İŞ MEVZUATINA TABİ KAPSAM DIŞI PERSONEL OLARAK ÇALIŞMAKTA İKEN KURUMUN ÖZELLEŞTİRİLMESİ NEDENİYLE MEMUR OLARAK ATAMASI YAPILAN DAVACININ, MAAŞ NAKİL İLMÜHABERİNİN 4046 SAYILI YASA'NIN 22. MADDESİNE UYGUN DÜZENLENMEMESİ SONUCUNDA HAK KAYBINA UĞRADIĞIN

UYUŞMAZLIK

Hukuk Bölümü 2010/56 E.N , 2010/157 K.N.       www.neohukuk.net

Özet

İŞ MEVZUATINA TABİ KAPSAM DIŞI PERSONEL OLARAK ÇALIŞMAKTA İKEN KURUMUN ÖZELLEŞTİRİLMESİ NEDENİYLE MEMUR OLARAK ATAMASI YAPILAN DAVACININ, MAAŞ NAKİL İLMÜHABERİNİN 4046 SAYILI YASA'NIN 22. MADDESİNE UYGUN DÜZENLENMEMESİ SONUCUNDA HAK KAYBINA UĞRADIĞINI İLERİ SÜREREK MAAŞ NAKİL İLMÜHABERİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİ VE MADDİ ZARARININ FAİZİ İLE BİRLİKTE TAZMİN EDİLMESİNE KARAR VERİLMESİ İSTEMİYLE AÇTIĞI DAVANIN, ADLİ YARGİ YERİNDE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKTİĞİ HK.

İçtihat Metni

Davacı : A. Ş.

Vekili : Av. A. K.

Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğü

O L A Y : Davacı, Selçuklu Telekom Müdürlüğünde iş mevzuatına tabi kapsam dışı personel olarak çalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeniyle 16.2.2007 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü emrine memur olarak atanmıştır.

Davacı vekili, müvekkilinin nakil sırasında bildirilen maaşının eksik hesaplandığı ileri sürerek, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine; Konya İl Telekom Müdürlüğü'nün tesis ettiği 17.6.2008 tarih ve 8129 sayılı işlem ile, bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin aynı Müdürlüğün 2.9.2008 tarih ve 10215 sayılı işleminin iptali ve yeni kurumu olan Konya il Sağlık Müdürlüğünde göreve başladığı 16.2.2007 tarihinden itibaren maaşında yapılan eksik ödemenin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 12.09.2008 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.

KONYA 1. İDARE MAHKEMESİ: 11.11.2008 gün ve E:2008/1201, K:2008/1533 sayı ile, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "İdare Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 5.; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2.maddesinden bahisle; kural olarak idari yargıda ancak devlet ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabildiği, idare aleyhine dava açılmayıp davalı mevkiinde özel hukuk tüzel kişisinin bulunması durumunda, ortada idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari davanın bulunduğundan söz edilemeyeceği; 1953 tarihli ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesinin kurulduğu, 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun 10.06.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasayla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetlerin, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğünce, telekomünikasyon hizmetlerin ise "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi" tarafından yürütülecek şekilde yeniden yapılandırıldığı; 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 27.01.2000 tarih ve 4502 sayılı Yasa'nın 1.maddesi ile eklenip 12.05.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değiştirilmiş 1. maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır." hükmünün yer aldığı, 406 sayılı Yasa'nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin ( c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde; Türk Telekomun, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürüteceği belirtildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendinde 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlesinde; Türk Telekom'daki kamu payının %50'nin altına düşmesi halinde, Türk Telekom'un tüm tekel haklarının 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olacağı hükmüne yer verildiği, 4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş.nin, 233 sayılı KHK.'nin ekindeki "B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)" bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarıldığı; Türk Telekom A.Ş.'nin; 4502 sayılı Yasa'nın, 29.01.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, 29.01.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış olmakla birlikte, 14.11.2005 tarihine kadar hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan kendine özgü statüye sahip olan kamu kuruluşu niteliğinde bulunduğu; ancak özelleştirme kapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulunun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.' ye satılmış bulunduğundan Türk Telekom A.Ş'nin kamu kuruluşu niteliğinin bu tarih itibariyle son bulduğu; o halde; 14.11.2005 tarihi itibariyle kamu kurumu olmayan tamamen özel hukuk hükümlerine tabi bir şirket olan Türk Telekom A.Ş.'nin anılan tarihten sonra tesis ettiği işlemlerin idari işlem olarak görülmesi mümkün olmadığı gibi, davacının kamu personeli olup olmamasının da söz konusu işleme idari nitelik kazandırmayacağı; dava dosyasının incelenmesinden; Türk Telekom A.Ş.'de iş mevzuatına tabi kapsam dışı personel olarak çalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeniyle 16.02.2007 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü emrine memur olarak atanan davacının, nakil sırasında Konya il Telekom Müdürlüğünce bildirilen maaşının eksik hesaplandığını ileri sürerek yapılan yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine Konya il Telekom Müdürlüğü'nce tesis olunan 17.06.2008 tarih ve 8129 sayılı işlem ile davacının talebinin kısmen karşılandığı, bunun üzerine davacı tarafından, yapılan düzeltmenin yetersiz ve yanlış olduğu ileri sürülerek anılan işleme karşı itirazda bulunulduğu, bu itirazın Konya il Telekom Müdürlüğü'nün 02.09.2008 tarih ve 10215 sayılı işlemi ile reddi üzerine de bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; bu durumda; davacı tarafından, nakil sırasında Konya İl Telekom Müdürlüğünce bildirilen maaşının eksik hesaplandığı ve bildirildiği ileri sürülerek, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurular üzerine tesis edilen dava konusu işlemlerin, Türk Telekomdaki kamu hisselerinin %55'inin devrinden sonra tesis edildiği anlaşıldığından, idari işlem olarak görülmesi mümkün olmayan iş bu işlemlerin iptali istemiyle açılan bu davada idari yargı mahkemelerinin değil adli yargı mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş; temyiz isteminde bulunan Davacı vekilinin istemi, Danıştay 5. Daire'sinin 26.6.2009 gün ve E:2009/1548, K: 2009/4073 sayılı kararı reddedilerek kararın onanması suretiyle, Mahkeme kararı kesinleşmiştir.

