DAVACININ MUHTAR SEÇİLDİĞİ DÖNEMİ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE İSTEĞE BAĞLI BAĞ-KUR SİGORTALISI OLARAK SOSYAL GÜVENLİK ŞEMSİYESİ ALTINDA BULUNMASI VE PRİMLERİNİ ÖDEMESİ KARŞISINDA 2108 SAYILI YASA'NIN 4. MADDESİ GEREĞİNCE 1479 SAYILI YASA KAPSAMINDA ZORUNLU

T. C. YARGITAY

10. Hukuk Dairesi 2006/16807 E., 2007/5636 K.   www.neohukuk.net

İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK

SİGORTALILIĞIN TESPİTİ

ZORUNLU SİGORTALILIK

"ÖZET"

ÖZET: DAVACININ MUHTAR SEÇİLDİĞİ DÖNEMİ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE İSTEĞE BAĞLI BAĞ-KUR SİGORTALISI OLARAK SOSYAL GÜVENLİK ŞEMSİYESİ ALTINDA BULUNMASI VE PRİMLERİNİ ÖDEMESİ KARŞISINDA 2108 SAYILI YASA'NIN 4. MADDESİ GEREĞİNCE 1479 SAYILI YASA KAPSAMINDA ZORUNLU BAĞ-KUR SİGORTALISI SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ, MUHTARLIK DÖNEMİNDE DAVACI İSTEĞE BAĞLI OLARAK SİGORTA KAPSAMINDADIR. 4. MADDE HÜKMÜNÜ, İSTER ZORUNLU İSTERSE İSTEĞE BAĞLI OLSUN, BİR SİGORTA KURUMUNA BAĞLI OLANLARIN MUHTARLIKTAN DOLAYI 1479 SAYILI KANUN KAPSAMINA ALINMAYACAĞI ŞEKLİNDE YORUMLAMAK GEREKİR.

"İçtihat Metni"

Davacı, SSK'ya tabi sigortalılığı ile çakışan Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

27.03.1994-30.03.2004 döneminde muhtar olarak görev yapan ve söz konusu görevi nedeniyle 2108 sayılı Yasa kapsamında herhangi bir tescili bulunmayan davacı, 15.09.1997-16.03.2004 döneminde diğer zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılığı ile çakışan sürelerde muhtarlık görevine dayalı Bağ-Kur sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtilen sebeplerle davanın reddine karar vermiştir.

01.03.1984 tarihi itibariyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilen davacı, davalı Kuruma verdiği 31.03.1998 tarihli dilekçe ile 15.09.1997 tarihinde başlayan zorunlu SSK'lı çalışması nedeniyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının 14.09.1997 tarihi itibariyle sona erdirilmesini istemiş, davalı Kurum ise bu istek yönünde işlem yaparak sigortalılığın 15.09.1997 tarihinde sona erdirildiğini ve 01.03.1984-15.09.1997 döneminde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayıldığını davacıya 21.09.1998 tarihli yazı ile bildirmiştir.

Davacının, 15.09.1997-31.03.1998 arası dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında 127 gün zorunlu SSK'lı çalışmasının olduğu, 01.04.1998-30.09.2001 arası dönemde ise isteğe bağlı SSK sigortalısı olup 1260 gün prim ödemesinin bulunduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacı tarafından SSK'ya yapılan 16.03.2004 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi nedeniyle davalı Bağ-Kur'dan istenen hizmet bildirim yazısı üzerine, davalı Bağ-Kur, davacının zorunlu ve isteğe bağlı SSK sigortalılık sürelerini gözetip dışlayarak ancak isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığı ile muhtarlık görevinin örtüştüğü sürelerde 2108 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük tanıyarak davacıyı 01.03.1984-27.03.1994 döneminde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı 27.03.1994-14.09.1997 ve 01.10.2001-16.03.2004 döneminde 2108 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır.

2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasası'nın 4. maddesinde köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanların 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamına alınacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacının 01.03.1984 tarihinden itibaren muhtar olarak seçildiği 27.03.1994 tarihini de kapsayacak şekilde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak sosyal güvenlik şemsiyesi altında bulunması ve primlerini de ödemesi karşısında 2108 sayılı Yasa'nın 4. maddesi gereğince 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması mümkün değildir. Çünkü, muhtarlık döneminde davacı isteğe bağlı olarak sigorta kapsamındadır. 4. madde hükmünü, ister zorunlu isterse isteğe bağlı nitelikte olsun, bir sigorta Kurumuna bağlı olanların muhtarlıktan dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamına alınmayacağı şeklinde yorumlamak gerekir. Aksi yönde ve yazılı şekilde tesis edilen hüküm usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.