SİGORTA İDARESİNCE RESEN DÜZENLENEN EK BELGELERE GÖRE HESAPLANAN PRİM BORCU VE GECİKME ZAMMININ KALDIRILMASI VE ÖDENEN MİKTARIN İADESİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVANIN, ADLİ YARGİ YERİNDE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKTİĞİ HK.

UYUŞMAZLIK

Hukuk Bölümü 2010/122 E.N , 2011/17 K.N.      www.neohukuk.net

Özet

SİGORTA İDARESİNCE RESEN DÜZENLENEN EK BELGELERE GÖRE HESAPLANAN PRİM BORCU VE GECİKME ZAMMININ KALDIRILMASI VE ÖDENEN MİKTARIN İADESİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVANIN, ADLİ YARGİ YERİNDE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKTİĞİ HK.

İçtihat Metni

Davacı : Tenka İnş. Taah. Nak. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.

Vekili : Av. A. Ç.

Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  (Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı-devredilen)

Vekili : Av. M. E.

O L A Y : Davacı şirkete ait işyeriyle ilgili olarak İskenderun Sigorta Müdürlüğü tarafından yapılan kontrollerde, 2005/12, 2006/1,2,3,4 aylarına ait sigortalı çalışmalarının sebepsiz olarak 30 günün altında bildirildiğinin tespit edildiği belirtilerek, 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesine ve 4447 sayılı Yasa'ya istinaden Ek Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin düzenlenerek 30 gün içinde Müdürlüklerine verilmesi 22.1.2007 gün ve 3650 sayılı yazı ile istenmiş; ancak bu belgelerin süresinde düzenlenmemesi üzerine İdarece, 12.3.2007 gün ve 16069 sayılı işlem ile, bu belgelerin resen düzenlendiği belirtilerek 2.091,92 TL prim aslı, 176,79 TL İSP ve 641,90 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 2.910,61 TL borç tahakkuk ettirilmiştir.

Diğer taraftan, 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Yasanın 140. maddesinin c fıkrası uyarınca 12.3.2007 gün ve 16068 sayılı işlem ile davacı şirkete 7.965,00 TL idari para cezası verilmiştir.

Davacı şirket tarafından, ihale kapsamında iş taahhütlerinde bulundukları için SSK'ya prim borçlarının bulunmaması gerektiği, bu nedenle, 2.910,61 TL'nin ödendiği, idari para cezası için de 27.03.2007 tarihinde itiraz edildiği, ancak itirazlarının aynı gerekçe ile Kurum tarafından reddedilip, 20.06.2007 tarih ve 37943 sayılı yazı ile 27.06.2007 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği belirtilerek, sonuçta, 7.965,00 TL idari para cezasının kaldırılmasına, eksik günler için tahakkuk ettirilen 2.910,61 TL prim ve gecikme zammının iadesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açılmıştır.

İSKENDERUN İŞ MAHKEMESİ; 13.3.2008 gün ve E:2007/579, K:2008/76 sayı ile, dava dilekçesinden söz ederek, davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Yasa'nın 9.5.2007 tarih ve 5655 sayılı Yasa ile değişik 140. maddesindeki düzenleme nedeniyle Hatay İdare Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptalini talep ettiği, 506 sayılı Yasa'nın 9.5.2007 tarih ve 5655 sayılı Yasa ile değişik 140. maddesinde, idari para cezalarına tebliğden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebileceği, Kurumca itirazı reddedilenlerin kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabileceklerinin hüküm altına alındığı, bu hüküm gereğince davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.

Davacı vekili, bu kez, Hatay İdare Mahkemesi'nin dilekçe ret kararı üzerine yenilediği dilekçesi ile, 2.091,92 TL prim aslı, 176,79 TL İSP ve 641,90 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 2.910,61 TL borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin 12.03.2007 tarih ve 16069 sayılı işlemin iptali ve ödenen miktarın iadesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.

HATAY İDARE MAHKEMESİ; 16.9.2009 gün ve E:2009/889, K:2009/1351 sayı ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesinde, "Sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz" hükmüne yer verildiği, dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete 2005/12 ve 2006/1,2,3,4 dönemlerinde aylık prim ve hizmet bildirgeleri ile eksik gün bildirimlerini yasal süre içinde vermediğinden bahisle 2.091,92 TL prim aslı, 176,79 TL İSP ve 641,90 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 2.910,61 TL borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin 12.3.2007 tarih ve 16069 sayılı işleme yapılan itirazın reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, bu durumda, yukarıda anılan kanun hükmü gereğince uyuşmazlığın adli yargı mercilerince çözümlenmesinin icap ettiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar, karara itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün, Ahmet AKYALÇIN'ın Başkanlığında, Üyeler: Mahmut BİLGEN, Erdoğan BUYURGAN, Sıddık Yıldız, Ayper GÖKTUNA, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU'nun katılımlarıyla yapılan 7.2.2011 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında 2.091,92 TL prim aslı, 176,79 TL İSP ve 641,90 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 2.910,61 TL borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin 12.03.2007 tarih ve 16069 sayılı işlemin iptali ve ödenen miktarın iadesi istemi yönünden anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece, adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ'un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ile Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA'nın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava, sigorta idaresince resen düzenlenen ek belgelere göre hesaplanan prim borcu ve gecikme zammının iptali ve ödenen miktarın iadesi istemiyle açılmıştır.

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun "Prim belgeleri ve ölçümleme" başlıklı 79. maddesinin ikinci fıkrasında, "EK: Fıkra; 08/09/1999 - 4447/11 md.) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır"; üçüncü fıkrasında, "(EK: Fıkra; 08/09/1999 - 4447/11 md.) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurumca re'sen tahakkuk ettirilerek 80 inci madde hükümlerine göre tahsil olunur. Uygulamanın usul ve esasları altı ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir"; yedinci fıkrasında(Değişik yedinci fıkra: 29/7/2003-4958/37 md.), "Fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir"; sekizinci fıkrasında ise, "İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz" ve aynı Kanunun 134. maddesinde, "Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" hükmü yer almıştır.

Ancak, 506 sayılı Kanun'un yukarıda sözü edilen maddeleri 31.5.2006 gün ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin yedinci fıkrasında(Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.), "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır" ve 101. maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür" hükmü yer almıştır. 5510 sayılı Kanun'un sözü edilen maddeleri 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.

Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.

Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.

Olayda, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 86 ve 101. maddeleri gözetildiğinde, 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi uyarınca resen tahakkuk ettirilen prim borcundan doğan uyuşmazlıklara bakmakla iş mahkemesinin görevli bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, İş Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İskenderun İş Mahkemesi'nin 13.3.2008 gün ve E:2007/579, K:2008/76 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 7.2.2011 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.