Davacı vekili, bu kez, aynı istemle 01.10.2009 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.

KONYA 2. İŞ MAHKEMESİ: 18.01.2010 gün ve E:2009/282 sayı ile, davacı vekilinin, müvekkilinin 16/07/1992 yılından itibaren Türk Telekom A. Ş. Konya il Müdürlüğünde tekniker kadrosunda kapsam dışı işçi statüsünde çalışmakta iken, 2005 yılında askere gittiğini, asker dönüşü ihtiyaç fazlası personel olarak Devlet personel Başkanlığına bildirildiğini, istihdam fazlası personel olarak 16/02/2007 tarihinde ilişiği kesilerek 657 sayılı yasaya tabi memur statüsünde Konya İl Sağlık Müdürlüğünde göreve başladığını, maaş nakil ilmühaberinin eksik hesaplanması nedeni ile maaşının az ödendiğini, İl Sağlık Müdürlüğünde göreve başladığı 16/02/2007 tarihinden geçerli olmak üzere eksik ve yanlış hesaplanan maaştaki ilmühaberinin düzeltilmesi ve aradaki farkın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiş olduğu; davalı Türk Telekom A.Ş.nin henüz davaya cevap vermediği; davacının, davalı yanında kapsam dışı işçi statüsünde çalışmakta iken 14/11/2005 tarihinde şirketin hisselerinin satışı sonucunda 4046 sayılı kanunun Ek 22.maddesi uyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarında nakil hakkını kullanarak 16/02/2007 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğünde 657 sayılı yasaya tabi memur olarak çalışmaya başladığı; davacının, maaşındaki ilmühaberinin geldiği kurumca eksik ve yanlış düzenlemesi nedeni ile eksik maaş aldığı iddiasıyla Konya 1. İdare Mahkemesine açtığı davada, Mahkemece Türk Telekomdaki Kamu hisselerinin %55'inin devrinden sonra işlem tesis edildiği, bu nedenle İdari Yargı Mahkemelerinin görevine girmediği nedeni ile görev yönünden davanın reddine karar verildiği, temyizen inceleme sonucu kararın Danıştay 5. Dairesinin ilamı ile onandığı; davacının, dava açtığı sırada 657 sayılı yasaya tabi memur statüsünde çalıştığı, çalıştığı kurum olan Konya İl Sağlık Müdürlüğünce maaşının eksik ödendiğini iddia ettiği ve geçmişe yönelik eksik ödenen aylıkların yasal faizi ile tahsilini talep ettiği, davalı Türk Telekom A.Ş.nin, 14/11/2005 tarihinde özelleşerek kamu hisselerinin azınlığa düştüğü, istihdam fazlası personelin diğer kamu kurumlarına 4046 sayılı Yasa çerçevesinde dağıtıldığı; davalı Türk Telekom A.Ş. tarafından yapılan işlemin idari nitelikte olmadığı doğru ise de, memur statüsünde çalışan davacının aylığını eksik ödeyen kurumun işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, maaş nakil ilmühaberini düzenleme görevi davalı şirkete ait ise de, maaş ödemede bulunacak olan dava dışı İl Sağlık Müdürlüğünün bu ilmühaber ile bağlı olmadığı, denetleme görevinin bulunduğu, aksi halde maaş nakil ilmühaberinin yanlış düzenlenmesi sonucu il Sağlık Müdürlüğünce davacıya fazla maaş ödenmesi gerektiğinin kabulünün gerektiği; davacının talebinin iki yönlü olduğu, eksik düzenlemenin, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve eksik ödenen aylıkların tahsili olduğu; maaş nakil ilmühaberini düzenlemek davalı şirkete ait ise de, eksik ödenen maaşların tahsilinde muhatabın İl Sağlık Müdürlüğü olduğu, bu yönüyle idari işlemin oluştuğu ve davanın İdare Mahkemelerinin görevine girdiği, maaş nakil ilmühaberi denetleyecek, doğru bir şekilde maaş ödemesinde bulunacak kurumun da yine İl Sağlık Müdürlüğü olduğu, burada hasımın, davacı tarafından bu yönüyle de yanlış gösterildiği, yasal hasımın İl Sağlık Müdürlüğü, giderek Sağlık Bakanlığı olmasının gerektiği, İdare Mahkemesinde yasal hasım düzeltilerek davaya devam edilebileceği; belirtilen nedenlerle açılan davanın idari yargı koluna girdiği, mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün, Ahmet AKYALÇIN'ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa KICALIOĞLU, Mahmut BİLGEN, Habibe ÜNAL, Sıddık YILDIZ, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU'nun katılımlarıyla yapılan 05.07.2010 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İş Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa'nın 19. maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ile Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA'nın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava, Türk Telekom A.Ş.'de iş mevzuatına tabi kapsam dışı personel olarak çalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeniyle 16.2.2007 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü emrine memur olarak atanan davacı tarafından, nakil sırasında bildirilen maaşının eksik hesaplandığı ileri sürülerek yapılan yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine Konya İl Telekom Müdürlüğü'nün tesis ettiği 17.6.2008 tarih ve 8129 sayılı işlem ile, bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin aynı Müdürlüğün 2.9.2008 tarih ve 10215 sayılı işleminin iptali ve yeni kurumu olan Konya il Sağlık Müdürlüğünde göreve başladığı 16.2.2007 tarihinden itibaren maaşında yapılan eksik ödemenin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa'yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü'nce (P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)" tarafından yürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.

