SANIĞIN, MAKTULÜN EŞİNİ TELEFONDA BİRÇOK KEZ SÖZLE VE BİR KEZ DE ELLE TACİZDE BULUNDUĞUNU ÖĞRENMESİ ÜZERİNE, BU DURUMU MAKTUL İLE TARTIŞIRKEN MAKTULÜN SANIĞIN EŞİ İLE BİRBİRLERİNİ SEVDİKLERİNİ SÖYLEMESİ ÜZERİNE TARTIŞMANIN KAVGAYA DÖNEREK SANIĞIN MAK
1. Ceza Dairesi 2009/7913 E., 2010/7127 K.

HAKSIZ TAHRİK

KASTEN ÖLDÜRME

VEKALET ÜCRETİ

           www.neohukuk.net

ÖZET

SANIĞIN, MAKTULÜN EŞİNİ TELEFONDA BİRÇOK KEZ SÖZLE VE BİR KEZ DE ELLE TACİZDE BULUNDUĞUNU ÖĞRENMESİ ÜZERİNE, BU DURUMU MAKTUL İLE TARTIŞIRKEN MAKTULÜN SANIĞIN EŞİ İLE BİRBİRLERİNİ SEVDİKLERİNİ SÖYLEMESİ ÜZERİNE TARTIŞMANIN KAVGAYA DÖNEREK SANIĞIN MAKTULÜ ÖLDÜRDÜĞÜ OLAYDA; MAKTULDEN KAYNAKLANAN HAKSIZ HAREKETLERİN BOYUTU DİKKATE ALINARAK TAHRİK HÜKMÜ UYGULANIRKEN ALT VE ÜST SINIRLAR ARASINDA MAKUL BİR CEZA TAYİN EDİLMELİDİR. KENDİLERİNİ VEKİL İLE TEMSİL ETTİREN KATILAN SAYISINCA KATILANLAR LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMELİDİR.

İçtihat Metni

Yasin’i kasten öldürmekten sanık H.Mulla, işbu suça yardımdan sanık Ş.Kaya’nın yapılan yargılanmaları sonunda hükümlülüklerine ilişkin (Üsküdar Birinci Ağır Ceza Mahkemesi) nden verilen 04.06.2008 gün ve 33/145 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığı’ndan teb-liğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1)Katılanlar Mustafa, Mevlüde, Güler, Ömer ve Ezgi vekilinin du-ruşmalı inceleme isteminin yetkisi olmadığından CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

2)Gerekçeli karar başlığında davaya katıldıkları halde Mustafa, Metin, Cemal ve Güler’in müşteki olarak gösterilmesi ve gerekçeli karar başlığında

katılanlar Mevlüde, Ömer ve Ezgi’nin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir eksiklikler olarak görülmüştür.

3) Sanık H.Mulla hakkında kasten insan öldürmek ve sanık Ş.Kaya hakkında kasten insan öldürmeye yardım suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve sanık H.Mulla’ya yönelik bozma nedeni hariç tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık H.Mulla müdafiinin suç vasfına, eksik inceleme vesaireye yönelen, sanık Ş.Kaya müdafiinin katılanlar Metin ve Cemal ile katılanlar Mustafa, Mevlüde, Güler, Ömer ve Ezgi vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

A-) Sanık H.Mulla hakkında kasten insan öldürmek suçundan kurulan hükümde;

Dosya kapsamına göre, sanık H.Mulla’nın komşusu ve arkadaşı olan maktulün, evine gidip gelmesinden komşuların rahatsız olduğuna dair söylentiler duyduğu, olaydan önce de eşi Hülya’nın telefonuna cevapsız çağrı geldiği ve peşinden de evinin telefonunun çaldığı, açtığında da telefonun yüzüne kapatılması üzerine, sanığın eşinin telefonuna gelen cevapsız numarayı aradığında maktulün cevap vererek eşinin yanında bulunan eşinin ağabeyi olan Erol’un konuşması için aradığını söylediği, sanığın Erol’u istemesi üzerine maktulün bu kez telefonu kapattığı, sanığın da Erol’u arayarak maktulün yanında olmadığını öğrendiği, daha önce de tanık Derya’nm kendisine maktulün eşini taciz ettiğini söylemesi nedeniyle, sanığın durumu eşiyle konuşarak maktulün eşine telefonda birkaç kez sözle ve evinin kapısında bir kez elle tacizde bulunduğunu öğrenmesi üzerine, sanığın işçisi olan diğer sanık Ş.Kaya ile birlikte Ş.Kaya’nın kullandığı araçla maktulü evinden alarak şehir dışındaki tenha alana götürdükleri, sanık H.Mulla’nın maktulü araçtan indirerek konuyu tartışırken, maktulün Hülya’nın kendisini aradığını ve birbirlerini sevdiklerini söylemesi üzerine tartışmanın kavgaya dönüşerek maktulü otopsi raporunda belirtildiği şekilde öldürdüğü olayda; sanık H.Mulla hakkında tahrik hükümlerini düzenleyen 12 ila 18 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinin uygulanması sırasında maktulden kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 18 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,

B) Katılanlar Mustafa, Mevlüde, Güler, Ömer ve Ezgi kendilerini vekille temsil ettirdikleri halde, kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, diğer katılanlar Metin ve Cemal’in de varlığı gözardı edilerek infazda karışıklığa neden olacak şekilde tek katılan varmış gibi “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nce hesaplanan 1.100 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan alınarak müdahile verilmesine” karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar H.Mulla ve Ş.Kaya müdafileri, katılanlar Mustafa, Mevlüde, Güler, Ömer ve Ezgi vekili ile katılanlar Cemal ve Metinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar H.Mulla ve Ş.Kaya hakkında kurulan, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin teb-liğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 02.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.