Boşanma Davalarında Karşı Davanın Harcı Ödenmezse dava açılmamış sayılır

T.C. YARGITAY

2.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/4531
Karar: 2010/8572
Karar Tarihi: 29.04.2010      www.neohukuk.net
ÖZET: Davalı kadının ziynetler yönünden usulüne uygun harcı ödenerek açılmış bağımsız ya da karşılık davası bulunmamaktadır. Sonradan nispi harç alınması, cevap dilekçesine dava dilekçesi niteliği kazandırmaz. Bu istek yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı yerine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

(4721 S. K. m. 166, 184) (1086 S. K. m. 438)

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar, tazminatlar ve ziynetler yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: 1- Boşanmaya neden olan olaylarda bağımsız konut sağlamaya yanaşmayan, eşine ailesinin şiddet uygulamasına kayıtsız kalan davacı koca tamamen kusurludur. Davalının davayı kabulü sonuç doğurmaz. (TMK. md. 184/3)

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.

Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.

Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK. md. 166/2)

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

2- Temyiz sebeplerine hasren yapıları incelemeye gelince;

a- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b- Davalı kadının ziynetler yönünden usulüne uygun harcı ödenerek açılmış bağımsız ya da karşılık davası bulunmamaktadır. Sonradan nispi harç alınması cevap dilekçesine dava dilekçesi niteliği kazandırmaz. Bu istek yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. (HUMK. md. 438/7)

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan ziynetlere ilişkin bölümün hükümden çıkarılmasına, bunun yerine 2. bent olarak <davalı kadın tarafından usulüne uygun harcı ödenerek açılmış bir dava ya da karşılık dava bulunmadığından ziynetler yönünden karar verilmesine ver olmadığına, 28.1.2008 tarih inde yatırılan 14 TL. harcın istek halinde ilgilisine iadesine> tümcesinin yazılması suretiyle bu kısmının düzeltilmiş olarak, diğer yönlerin ise 2/a bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29.04.2010