27.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa'nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, "Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır" denilmiş; anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değiştirilmiş ve "Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır"; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır…" denilmiştir.

Öte yandan; 406 sayılı Yasa'nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde, "Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür" denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlede, "Ancak, Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altına düştüğünde, Türk Telekom'un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olur" denilmiş; 4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)" bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.

Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.

Özelleştirme kapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır.

Bu sürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:

Türk Telekom A.Ş.,4502 sayılı Yasa'nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerden çıkarılmış olması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu'nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerinde sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamı dışında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anılan 4502 sayılı Yasa'nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa'ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, "a) Personelin statüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunların dışında kalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur" hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda; "a) Personelin statüsü:(Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur" hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekom çalışanlarının aylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır.

406 sayılı Yasa'nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne ait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan "Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği" adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur.

Kanunla, Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur.

Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür" denilmiştir.

406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun'la değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlük hakları Türk Telekom tarafından karşılanır…" denilerek, yasakoyucu tarafından Türk Telekom'da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile kapsam dışı personel, kamu personeli sayılmıştır.

Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde iş mevzuatına tabi Kapsam Dışı personel statüsünde çalışan, 14.4.2006 tarihinde 406 sayılı Kanun'un Ek 29 ve 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi çerçevesinde başka kuruma nakli için Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilen ve 16.2.2007 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü emrine memur olarak atanan davacı; nakil sırasında bildirilen maaşının eksik hesaplandığı ileri sürerek yapılan yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine Konya İl Telekom Müdürlüğü'nün tesis ettiği 17.6.2008 tarih ve 8129 sayılı işlem ile, bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin aynı Müdürlüğün 2.9.2008 tarih ve 10215 sayılı işleminin iptali ve yeni kurumu olan Konya il Sağlık Müdürlüğünde göreve başladığı 16.02.2007 tarihinden geçerli olmak üzere, eksik ve yanlış hesaplanan maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve aradaki farkın yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle dava açmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:

"a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,

b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,

c) (Değişik : 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar" idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.

İncelenen uyuşmazlıkta, davalının özel hukuk tüzel kişisi olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksızdır.

Buna göre, davalının hisse devir(14.11.2005) tarihinde iş mevzuatına tabi Kapsam Dışı personel statüsünde çalışan, 406 sayılı Kanun'un Ek 29 ve 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi çerçevesinde 16.2.2007 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü emrine memur olarak atanan davacının, davalı tarafından maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine uygun düzenlenmemesi sonucunda hak kaybına uğradığını ileri sürerek maaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve maddi zararının faizi ile birlikte tazmin edilmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, İş Mahkemesinin başvurusunun reddi gerekmiştir.

S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Konya 2. İş Mahkemesi'nce 18.01.2010 gün ve E:2009/282 sayı ile yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE 05.07.2010 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.