İcra takibi yapan yabancı alacaklı teminat göstermek zorundadır. Yabancı alacaklının teminat gösterme yükümlülüğü, uluslararası sözleşmeyle ortadan kaldırılabilir.
T.C.
YARGITAY
19. Hukuk Dairesi

E:2006/6503
K:2006/11543
T:04.12.2006
            www.neohukuk.net
İCRA HUKUKU
YABANCI KİŞİ TARAFINDAN YAPILAN İCRA TAKİBİ
TEMİNAT GÖSTERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Özet
İcra takibi yapan yabancı alacaklı teminat göstermek zorundadır. Yabancı alacaklının teminat gösterme yükümlülüğü, uluslararası sözleşmeyle ortadan kaldırılabilir.

2004 s. Yasa m. 113

Davacı vekili, dava dışı B. AŞ ile müvekkili şirket arasında "Islama-bad-Peşhauer" otoyolu yapımı için sözleşme imzalandığını, anılan sözleşme gereğince yüklenici B. AŞ'ye avans ödemeleri yapıldığını, avans ödemelerinin teminatını teşkil etmek üzere davalı İş Bankası'nın (% 50.64 oranında sorumlu) liderliğinde Türk bankalarından oluşan konsorsiyumun "kayıtsız şartsız ilk talepte ödeme" taahhüdünü içeren iki adet teminat mektubu verdiğini, dava dışı B. AŞ'nin sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirmediği için akdin fesih edildiğini, fesih tarihine kadar yüklenici şirketin yerine getirdiği işlerin bedeli düşülerek kalan avansın iadesinin talep olunduğunu, adı geçenin bu isteme cevap vermemesi üzerine, davalı bankaya müracaat ile teminat mektuplarının tazminini istediklerini, davalı bankanın mektup bedellerini ödemeden imtina ettiğini, alacağın tahsili için başlatılan 2002/16821 sayılı takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, tazmini istenen 863121 nolu teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yolunda dava dışı B. AŞ tarafından Ankara Ticaret Mahkemesi'nden tedbir kararı alındığını, bu nedenle davacının İİK'in 113. maddesine göre icra takibi yapamayacağını, diğer yandan davacının yabancı tüzel kişilik olması nedeni ile teminat yatırmasının zorunlu olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davada teminat yatırma yükümlülüğünün 11.01.2005 tarihli uluslararası sözleşme ile ortadan kalktığı, teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yolunda verilen tedbir kararının mürtefı olduğu, teminat mektubunun kayıtsız şartsız ödeme taahhüdünü içerdiği gerekçesiyle itirazın iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- MÖHUKün 32. maddesi uyarınca, icra takibi yapan yabancı alacaklı teminat göstermek zorundadır. Yargılama aşamasında Türkiye Cumhuriyeti ile Pakistan Devleti arasında imzalanan ve 11.1.2005 tarihinde yürürlüğe giren uluslararası sözleşme ile akit devlet vatandaşlarının ve tüzel kişilerin teminat gösterme yükümlülüklerinin bulunmadığı kararlaştırılmıştır. Hal böyle olunca takip ve dava şartının takip ve davadan sonra gerçekleşmesi nedeniyle MÖHUK'un 32. maddesindeki engel ve davacının teminat gösterme yükümlülüğü ortadan kalkmıştır (B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2004, s. 175; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, Cilt 4 s. 4203).
Dava dışı B. AŞ tarafından HUMK'un 101. ve devamı maddeleri uyarınca dava konusu teminat mektubunun tazmin talebinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına dair 2.5.2001 tarihinde Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati tedbir kararı alınmış ise de, anılan tedbir kararı mürtefı olduğundan davacının icra takibi yapmasında usulsüzlük bulunmamaktadır .
Dava konusu 863121 nolu teminat mektubunun BK'nın 110. maddesi gereğince asıl borç ilişkisinden bağımsız bir taahhüt niteliği taşımasına (garanti sözleşmesi) ve "kayıtsız şartsız ilk talepte ödeme" koşulunu ihtiva etmesine göre, dava dışı B. AŞ ile davacı arasındaki otoyol yapımı sözleşmesinin tarafları arasında görülen tahkim davasının sonucunun beklenmesine yönelik davalı isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer yönden, yabancı davacının teminat gösterme yükümlülüğünün yargılama aşamasında yürürlüğe giren uluslararası sözleşme ile ortadan kalkmış olması nedeniyle davalı İş Bankası'nın icra takibine vaki itirazında bu açıdan haksızlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır .
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra takibi ve dava yabancı para alacağına ilişkin olup, dava tarihindeki kur dikkate alınarak belirlenecek dava değeri üzerinden karar ve ilam harcına, aynı değer üzerinden de hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak vekalet ücretine hükmolunmak gerekirken, hatalı harç ve vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına bozulmasına, davalı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan takdiren 450.00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.