulen tefhim kılındı. 19/08/2010