EK PRİM EKSİK İNCELEME İLE VERİLEN HÜKÜM GECİKME FAİZİ

T. C. YARGITAY

10. Hukuk Dairesi 2007/12572 E., 2007/20695 K.   www.neohukuk.net

EK PRİM

EKSİK İNCELEME İLE VERİLEN HÜKÜM

GECİKME FAİZİ

"İçtihat Metni"

Davacı, ek prim ve gecikme faizi tahakkukunun terkinine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, hukuki nitelikçe, davacı tarafından üstlenilen ve bitirilen çırçır ve prese fabrikası inşaatı işi nedeniyle 4792 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 6. maddesi kapsamında sigorta müfettişi raporuna dayanılarak Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti, ölçümleme işleminin iptali ve yersiz ödenen tutarın geri verilmesi istemine ilişkindir.

Önceki bozma kararlarımızda "yapılardaki değer azalışı gerekçesiyle indirime gidilerek maliyet bedellerinin eksik hesaplanması" kesin bozma sebebi sayılmış, ayrıca tüm binaların maliyet hesabında 2002 yılının 1999 yılına göre eskalasyon katsayısı esas alınarak belirlenen m2 birim fiyatları ile Kurumun esas aldığı birim fiyatı arasındaki farkın neden ileri geldiği, Kurumca yapı sınıfı 4/A olarak belirlenerek işçilik hesabı buna göre yapılmış olmasına rağmen, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ise Kurumca belirlenen birim maliyet fiyatlarının gerekçesi ve dayanağı açıklanmadan 3A ve 2A olarak değerlendirilerek buna göre maliyet ve işçilik hesabının yapılmış olması isabetsiz bulunarak bu yönde gerekli araştırma yapılması istenmiştir. Mahkemece her iki konuda bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde, bozma öncesi hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun yetersiz bulunmuş olduğu dikkate alınmadan, aynı bilirkişiden ek rapor alınarak ve bozma gereği yerine getirilmeyerek eski kararın verilmiş olması isabetsizdir.

Öncelikle; müfettiş raporunda ruhsatta inşaat sınıfının "4" olduğunun belirtilmesi karşısında, davaya konu fabrika inşaatına ait ruhsat getirtilmeli, çeşitli tarihlerde Bayındırlık Bakanlığınca yayınlanan inşaat birim maliyetleri hakkındaki tebliğlerde, brim maliyet bedelleri belirlendiğinden, işin yapıldığı dönemde yürürlükteki tebliğe göre, dava konusu fabrika inşaatı işi bir bütün olarak ele alınarak, inşaatın hangi sınıfa girdiği ve brim maliyet bedelleri belirlenmeli, Kurumca yapılan belirlemeden farklı olması halinde gerekçeleri gösterilmelidir. İnşaatın bölümlere ayrılarak, her biri için ayrı yapı sınıfı ve brim maliyet bedelleri tespit edilmesinin de mümkün olamayacağı gözetilmelidir. Ayrıca, önceki bozma kararlarımızda da belirtildiği üzere geçerli bir nedene dayanmadığı halde değer azalışı gerekçesiyle Kurumca belirlenen asgari işçilik miktarından da indirim yapılmamalıdır.

Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yapılarak, yeniden konusunda uzman bir başka bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

--------------------------------------------------

 

T. C. YARGITAY

10. Hukuk Dairesi 2006/1397 E., 2006/9344 K.

"İçtihat Metni"

Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile fark işçilik, prim, gecikme zammı ve faiz borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Yüklendiği tüm işlere ilişkin sigorta primi bildirim ve ödemelerini, İnşaat işleri nedeniyle tescilli daimi nitelikli işyeri dosyası üzerinden yapmasına karşın, Kürtün Deresi kenarı büz inşaatı işi nedeniyle adına yeni bir işyeri tescili ve bu iş nedeniyle eksik işçilik bildirimi iddiasıyla prim tahakkuku yoluna gidildiğini belirten davacının, işlem iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle açtığı davanın yargılaması sonucunda, avukat bilirkişiden alınan 30.5.2005 tarihli rapor içeriğinde yer alan tescilli işyerinden bildirilen işçi sayısına ilişkin döküm yanında, "...Hasan Uçak'ın 14.10.2000-22.6.2001 tarihleri arasında S.S.Kurumuna bildirmeden işçi çalıştırdığına ilişkin hiçbir belge bulunmamaktadır.

2 7141 38913 5101 sicil numaralı işyerinden gösterilen işçilerin "Kürtün deresi kolektör inşaatı"nın yapımında kullanılması pratik hayatta mümkün görülmektedir." Yönündeki değerlendirmelerden hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava, 506 sayılı Yasanın 79. maddesindeki, "(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Bu Kanunun 83 üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işler, gerçek veya tüzel kişilerce yapılan inşaatlardan dolayı yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Usul ve esasları yönetmelikle belirlenecek bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğunun anlaşılması halinde, bildirilmemiş olan işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, gecikme zammı ile birlikte sigorta müfettişince inceleme yapılması istenilmeksizin işveren tarafından ödendiği takdirde, iş yeri hakkında sigorta müfettişine inceleme yaptırılmayabilir.

(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) Sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz." Düzenlemesi yanında, aynı yasanın 130. maddesi ile Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 38. ve devamı maddelerinde de; detaylı düzenlemesine yer verilmiş olan ve uygulamada ölçümleme olarak adlandırılan işlemden kaynaklanan prim borcunun iptaline ilişkin olup, yapılacak yargılamanın da bu konudaki mevzuat uyarınca ayrıntılı irdeleme içermesinde zorunluluk vardır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275. maddesi, "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez." Hükmünü içermekte olup; davacı tarafından üstlenilen, prim tahakkukuna konu Kürtün Deresi Kenarı Kolektör Hattı İnşaatı işinde çalıştırılması gereken işçi sayısı ile işverene ait daimi nitelikli diğer işyeri faaliyet alanındaki işlerde çalıştırılması gereken işçi sayısının, işyeri kapsam ve kapasitesinin, kullanılan teknoloji, ihale belgeleri, hakediş raporları ışığında değerlendirilmesi, yapılan işler konusunda bilimsel ve teknik bilgiye sahip bilirkişiler tarafından

konuya ilişkin mevzuatla işkolunda geçerli asgari işçilik oranları gözetilerek irdelenip belirlenmesi gereken, Kurum tespitine oranla farklı sonuca varılması halinde ise, bunun gerekçelerini ortaya koyan bir incelemeyi içermesi gerekirken, hakime oranla konuya ilişkin teknik bilgisinin varlığı ortaya konulamayan bilirkişi tarafından, genel değerlendirmelere dayalı olarak düzenlenmiş rapora dayanılarak, eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.