Mahkemece alınan raporlar çelişse dahi yargıç bunlardan birine dayanarak karar verebilecektir. Burada önemli olan husus; hüküm kurmaya elverişli bir raporun bulunmasıdır.
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 03.02.2010
Esas No 2010/19-27
Karar No 2010/50
                             www.neohukuk.net
İPOTEĞİN FEKKİ DAVASI - HAKİMİN BİLİRKİŞİ RAPORUYLA BAĞLI OLMADIĞI - BİLİRKİŞİDEN EK RAPOR ALINACAĞI - RAPOR HÜKÜM KURMAYA ELVERİŞLİ OLMADIĞI - ÖZEL DAİRE BOZMA KARARINA UYULMAK GEREĞİ

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) (1086): MADDE 284\MADDE 286

Özet
Somut olayda hakim bilirkişi raporuyla bağlı olmayıp, verilen rapor hüküm kurmaya elverişli değil ise mahkemece yapılacak iş ya aynı bilirkişiden ek rapor almak ya da yeniden inceleme yaptırmaktan ibarettir. Somut olayda hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığından Hukuk Genel Kurulu?nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekir.


İçerik
Dava: Taraflar arasındaki "ipoteğin fekki" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 15.05.2008 gün ve 2004/910 E., 2008/522 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2009 gün ve 2008/7772 E., 2009/5606 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişilere ait olan (3) taşınmazı tapuda resmi sözleşme ile satın aldığını, ancak satım sırasında, taşınmazlar üzerinde davalı adına (3) ayrı ipotek tesis edildiğinin anlaşılmasına rağmen eski maliklerin ödeme taahhüdü üzerine satım işleminin gerçekleştiğini, daha sonra davalı bankanın müvekkiline ihtarname keşide edip, müvekkili hakkında (3) ayrı takibe geçtiğini, bunun üzerine müvekkilinin ipotek bedellerini davalı bankaya ödediğini, ipoteğin limit (maksimal) ipotek olduğunu, buna rağmen davalının takibe devam edip, ipotekleri kaldırmadığını belirterek taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacının söz konusu (3) taşınmazı ipotekli olarak