SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU İLE SİGORTALILIĞIN TESPİTİ DAVASI KAMU DÜZENİ İLE İLGİLİ OLDUĞUNDAN, DAVACININ TARIM FAALİYETİNİN KISA SÜRELİ ZORUNLU SSK SİGORTALILIĞININ SONA ERMESİNDEN SONRA DA DEVAM ETTİĞİ İSPATLANDIĞI TAKDİRDE, TARIM BAĞ-KUR SİGORTALISI O

YARGITAY

21. Hukuk Dairesi 2009/4341 E.N , 2010/2713 K.N.    www.neohukuk.net

İlgili Kavramlar

SİGORTALILIĞIN TESPİTİ

Özet

SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU İLE SİGORTALILIĞIN TESPİTİ DAVASI KAMU DÜZENİ İLE İLGİLİ OLDUĞUNDAN, DAVACININ TARIM FAALİYETİNİN KISA SÜRELİ ZORUNLU SSK SİGORTALILIĞININ SONA ERMESİNDEN SONRA DA DEVAM ETTİĞİ İSPATLANDIĞI TAKDİRDE, TARIM BAĞ-KUR SİGORTALISI OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKİR.

İçtihat Metni

Davacı, zorunlu SSK'lı sigortalılığı çıktıktan sonra kalan sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının 01.01.1985 tarihinden itibaren SSK'lı hizmetleri dışında . kalan sürede, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının 01.01.1985-01.01.2004 tarihleri arasında çakışan zorunlu SSK sigortalılık süreleri dışında kalan sürelerde 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun değildir.

Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa'nın 10. maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu'na göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.

Somut olayda, davacının Tarım Bağ-Kur sigortasına 01.01.1985 tarihinde tescil edildiği, 24.08.1987 tarihinde başlayan SSK zorunlu sigortalılığı nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 23.08.1987 tarihinde sona erdirilip davacının Kurumca 01.01.1985-23.08.1987, 01.08.1990-31.03.1991, 01.07.2008-devam şeklinde sigortalı sayıldığı, davacının 24.08.1987-19.11.1987 tarihleri arasında 72 gün, 01.07.1989-31.07.1989 tarihleri arasında 30 gün ve 01.04.1991-03.11.1991 tarihleri arasında 212 gün olmak üzere kısa süreli SSK sigortalı çalışmalarının olduğu anlaşılmaktadır.

Sosyal güvenlik hukuku ile ilgili bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davacının tarım faaliyetinin kısa süreli zorunlu SSK sigortalılığının sona ermesinden sonra devam ettiği ispatlandığı takdirde SSK sigortalılık süreleri dışında kalan sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.07.2007 gün ve 2007/21-543 E, 2007/541 K sayılı kararı da aynı yöne ilişkindir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; davacının Ziraat Odası'na, 14.07.2008 tarihinden itibaren kaydının olduğu, Tarım Kredi Kooperatifi'ne üyeliğinin bulunmadığı, üzerine kayıtlı taşınmazlarının bulunmadığı, 2008 yılına ilişkin 18 adet küçükbaş hayvanının bulunduğu anlaşılmakta ise de, ekli muhtar beyanı ve zabıta araştırmasına göre davacının kendi adına tarımsal faaliyetinin olmadığı, babası Hüseyin'e yardım ettiği ve köyde ikamet etmediği, geçimini ise amelelik ve işçilik yaparak sağladığının bildirildiği görülmektedir. Bu halde ise davacının tarımsal faaliyetine ilişkin sigortalılığında süresi içinde en son

13.12.1990 tarihinde prim ödediği görülmekle tarımsal faaliyetinin sadece bu yıla kadar kabul edilebileceği ortadadır.

Mahkemece yapılacak iş; davacının tescil tarihinden sonra tarımsal faaliyetinin son prim ödeme tarihi itibariyle sona erdiğinin kabulü ile davacının kurumca sigortalı sayıldığı tarihler de dikkate alınarak 23.08.1987-01.08.1990 tarihleri arasında kalan süre yönünden isteminin kabulüne, fazla istemin ise reddine karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.