Ecrimisil Davasında Süre

T.C. YARGITAY

3.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/11689
Karar: 2010/14949
Karar Tarihi: 23.09.2010          www.neohukuk.net

ÖZET: Dava, davalının davacının taşınmazına kuran kursu yapmak suretiyle işgal ettiğinden bahisle ecrimisilin kademeli faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir. Dava tarihinden geriye doğru beş yılın bitim tarihinden taşınmazın Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, zamanaşımına uğramayan kısım nazara alınmadan davanın yanılgılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.

(4721 S. K. m. 995) (818 S. K. m. 126)
 
Dava: Dava dilekçesinde 10.118,00.-TL işgal tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili 25.06.2009 tevzi tarihli dava dilekçesi ile; davalının müvekkiline ait Bakırköy ilçesi, 2 parsel sayılı taşınmaza Kur’an kursu yapmak suretiyle işgal ettiğinden bahisle 01.07.1999-27.12.2005 tarihleri arasına ait 10.118,00.-TL ecrimisilin kademeli faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yasal süresi içerisinde husumet yokluğu ve zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın B.K.’nun 126. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olması, istenilen dönem itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğinin anlaşılması karşısında zamanaşımı nedenine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.

25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı’na göre, ecrimisil davaları (5) yıllık zamanaşımı süresine tabi olup bu (5) yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
 
Dosya içeriğine göre; dava tarihi olan 25.06.2009 tarihinden geriye doğru (5) yılın bitim tarihi olan 25.06.2004 tarihinden taşınmazın Diyanet işleri Başkanlığına tahsis tarihi olan 27.12.2005 tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, zamanaşımına uğramayan kısım nazara alınmadan davanın yanılgılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.