Kamulaştırmasız el atma davası

T.C. YARGITAY

5.Hukuk Dairesi
Esas:  2011/2322
Karar: 2011/6217
Karar Tarihi: 07.04.2011          www.neohukuk.net
ÖZET: Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taşınmaza tel örgü dışında kalan taşınmaza davalı idarece çöp vs. dökmek suretiyle fiili bir elatmasının söz konusu olup olmadığı, elatma var ise bu elatmanın sahiplenme kastı ile yapılıp yapılmadığı ve kalıcı nitelikte olup olmadığı yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yapılacak keşif ile belirlenip, mahkemece bizzat yapılan gözlem de keşif zaptına yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

(2942 S. K. m. 10, 15)

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.

Kural olarak kamulaştırmasız elatmadan bahsedilebilmesi için idarece taşınmaza sahiplenme kastı ile fiilen elatılmış olması ve bu elatmanın kalıcı nitelikte olması gerekir.

Somut olayda bilirkişi kurulunun asıl raporunda dava konusu taşınmazın çöp depolama alanı olarak kullanıldığı belirtildiği halde, fen bilirkişisi krokili ek raporunda; dava konusu taşınmazın çöp toplama alanı olarak tel örgü ile çevrilen alan dışında kaldığı belirtilmektedir.

Bu itibarla taşınmaza tel örgü dışında kalan taşınmaza davalı idarece çöp vs. dökmek suretiyle fiili bir elatmasının söz konusu olup olmadığı, elatma var ise bu elatmanın sahiplenme kastı ile yapılıp yapılmadığı ve kalıcı nitelikte olup olmadığı yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yapılacak keşif ile belirlenip, mahkemece bizzat yapılan gözlem de keşif zaptına yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Doğru görülmemiştir.

Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazine’ye irad kaydedilmesine, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi