SU ABONELİĞİ İÇİN KANAL KATILIM PAYI MENFİ TESPİT İSTİRDAT
.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

                                        www.neohukuk.net
Tarih 18.05.2011
Esas No 2011/13-246
Karar No 2011/324

MENFİ TESPİT İSTİRDAT

İçerik

Taraflar arasındaki "Menfi tespit,istirdat vs." davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.Tüketici Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.9.2009 gün ve 347 E., 396 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 12.04.2010 gün ve 14831 E., 4897 K. sayılı ilamı ile;

(... Davacı, A..... İ.... G..... Bölgesi 23…. ada C,1-2 Blok3.Kat 17 nolu konutun su aboneliğinin tesisi için davalıya müracaatta bulunduğunu, davalının abonelik için kanal katılım payı ödenmesini istediğini, bu nedenle kendisinden senetler aldığını, bir kısmını peşin ödediğini ileri sürerek, bu talebin yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle ödediği bedelin iadesine, verilen senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının satın aldığı meskenin olduğu yere kanalizasyon hizmeti getirdiğini, Belediye Gelirleri Kanunu 87 ve 88.maddeleri ve Aski Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi gereğince davacının kanal katılım payı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi "Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:

a)Kanalizasyon tesisi yapılması,

b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise,payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır." düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.

Aski Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi "2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 87. Ve 88.maddeleri gereği bir programa göre yapılacak yani; içme, kullanma, endüstri suyu ve kanalizasyon yatırımları ile mevcutların genişletilmesi (tevzi), iyileştirilmesi (ıslahı) amacıyla yapılan harcamalar ve istek üzerine ASKİ Genel Müdürlüğünce yapılacak işlerin toplam yatırım giderleri tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden su ve kanalizasyon tesisleri harcamalarına katılma payı alınır.

Su ve Kanalizasyon şebekelerine katılma paylarının binasız arsanın vergi değeri payına isabet eden kısmı, inşaat ruhsatının alınması aşamasında avans olarak tahsil edilir.

Bina tamamlandıktan sonra bağımsız bölümlere veya binanın tamamına tek su aboneliği verilmesi sırasında arsa değeri üzerinden alınan avans düşülerek, yapı değerinin emlak vergi beyanı üzerinden ayrıca %2 oranından fazla olmamak üzere katılım payı tahsil edilir" düzenlemesini getirmiştir.

Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır.Dosya içerisindeki belgelerden ada dışı kanalların davalı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca Toki tarafından ödenen bedeller avans olarak kabul edilerek davacınında yukarıda belirtilen şekilde ödeme yapması gerekir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; su aboneliği nedeniyle istenen kanal katılım payı bedelinden dolayı borçsuzluğun tespiti , ödenen bedelin iadesi, abonelik sözleşmesi tesisi vs. istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece ilk kararda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 87 ve 88.maddeleri ile ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31.maddesi hükümleri değerlendirilerek "davacının yapı kullanma izni olan binadaki konutuna su aboneliği talep ettiği, İmar Müdürlüğü yazısına göre kanal katılım bedelinin ödendiğinin belirtildiği ve su aboneliği başvuru tarihinin iskan tarihinden sonra olduğu" gerekçeleri benimsenerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile karar bozulmuştur.

Yerel mahkemece direnme olarak adlandırılan kararda ise, önceki gerekçeleri yanında; "İmar Kanunu'nun 23/6.maddesinde, 'toplu mesken alanlarında alt yapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece alt yapı hizmetleri nedeniyle hiç bir bedel alınmaz' hükmü ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'na 5492 Sayılı Kanunun 2.maddesiyle eklenen Ek 9.maddesinin 2.fıkrasında "Toplu Konut idaresi tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü alt yapı ve üst yapı inşaatlarıyla ilgili olarak 26.05.1981 tarihli Belediye Gelirleri Kanunu'nun ek 6.maddesinde yer alan bina inşaat harcı ve 84 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan çeşitli harçlar, Kanundaki tarifesinde belirtilen en az tutarlar üzerinden alınır. Bu harçlar dışında her ne ad altında olursa olsun hizmet karşılığı olsa dahi başka ücret veya bedel alınamaz." gerekçesine yer verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, direnme kararının gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu'nca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak ele alınmıştır.

Bilindiği üzere, direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için; mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. (HUMK.429 mad.)

Eş söyleyişle; mahkemenin ilk kararında değerlendirebilecekken daha önce hiç irdelemediği, ilk gerekçesinde hiç yer vermediği yeni bir hukuki gerekçeye dayanarak verdiği kararın hukuksal nitelikçe direnme olarak kabulü olanaklı değildir.

Şu hale göre, yerel mahkeme ilk kararının gerekçesinde yer vermediği 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23/6 ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'nun Ek 9.maddesi hükümlerini değerlendirmeye tabi tutmak suretiyle, belirtilen bu yasal hükümler gereğince toplu konut alanında alt yapı hizmeti verilse dahi bu bedellerin istenemeyeceği, gerekçesiyle yeni bir hukuki olguya dayalı olarak verdiği temyize konu kararın, yeni bir hukuki olguya dayalı, yeni bir hüküm niteliğinde olduğu açıktır.