CEZA MAHKEMESİ KARARININ HUKUK MAHKEMESİNİ BAĞLAMAMASI
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 11


Tarih 14.02.2011
Esas No 2009/8459
Karar No 2011/1487
                                   www.neohukuk.net
CEZA MAHKEMESİ KARARININ HUKUK MAHKEMESİNİ BAĞLAMAMASI

Özet

Dava dışı acente ile yapılan acentelik sözleşmesinin 4.maddesine göre acentenin, poliçenin şirket merkezi tarafından tanzim edilip gönderilmesinden önce prim tahsil edilerek makbuz kesme yetkisi olmadığını, bu hususun ürünün tanıtımının yapıldığı açıklama kitabında yer aldığı gibi başvuru formunda da başvurunun şirket tarafından kabul edilip poliçeleştirilmesi halinde başvuru formunun makbuz niteliğini taşıyacağının açıkça yazılı olduğunu, davacı için poliçe tanzim edilip kendisine teslim edilmediğini, davacı ile dava dışı acente yöneticileri ve üçüncü kişiler hakkında inceleme başlatıldığını, acente ile yapılan sözleşmenin feshedilip 15.04.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirildiğini, olaya ilişkin olarak yapılan suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir



İçerik

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01/04/2009 tarih ve 2003/356-2009/148 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 28.03.2003 tarihli başvuru formu ile banka birikim sigortası yaptırmak için müracaatta bulunduğunu ve bir yıllık sigorta prim bedeli olan 15.000 Euro'yu ödediğini, ancak davalının 09.04.2003 tarihli ihtarnamesi ile ilk priminin ulaşmadığı ve davacının müracaatının risk kabul politikasına uymadığından bahisle başvuruyu reddederek ödenen primin ilgili acenteden geri alınmasını ihbar ettiğini, bu bildirim üzerine acentenin bulunduğu adrese gidildiğinde acentenin adreste olmadığının görüldüğünü, bu konuda davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, ödenen prim bedellerinin tahsili amacıyla yapılan takibe davalının bahse konu primi alanın acente olup acentenin kendilerini dolandırdığı ve hatta davacının dahi bu dolandırıcılığa dahil olabileceğini iddia edip prim iadesi ile acentenin yükümlü olduğunu belirtilerek itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı acente ile yapılan acentelik sözleşmesinin 4.maddesine göre acentenin, poliçenin şirket merkezi tarafından tanzim edilip gönderilmesinden önce prim tahsil edilerek makbuz kesme yetkisi olmadığını, bu hususun ürünün tanıtımının yapıldığı açıklama kitabında yer aldığı gibi başvuru formunda da başvurunun şirket tarafından kabul edilip poliçeleştirilmesi halinde başvuru formunun makbuz niteliğini taşıyacağının açıkça yazılı olduğunu, davacı için poliçe tanzim edilip kendisine teslim edilmediğini, davacı ile dava dışı acente yöneticileri ve üçüncü kişiler hakkında inceleme başlatıldığını, acente ile yapılan sözleşmenin feshedilip 15.04.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirildiğini, olaya ilişkin olarak yapılan suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı acente arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 4.maddesi, yine davacı ile dava dışı acente arasında