AÇIK BİR MADDİ HATA OLDUĞU- KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI - USUL KURALLARININ KAMU DÜZENİNİ İLGİLENDİRDİĞİ - TARAFLAR YARARINA USULEN KAZANILMIŞ HAK OLUŞTURMADIĞI - TEMYİZ EDİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN HUSUMET KONUSUNUN İNCELENMEDİĞİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

                                      www.neohukuk.net
Tarih 25.05.2011
Esas No 2011/5-210
Karar No 2011/355

- AÇIK BİR MADDİ HATA OLDUĞU- KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI - USUL KURALLARININ KAMU DÜZENİNİ İLGİLENDİRDİĞİ - TARAFLAR YARARINA USULEN KAZANILMIŞ HAK OLUŞTURMADIĞI - TEMYİZ EDİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN HUSUMET KONUSUNUN İNCELENMEDİĞİ

Özet

USUL KURALLARI, KAMU DÜZENİ İLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI OLUP, TARAFLAR YARARINA USULÜ KAZANILMIŞ HAK OLUŞTURMAMAKTADIR. O HALDE, TEMYİZ EDİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN DAİRECE HUSUMET KONUSUNUN İNCELENMEMİŞ OLMASI, AÇIK BİR MADDİ HATA OLARAK KABUL EDİLMELİ, ÜZERİNDE DAİRECE KARAR VERİLMEMİŞ BİR HUSUSTA DİRENME DE SÖZ KONUSU OLAMAYACAĞINDAN, HUKUK GENEL KURULU’NCA BU AŞAMADA YAPILACAK BİR İNCELEME BULUNMAMAKTADIR.



İçerik

Dava: Taraflar arasındaki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 11.07.2006 gün ve 2004/577 E. 2006/188 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 05.07.2010 gün ve 2006/10628-2010/13278 sayılı ilamı ile;

(<...Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1960 yılında el atıldığı anlaşılmaktadır.

30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6.madde ile

Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir, hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;

Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K. nun 428.maddesi gereğince bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına...>)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar H…., A…. R…., S…. O. ve A.... İ. vekili dava konusu 2671 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin paydaş olduklarını, davalı Antakya Belediyesi tarafından kaldırım yapmak, yol açmak ve asfaltlanmak suretiyle taşınmaza fiilen el konulduğunu, bu suretle taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını iddia ederek tazminatın davalıdan tahsiline, fiilen el konulan kısmın yasa gereği davalı belediye adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı Antakya Belediyesi Tüzel Kişiliği vekili ise 30 yıldan fazladır yol olarak kullanıldığını, fiilen yol olarak kullanılan kısmın asfaltlama yapıldığını ancak taşınmazı yol halinde davalının getirmediğini husumetin kendilerine düşmeyeceğini ifadeyle davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davaya konu parselin Karayolları Genel Müdürlüğüne ait karayolu ağında olduğu bu nedenle davanın Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekirken davalıya yöneltilmesi yerinde görülmediğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının temyizi üzerine Özel Dairece, mahkeme kararı yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuştur.

Mahkemece husumet sorunu çözülmeden Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 6. maddesi gereğince taraflara uzlaşma teklif edilemeyeceği gerekçesi ile önceki hükümde direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.

Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin pasif husumetten davanın reddine ilişkin kararı davacı tarafça temyiz edilmiş; sadece bu husus temyiz nedeni olarak bildirilmiştir.

Özel Dairece bu husus gözden kaçırılarak maddi hata sonucu, esasa ilişkin bir red kararı varmış gibi değerlendirme yapılarak, Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 6. maddesine işaretle karar bozulmuş; husumet yönünden ise herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu haliyle bozmanın açıkça maddi hataya dayalı olduğu ve davacı yanın temyiz itirazlarını karşılamadığı belirgindir.

Bilindiği üzere usul kuralları (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.03.1972 gün ve 1968/1-277-176, 01.03.1995 gün ve 1995/7-641-117, 23.01.2002 gün ve 2001/1-1010-2002/1, 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı kararları, Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-2001 Baskı, cilt 5, sayfa 4771 vd.)

O halde, temyiz edilmiş olmasına rağmen dairece husumet konusunun incelenmemiş olması açık bir maddi hata olarak kabul edilmeli; üzerinde dairece karar verilmemiş bir hususta direnme de söz konusu olamayacağından Hukuk Genel Kurulunca bu aşamada yapılacak bir inceleme bulunmamakla, davacının maddi hata nedeniyle incelenmemiş olan temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.