FATURA -SÖZLEŞME-YETKİ İTİRAZI-MUACCEL BİR BORCUN BULUNMADIĞI SAVUNMASI -AKDİ İLİŞKİ BORÇLU TARAFINDAN KABUL EDİLMEDİĞİ -TAKİBİN ALACAKLININ İKAMETGAHINDA AÇILAMAYACAĞI
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 12              www.neohukuk.net


Tarih 24.02.2011
Esas No 2010/21385
Karar No 2011/1854

FATURA -SÖZLEŞME-YETKİ İTİRAZI-MUACCEL BİR BORCUN BULUNMADIĞI SAVUNMASI -AKDİ İLİŞKİ BORÇLU TARAFINDAN KABUL EDİLMEDİĞİ -TAKİBİN ALACAKLININ İKAMETGAHINDA AÇILAMAYACAĞI

Özet

ALACAKLI VEKİLİ TARAFINDAN, FATURAYA DAYALI OLARAK BAŞLATILAN GENEL HACİZ YOLUYLA İCRA TAKİBİNE KARŞI, BORÇLU VEKİLİNİN SÜRESİNDE İTİRAZ ETMESİ NEDENİYLE İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE, YETKİ İTİRAZI YÖNÜNDEN TAKİBİN DURDURULMASINA KARAR VERİLDİĞİ, ALACAKLI VEKİLİNİN DE YETKİ İTİRAZININ KALDIRILMASI TALEBİ İLE İCRA MAHKEMESİNE BAŞVURDUĞU, MAHKEMECE YETKİ İTİRAZININ KALDIRILMASINA KARAR VERİLDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR.



İçerik

Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Konusu mal varlığı olan Borçlar Hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki HUMK. nun 10. maddesinde belirtilen kurallara göre çözümlenir. Örneğin; sözleşmedeki alacağın ödenmemesi, malın teslimi, cezai şartın ödenmesi gibi... Anılan madde sözleşmeden doğan davalar için iki özel yetki kuralı koymuştur.

a- Sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinin yetkisi
b- Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin yetkisi

Sözleşmenin yerine getirileceği yer öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer) mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde- borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirlenir. Yani davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmadı ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlar da Borçlar Kanununun 73/l. maddesi uygulanmaz. Ne var ki HUMK. nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz (sebepsiz iktisap gibi), genel yetkili yer olan yani davalının ikametgahında dava açılır.

Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin yetkisi; sözleşmeden doğan bir dava, davalı veya vekilinin, davanın açıldığı zaman orada bulunmaları koşulu ile sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde de açılabilir (İİK. nun 50. maddesinde bu koşul aranmaz).

Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-1162-1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek HUMK. nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin yerine getirileceği yerin Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirleneceği açıklanmıştır. Ancak, bu gibi hallerde Borçlar Kanununun 73. maddesinin uygulanabilmesi için akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.

Somut olayda, borçlu vekilince, takibe itiraz dilekçesinde, yetki itirazı yanında, muaccel bir borcun bulunmadığı ve cari hesap alacağının da olmadığı belirtilerek borca da itiraz edildiğine göre, diğer bir ifade ile akdi ilişki borçlu tarafından kabul edilmediğine göre BK.nun 73.maddesinin olaya uygulanması mümkün değildir. Bu durumda, alacaklı İİK. nun 50.maddesi göndermesiyle HUMK. nun 9.maddesi gereğince borçlu ikametgahında takip yapabilir.