AVUKAT İLE MÜVEKKİLİ ARASINDA YAPILAN ÜCRET SÖZLEŞMESİNİN ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDAKİ HASIM TARAF YÖNÜNDEN BAĞLAYICI OLABİLMESİ İÇİN, ÜCRET SÖZLEŞMESİNİN YARGILAMAYI SONA ERDİREN TARAF İŞLEMİNDEN ÖNCE YAPILDIĞININ KANITLANMASI GEREKMEKTEDİR
YARGITAY
13. Hukuk Dairesi 2009/4186 E.N , 2009/10948 K.N.

İlgili Kavramlar
     www.neohukuk.net
AVUKATLIK ÜCRETİ
SULH

Özet
AVUKAT İLE MÜVEKKİLİ ARASINDA YAPILAN ÜCRET SÖZLEŞMESİNİN ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDAKİ HASIM TARAF YÖNÜNDEN BAĞLAYICI OLABİLMESİ İÇİN, ÜCRET SÖZLEŞMESİNİN YARGILAMAYI SONA ERDİREN TARAF İŞLEMİNDEN ÖNCE YAPILDIĞININ KANITLANMASI GEREKMEKTEDİR.

SULH OLAN TARAFLAR, MAHKEMENİN HASIM TARAFA YÜKLETECEĞİ VEKALET ÜCRETİNDEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLUDURLAR. VEKİLİN MÜVEKKİLİ İLE BİRLİKTE SULH PROTOKOLÜNÜ İMZALAMIŞ OLMASI BU SORUMLULUĞU ORTADAN KALDIRMAYACAĞI GİBİ, İŞ SAHİPLERİNİN KARŞILIKLI OLARAK VEKALET ÜCRETİ TALEPLERİNDEN VAZGEÇMELERİ İSE, ANCAK KENDİLERİ YÖNÜNDEN BAĞLAYICIDIR.


İçtihat Metni

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ahmet E. avukabnca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, avukat olduğunu, davalı Ahmet C.'nin vekili olarak diğer davalı Ahmet E. aleyhinde tazminat davası açtığını, Ahmet C.'nin diğer davalı ile anlaşarak tazminat davasından feragat ettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 YTL vekalet ücret alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Ahmet E. tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun ge-rektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Dava dilekçesinde; davacı avukat olarak, davalı Ahmet C.'nin iş kazası nedeniyle diğer davalı aleyhinde açılan tazminat davasını üstlendiğini, tarafların biraraya gelerek sulh olduklarını, bu nedenle müvekkilinin davasından feragat ettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 YTL vekalet ücretinin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, sulh nedeniyle davacı ile müvekkili arasında düzenlenen sözleşme gereğince bilirkişice belirlenen vekalet ücretinden tarafların sorumlu olacakları belirtilmek suretiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi hükmüne göre, sulh ile sonuçlanan işlerde, her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar. Ancak, avukat ile müvekkili arasında yapılan ücret sözleşmesinin üçüncü kişi konumundaki hasım taraf yönünden bağlayıcı olabilmesi için, ücret sözleşmesinin yargılamayı sona erdiren taraf işleminden önce yapıldığının HUMK'nın 299. maddesine göre kanıtlanması gerekmektedir. Ücret sözleşmesinin sulh protokolünden önce yapıldığının HUMK'nın 299. maddesi uyarınca ispatlanamadığı hallerde, bu sözleşmenin tarafı olmayan hasım tarafın sorumluluğu, bu ücret sözleşmesi yapılmamış olsa idi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tespit edilebilecek miktar kadardır. Ayrıca sulh olan taraflar, mahkemenin hasım tarafa yükleteceği vekalet ücretinden de müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Vekilin müvekkili ile birlikte sulh protokolünü imzalamış olması bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı gibi, iş sahiplerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinden vazgeçmeleri de kendileri yönünden bağlayıcıdır.

O halde, resmi şekilde onaylanmayan ücret sözleşmesinin sulh protokolünden önce yapıldığının HUMK'nın 299. maddesi uyarınca ispatı için, davacı taraftan delilleri sorulup tespit edilmeden hüküm tesisi yanlıştır. Mahkemece bu hususun ispatı halinde yazılı şekilde, aksi halde ise üstlenilen davada harca esas miktar olan dava değerinin de 1.000,00 YTL olarak açıklandığı gözetilerek, bu parasal değer üzerinden ücret tarifesi hükümlerine göre davalıların sorumlu olacağı vekalet ücreti ve hasım tarafa yükletilecek vekalet ücreti belirlenerek bu miktara hükmedîlmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.

Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davalı Ahmet E. yararına (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.