HİZMET TESPİT DAVASI TARAF EHLİYETİ

YARGITAY

10. Hukuk Dairesi
2008/18485 E.N ,
2011/8504 K.N.                www.neohukuk.net

Özet

TÜZEL KİŞİLER HAK EHLİYETİNE SAHİP OLUP DAVADA TARAF OLABİLİRLER. ANCAK TÜZEL KİŞİLİĞİ SON BULAN DERNEĞİN TARAF EHLİYETİ BULUNMAMAKTADIR. TARAF EHLİYETİ RE 'SEN GÖZETİLMELİDİR.

TESPİTİ İSTENEN ÇALIŞMANIN GEÇTİĞİ ESAS İŞYERİNİN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 'NA BAĞLI FAAL LİSE OLDUĞU, OKUL VE ÖĞRENCİLERİ KORUMA DERNEĞİ'NE AİT KAYIT VE DEFTERLERİN KAYMAKAMLIKTAN TEMİN EDİLMİŞ OLMASI NAZARA ALINARAK, FESHEDİLMİŞ OLAN DERNEĞİN YENİDEN İHYA EDİLİP TÜZEL KİŞİLİK SAĞLANMASINA GEREK OLMAKSIZIN, DAVA DİLEKÇESİNİN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NA TEBLİĞİ İLE DAVAYA İŞTİRAKİ SAĞLANIP DELİLLER TOPLANDIKTAN SONRA SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMELİDİR.

İçtihat Metni

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı, 05.02.1998-29.12.2001 tarihleri arasında davalılardan C... Lisesi Okul ve Öğrencileri Koruma Derneği nezdinde, C... Lisesi'nde hizmetli olarak aralıksız çalıştığı iddiasıyla, diğer davalı Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, davanın kabulü ile istem hüküm altına alınmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde; bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi olduğu kanun hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin onuncu fıkrasıdır.

Diğer taraftan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 38. maddesinde davaya ehliyetin Medeni Kanun ile belirlendiği belirtilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 48. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler hak ehliyetine sahiptirler ve dolayısıyla davada taraf olabilme ehliyeti de ancak, tüzel kişiliği bulunan yapılanmalar için geçerlidir. Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyetinin de son bulacağı tartışmasızdır. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olduğundan hakimin bu hususu re'sen gözönünde bulundurması zorunludur.

506 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile "işveren; ...sigortalıları çalıştıran... kişiler..." olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur.

Davaya konu somut olayda; C... Lisesi Okul ve Öğrencileri Koruma Derneği'nin 05.12.2004 tarihinde feshedildiği anlaşıldığından kendisine husumet yöneltilerek davaya devam olunması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, tespiti istenen çalışmanın geçtiği işyeri C... Lisesi olup, esas itibariyle işyerinin Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ve halen anılan Bakanlık bünyesinde faal olması, C...Lisesi Okul ve Öğrencileri Koruma Dernegi'ne ait kayıt ve defterlerin C... Kaymakamlığımdan temin edilmiş olması nazara alınarak, feshedilen söz konusu derneğin ihya edilip yeniden tüzel kişilik sağlanmasına gerek olmaksızın, dava dilekçesinin Milli Eğitim Bakanlığı'na tebliği ile davaya iştiraki sağlanmalı ve tarafların göstereceği deliller de toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.06.2011 tarih 10-223-369 sayılı kararı).

Kabule göre; sigortalının davaya konu sürelerle çakışır şekilde 01.07.1998 tarihi ile 1999 yılı birinci dönemi arasında başka işyerinde geçen kesintisiz çalışmasının bulunması karşısında; bu işyeri ve çalışmaya ilişkin davalı Kurum nezdindeki işyeri sicil dosyası ve dönem bordroları ile diğer tüm bilgi ve belgeler getirtilmefi, söz konusu işyerinde geçen çalışmaların niteliği belirlenerek, sigortalının aynı dönemde iki farklı işyerinde çalışmasının mümkün olup olmayacağı yöntemince araştırılmalıdır.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç; Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.