VEKALET ÜCRETİ KAMU AVUKATININ HUKUKİ STATÜSÜ
DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2005/1588 E.N , 2008/251 K.N.

İlgili Kavramlar
               www.neohukuk.net
KAMU AVUKATININ HUKUKİ STATÜSÜ
VEKALET ÜCRETİ

Özet
AVUKATLIK SÖZLEŞMESİ İLE ÇALIŞAN AVUKAT İLE, KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İDARE İLE BİR SÖZLEŞME YAPMADAN, STATÜ HUKUKUNA GÖRE MEMUR KADROSUNDA GÖREV YAPAN, MAAŞINI BAĞLI BULUNDUĞU YASALARA GÖRE ALAN KAMU AVUKATININ DURUMUNUN AYNI OLMADIĞI VE 1136 SAYILI AVUKATLIK KANUNUN'DA 4667 SAYILI YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİĞİN, KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞAN AVUKATLARA ÖDENEN VEKALET ÜCRETİNE UYGULANAN SINIRLAMAYI KALDIRMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Türkiye Taşkömürü Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacının, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretlerinin tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara ödenmesi yolunda yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı dava sonucunda;

Zonguldak İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onbirinci Dairesinin 12.11.2003 günlü, E:2002/4661, K:2003/5019 sayılı bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali, davalı idareye yapılan başvuru tarihi itibariyle hak edilen vekalet ücretlerinden yapılmış kesintilerin yine davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin 12.5.2005 günlü, E:2005/439, K:2005/460 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesi ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, davalı idare temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut'un Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Onbirinci Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Handan Yağuş'un Düşüncesi: İdare Mahkemesince Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararına uyulmayarak verilen ısrar kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesine göre davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması yolundaki istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara eşit olarak ve defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Zonguldak İdare Mahkemesinin 11.9.2002 günlü, E:2002/749, K:2002/955 sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin 4. fıkrasının 4667 sayılı Yasayla değiştirilmesi sonucu hiçbir istisna getirilmeksizin yargı mercileri kararlarıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın avukatına ait olduğunun öngörüldüğü, dolayısıyla davalı idarenin taraf olduğu davalarda da karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davalı idare avukatı olan davacıya ait olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davalı idareye yapılan başvuru tarihi itibariyle hakedilen vekalet ücretlerinden yapılmış kesintilerin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onbirinci Dairesi 12.11.2003 günlü, E:2002/4661, K:2003/5019 sayılı kararıyla; 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan
kurum avukatlarına ve bu arada davacıya ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından sözetmenin mümkün olmaması nedeniyle İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiş ise de; İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali, vekalet ücreti kesintilerinin işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Zonguldak İdare Mahkemesinin 12.5.2005 günlü, E:2005/439, K:2005/460 sayılı anılan ısrar kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesinde, mahkeme ve icra dairelerince teşebbüs ve bağlı ortaklık lehine hükmedilip borçlusundan tahsil olunan vekalet ücretlerinin, davaları izleyen ve sonuçlandıran avukatlara dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin esas alınacağı belirtilmekte olup; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin 2. fıkrasında, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı kurala bağlanmış; 3. fıkrasında da, "Ancak 2.1.1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2. maddesi, 7.6.1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30.1.1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin 1. ve 2. fıkraları, 19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161. maddesi, 13.1.1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14. maddesi ve 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; (6.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarede avukat olarak 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu personeli statüsünde görev yapan davacının, Avukatlık Yasası'nda yapılan değişiklik nedeniyle vekalet ücretlerinin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.5.2001 tarihi itibariyle herhangi bir limit veya kısıntıya tabi tutulmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ve avukatlara ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine, ret işleminin iptali ve takip edip sonuçlandırdığı davalarda karşı tarafa yüklenen ancak davalı idare tarafından 10.5.2001 tarihinden itibaren tahsil edilen vekalet ücretlerinin hiçbir kısıtlama getirilmeden, limitsiz olarak ve yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davacının istemine dayanak yaptığı 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin de içinde bulunduğu "Onbirinci Kısmı" 4667 sayılı Yasayla "Avukatlık Sözleşmesi" üst başlığı altında düzenlenmiş, maddenin son fıkrası, "Avukatla iş sahibi arasında yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir." şeklindeyken 4667 sayılı Yasanın 77. maddesiyle yapılan değişiklikle, "Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." şeklinde değiştirilmiştir.

Avukatlık sözleşmesi yapan avukat ile kamu kurum ve kuruluşlarında idare ile bir sözleşme yapmadan, statü hukukuna göre memur kadrosunda görev yapan ve maaşını bağlı bulunduğu yasalara göre alan kamu avukatının durumunun aynı olmadığında kuşku bulunmamaktadır.

Bu durumda, Danıştay Onbirinci Daire kararında da belirtildiği gibi, 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin 657 sayılı Kanunun 146. maddesi hükmünü yürürlükten kaldırdığından sözedilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Zonguldak İdare Mahkemesinin 12.5.2005 günlü, E:2005/439, K:2005/460 sayılı kararının Danıştay Onbirinci Dairesinin 12.11.2003 günlü, E:2002/4661, K:2003/5019 sayılı kararı doğrultusunda BOZULMASINA, kullanılmayan 18,20 YTL YD harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 6.3.2008 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Zonguldak İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Zonguldak İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.