DAVACI İLE SGK BAŞKANLIĞI (TC EMEKLİ SANDIĞI) ARASINDA SOSYAL GÜVENLİK KURUMU-SİGORTALI İLİŞKİSİ BULUNMAMAKTA OLUP, SGK BAŞKANLIĞI (TC EMEKLİ SANDIĞI) DEVLETİN 2022 SAYILI YASA GEREĞİNCE MUHTAÇ DURUMDA BULUNAN ÖZÜRLÜLERE YAPTIĞI PARASAL YARDIM İŞİNDE

YARGITAY

21. Hukuk Dairesi 2009/5964 E.N , 2010/4051 K.N.    www.neohukuk.net

İlgili Kavramlar

GÖREV

Özet

DAVACI İLE SGK BAŞKANLIĞI (TC EMEKLİ SANDIĞI) ARASINDA SOSYAL GÜVENLİK KURUMU-SİGORTALI İLİŞKİSİ BULUNMAMAKTA OLUP, SGK BAŞKANLIĞI (TC EMEKLİ SANDIĞI) DEVLETİN 2022 SAYILI YASA GEREĞİNCE MUHTAÇ DURUMDA BULUNAN ÖZÜRLÜLERE YAPTIĞI PARASAL YARDIM İŞİNDE BU YASANIN KENDİSİNE AÇIKÇA VERDİĞİ GÖREV NEDENİYLE ARACILIK YAPMAKTA OLUP, SGK BAŞKANLIĞI 'NIN DA 2022 SAYILI YASA GEREĞİNCE YAPTIĞI İŞLEMLER TEŞKİLAT YASASI OLAN 5502 SAYILI YASA'YA DAYANDIĞINDAN SGK BAŞKANLIĞI 'NIN 2022 SAYILI YASA GEREĞİNCE ÖDENEN YARDIMI KESMESİNE İLİŞKİN İŞLEMİ İDARİ BİR TASARRUFA MÜNCER OLUP, İDARİ İŞLEMLERDEN DOĞAN İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YERİ İSE İDARİ YARGIDIR.

İçtihat Metni

Davacı, yaşlılık aylığının iptal eden ve aylıkların iadesini isteyen kurum işleminin iptali ile yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı vekili 17.07.2007 günlü dilekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu ajeyhine açtığı davada, davacının 2022 sayılı Yasa kapsamında 01.07.1981 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almakta olduğunu, 16 yıl kadar almış olduğu maluliyet aylığının davalı Kurum tarafından aylığın bağlandığı 01.07.1971 tarihinde başlayıp 30.12.1981 tarihine kadar devam eden SSK sigortalılığı dolayısıyla başlangıcından itibaren iptal edilerek 01.07.1981-31.05.2007 tarihleri arasında ödenen toplam 7.015.83 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesinin talep edildiğini bildirerek bu yöndeki Kurum işleminin iptal edilerek 2022 sayılı Yasa uyarınca bağlanan aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulü ile davacının almış olduğu aylıklar dolayısıyla davalı Kuruma borçlu olmadığının ve davacıya 2022 sayılı Yasa gereği bağlanan aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Davaya iş mahkemesinde bakılmış ise de, bu davadaki ön sorun davanın hangi yargı yoluna tabi olduğu noktasındadır.

Davacıya 2022 sayılı Yasa uyarınca maluliyet aylığı Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yaşlılar Sosyal Güvenlik Dairesi tarafından bağlanmış, bağlanan aylıklar Emekli Sandığı'nın devredildiği devredilen SGK Başkanlığı Primsiz Ödemeler Genel Müdürlügü'nün 20.04.2007 tarihli kararı ile aylığın başlangıç tarihinde davacının SSK'ya tabi sigortalı çalışmaları gerekçe gösterilerek İptal edilmiştir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası'nın 1. maddesinde, iş mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş olup, İş Yasası'na göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında hizmet akdinden veya İş Yasası'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk (iş) davaları ile sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına; Sosyal Güvenlik Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakılacağı öngörülmüştür.

