DAVALIYA DAVA DİLEKÇESİ USULUNE UYGUN BİR BİÇİMDE TEBLİĞ EDİLMESİ İMZA İMTİNASI KENDİSİNE SAVUNMA HAKKI VERİLMESİ USULSÜZ TEBLİGAT
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 8


Tarih 16.01.2012
Esas No 2011/3016
Karar No 2012/53

DAVALIYA DAVA DİLEKÇESİ USULUNE UYGUN BİR BİÇİMDE TEBLİĞ EDİLMESİ İMZA İMTİNASI KENDİSİNE SAVUNMA HAKKI VERİLMESİ USULSÜZ TEBLİGAT

 

                         www.neohukuk.net



İçerik

Fadime İpek ile Hakkı Okka aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kiraz Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.11.2008 gün ve 84/167 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
 
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin babası muris Hüseyin İpek'in terekesinin mirasçıları arasında taksim edilmediğini, kardeşi Ayşe'nin eşi olan davalının tapulama sırasında muristen kalan taşınmazları zilyetlikten davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, veraset belgesindeki payı oranında taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya çıkartılan tebligat usulüne uygun bulunarak, yargılama yokluğunda yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı temyizinde; dava dilekçesinde davalının adı ve oturduğu yer dışında hiçbir kimlik bilgisinin bulunmadığını, Karaburç Köyünde oturan baba adı Süleyman olan Hakkı Okka isimli şahıs ile aynı kişi olmadığını, amcaoğlu olduklarını, kendisinin baba adının Ali, 21 yıldır oturduğu yerin ise Doğancı Köyü/Kiraz adresi olmasına karşın, yanlış şahsa ve adrese yapılan tebligatla davanın yokluğunda yargılama yapılarak aleyhine sonuçlandırıldığını, azanın da tebliğ evrakını vermediğini ifade etmiştir.
7201 sayılı Tebligat Yasasının 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddelerine göre "Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir."
Mahkemece çıkartılan dava dilekçesini içeren çağrı kağıdın da ise davalının (Karaburç Köyü Kiraz/İzmir) adresine Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca muhatabın çalışmaya gittiği şerh edilip "aza Mehmet Çolak'ın imzasına tebliğ olunduğu, komşusu Alaaddin Baydar'a da haber verildiği"nin belirtildiği, ancak- adı geçenin tebliğ evrakında imzasına rastlanmadığı gibi imzadan imtina ettiğine dair şerhin de mevcut olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilerek, ona savunma hakkının tanındığını söyleyebilme olanağı yoktur.
 
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36 ve HMK.nun 27. (HUMK.nun 73) maddeleri hükümlerinde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.