YAŞLILIK AYLIĞINDAN YARARLANABİLMEK İÇİN, SİGORTALININ YAZILI TALEPTE BULUNMASI, PRİM VE HER TÜRLÜ BORÇLARININ ÖDENMİŞ OLMASI GEREKİR.

YARGITAY

21. Hukuk Dairesi 2009/3127 E.N , 2010/2793 K.N.  www.neohukuk.net

İlgili Kavramlar

İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK

YAŞLILIK AYLIĞI

Özet

VERİLEN KARARDA İKİ TARAFA YÜKLENİLEN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLER HİÇBİR ŞÜPHE VE TEREDDÜDE YER VERMEYECEK ŞEKİLDE AÇIK OLMALIDIR.

YAŞLILIK AYLIĞINDAN YARARLANABİLMEK İÇİN, SİGORTALININ YAZILI TALEPTE BULUNMASI, PRİM VE HER TÜRLÜ BORÇLARININ ÖDENMİŞ OLMASI GEREKİR.

İçtihat Metni

Davacı, 31.08.2001-28.12.2006 tarihleri arası isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.

2-Dava, davacının 31.08.2001-18.12.2006 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.10.1991-25.05.2001 tarihleri arasında zorunlu, 01.09.2001-28.12.2006 tarihleri arasında ve dava tarihi olan 30.01.2007 tarihine kadar isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti ile dava tarihi olan 30.01.2007 tarihi tahsis talep tarihi kabul edilerek emeklilik talebinin kabulü ile birikmiş aylıklarının ödenmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.10.1991-31.12.1999 tarihleri arasında vergi, 04.10.1991-25.05.2001 tarihleri arasında Oda, 01.10.1991-25.05.2001 tarihleri arasında sicil kaydı bulunduğu, 08.11.1991 tarihli bildirge-ye istinaden 01.10.1991 tarihi itibariyle kayıt ve tescil edildiği, daha sonra 29.12.2006 tarihinde Oda kaydının 25.05.2001 tarihinde sona erdiği gerekçesi ile 25.05.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının sona erdirildiği, prim ödemeleri nedeni ile Ku-rum tarafından 01.12.2003 tarihinden itibaren isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı kabul edilerek sigortalılığının devam ettirildiği, 31.10.2006 tarihli tahsis talep dilekçesi ile davacının yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, davacının 01.10.1991-25.05.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı, 01.09.2001-31.01.2007 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun kabul edilmesi halinde 31.07.2008 tarihi itibari ile 353,54 YTL prim borcu bulunduğunun kurum tarafından mahkemeye bildirildiği, davacı tarafından yargılama sırasında 08.11.2008 tarihinde 355,00 TL prim ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı primlerini düzenli olarak ödediğinden, mahkemece davacının 01.09.2001 ile dava tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi doğrudur.

HUMK'nın 389. maddesi uyarınca verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih, açık yazılmalıdır.

Öte yandan, her dava açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanır. Davacı ancak dava açıldığı tarihte var olan alacağının hüküm altına alınmasını isteyebilir, dava tarihinden sonra doğacak haklar için o davada karar verilmesi mümkün değildir.

1479 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yaşlılık aylığından yararlanma şartları gösterilmiştir. Buna göre yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, şartı getirilmiştir. Somut olayda davacının tahsis talebi kabul edilen 30.01.2007 dava tarihinde prim borcu bulunmaktadır. Bu nedenle yaşlılık aylığının prim borcunu ödediği 08.11.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2008 tarihinden itibaren bağlanması gerekirken, mahkemece emeklilik talebi kabul edilerek, yaşlılık aylığının başlangıç tarihi belirtilmeden ve dava tarihi itibari ile yaşlılık aylığı koşulları gerçekleşmemiş olan davacının birikmiş aylık alacağı bulunmadığı halde birikmiş aylıkların ödenmesi ile ilgili infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.