İdari İşlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir. Odalar ile üyeleri veya hak sahipleri arasındaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilmedikçe adli mahkemeler idareyi bağlayıcı, bir eylem ve işleme zorlayıcı nitelikte karar veremezler.

Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup, kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa'da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların iş mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere iş mahkemelerinde bakılamaz.

Anayasamızda davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna ilişkin hükmünün yanında mahkemelerin kuruluşunun görev ve yetkilerinin, işleyişinin, yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğine ilişkin hüküm de bulunmakta olup, bu hüküm kamu düzeni ile doğrudan ilişkili olduğundan hak alma gecikecek, zorlaşacak kaygısı İle bu hükmün ihlali Devletin hukuk sisteminde kargaşaya neden olacaktır.

Davanın yasal dayanağı 2022 sayılı Yasa'nın ek 1/1-a maddesi olup, anılan maddede başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettirmeyecek şekilde özürlü olduklarını tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan 18 yaşını dolduran ve kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan özürlülerden her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanun'un 1. maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan dahi az geliri olanlara, bu Kanun'un 1. maddesine göre belirlenecek aylık tutarının %300'ü tutarında aylık bağlanacağı, 2. maddesinde bu aylıklar ve kanunda yazılı diğer ödemeler için her yıl Devlet Bütçesine gerekli ve yeterli ödenek koyulacağı ve aylıkların hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (TC Emekli Sandığı) aracılığıyla bağlanıp ödeneceği, 1. maddesinin de muhtaçlığın İl veya İlçe İdare Heyetlerinden alınacak belge ile kanıtlanacağı, 8. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın (TC Emekli Sandığı) İl veya İlçe İdare Heyetlerinin soruşturma ve kararları dışında gerektiğinde İlgililerin gelir ve kazanç ve malları hakkında çeşitli soruşturma yaptırmaya, resmi ve özel idare müessese ve ortaklarından ve şahıslarından bilgi istemeye yetkili olduğu, bu kanun uyarınca tam teşekküllü hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporlarının merkezde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (TC Emekli Sandığı) tarafından görevlendirilecek üç uzman hekimden oluşan bir sağlık kurulunca karara bağlanacağı bildirilmiştir.

5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu'nun 8/son maddesinde tahakkuk ve ödeme işlemleri ve bunlara ilişkin düzeltme, kaldırma, iptal ve ret işlemleri ile yönetmeliklerde belirtilen sair işlerin Genel Müdürlükçe yürütüleceği, ilgililer hakkında alınmış kararlar ile Genel Müdürlükçe yapılan tahsis işlemlerine ait bildirimlerin ilgililerin adreslerine taahhütlü olarak gönderileceği, bunlara karşı ilgililerin idari dava açabilecekleri, 5502 sayılı 15/b maddesinde ise TC Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılması gereken tazminat ve yardım işlerinin Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü'ne yapılacağı bildirilmiştir.

Görüldüğü gibi davacı ile SGK Başkanlığı (TC Emekli Sandığı) arasında sosyal güvenlik kurumu-sigortalı ilişkisi bulunmamakta olup, SGK Başkanlığı (TC Emekli Sandığı) Devletin 2022 sayılı Yasa gereğince muhtaç durumda bulunan özürlülere yaptığı parasal yardım işinde bu yasanın kendisine açıkça verdiği görev nedeniyle aracılık yapmakta olup, SGK Başkanlığının da 2022 sayılı Yasa gereğince yaptığı işlemler teşkilat yasası olan 5502 sayılı Yasa'ya dayandığından SGK Başkan lığ ı'n in davacının 2022 sayılı Yasa gereğince aldığı yardımı kesmesine ilişkin işlemi idari bir tasarrufa müncer olup, idari iş-lemlerden doğan ihtilafların çözüm yeri ise idari yargıdır.

Davaya bakmaya adli yargı yeri görevli olmayıp idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA),

bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki İtirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.