İMAM NİKAHLI EŞE GELİR BAĞLANMAMASI NEDENİYLE ZARARINDAN BORÇLAR KANUNU’NUN 43-44. MADDELERİ GEREĞİNCE MÜNASİP BİR İNDİRİM YAPILMAK SURETİYLE HAKKETTİĞİ MADDİ TAZMİNATIN HESAPLANMASI GEREKİR. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI AYRI DAVALAR OLUP, HEM M
21. Hukuk Dairesi 2007/289 E., 2007/8718 K.

İŞ KAZASI

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

PEŞİN SERMAYE DEĞERİ

VEKALET ÜCRETİ

           www.neohukuk.net

“ÖZET”

İMAM NİKAHLI EŞE GELİR BAĞLANMAMASI NEDENİYLE ZARARINDAN BORÇLAR KANUNU’NUN 43-44. MADDELERİ GEREĞİNCE MÜNASİP BİR İNDİRİM YAPILMAK SURETİYLE HAKKETTİĞİ MADDİ TAZMİNATIN HESAPLANMASI GEREKİR. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI AYRI DAVALAR OLUP, HEM MADDİ HEM MANEVİ TAZMİNAT MİKTARLARI ÜZERİNDEN AYRI AYRI VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.

“İçtihat Metni”

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacılar ile davalılardan Ç... Tur. İnş. Danışmanlık San. Tic. A.Ş. ve A.Avni vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep etmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki 10.000.000 TLTık kesinlik sınırı, 5219 ve 5236 sayılı Yasa gereği 01.01.2006 tarihinden sonra 1.090,00.- YTL’ye çıkarılmış olup, inceleme konusu karar bu tarihten sonra, 27.06.2006 tarihinde verilmiş ve kesinlik sınırının altında bulunmuş olmakla, söz konusu maddelere göre kabul edilen ve reddedilen miktar yönünden hüküm kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 tarih ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak, davacılar S....., C...., Ü...., R......, R..... ve H..... ile davalıların bu davacılara ilişkin olarak mahkemece verilen hükme yönelik temyiz dilekçesinin, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacı Hanım ile davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

3-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı Hanım, imam nikahlı eş olup, resmi nikahlı eş olması halinde SSK’ca iş kazası sigorta kolundan bu davacıya bağlanacak gelirin peşin sermaye değeri ile zararın bir bölümü SSK’ca karşılanacağından, imam nikahlı eşe gelir bağlanmaması nedeniyle mahkemece, bu davacının maddi zararından Borçlar Kanunu’nun 43-44. maddeleri gereğince münasip bir indirim yapılmak suretiyle hak ettiği maddi tazminat alacağının miktarının tespit edilmesi gerekirken, hakkaniyet indirimi yapılmamış olması isabetsiz olmuştur.

Ayrıca olayın oluş şekline, müterafık kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, 26.06.1966 gün, 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine hak ve nesafet kurallarına göre davacı Hanım’ın manevi tazminat isteminin aynen kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması, maddi ve manevi tazminat davaları ayrı davalar olup, davacı dilerse aynı davada maddi ve manevi zararlarını talep edebileceği gibi ayrı dava konusu da yapabileceğinden, kabul edilen maddi ve manevi tazminat alacağı üzerinden davacı Hanım yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi ve manevi tazminat alacağının toplamı üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmiş olması, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı Hanım’ın kabul edilen maddi ve manevi tazminat alacağı için ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken tüm davacılar yönünden kabul edilen toplam tazminat miktarı üzerinden tek bir avukatlık ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalılar ile davacı Hanım’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan, Ç... Tur. İnş. Danışmanlık San. Tic. A.Ş. ve A.Avni’ye iadesine, 28.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.