ÖDEME EMRİNİN İPTALİ TALEBİ ( Davacının Dilekçesinde Tarih Bulunmadığı/Hakimin Havale Tarihi ve Harcın Yatırıldığı Tarihte Davanın Açıldığının Kabul Edileceği – 5 Günlük Yasal Sürede Davanın Açıldığının Gözetileceği )

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2011/12-434
K. 2011/522
T. 13.7.2011
      www.neohukuk.net
• ÖDEME EMRİNİN İPTALİ TALEBİ ( Davacının Dilekçesinde Tarih Bulunmadığı/Hakimin Havale Tarihi ve Harcın Yatırıldığı Tarihte Davanın Açıldığının Kabul Edileceği – 5 Günlük Yasal Sürede Davanın Açıldığının Gözetileceği )
• MAKTU HARÇ ( Ödeme Emrinin İptali Talebi – Esasa İlişkin Karar Verilmesi Söz Konusu Olmadığından Davanın Maktu Harca Tabi Olacağı
• DAVANIN AÇILDIĞI TARİHİN TESPİTİ ( Ödeme Emrinin İptali Talebi/Davacının Dilekçesinde Tarih Bulunmadığı/Hakimin Havale Tarihi ve Harcın Yatırıldığı Tarihte Davanın Açıldığının Kabul Edileceği – 5 Günlük Yasal Sürede Davanın Açıldığının Gözetileceği )
• DAVA DİLEKÇESİNİN TARİHSİZ OLMASI ( Ödeme Emrinin İptali Talebi/Davacının Dilekçesinde Tarih Bulunmadığı – Hakimin Havale Tarihi ve Harcın Yatırıldığı Tarihte Davanın Açıldığının Kabul Edileceği/5 Günlük Yasal Sürede Davanın Açıldığının Gözetileceği )
• BEŞ GÜNLÜK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Ödeme Emrinin İptali Talebi/Davacının Dilekçesinde Tarih Bulunmadığı – Hakimin Havale Tarihi ve Harcın Yatırıldığı Tarihte Davanın Açıldığının Kabul Edileceği/Davanın Süresinde Açılmış Olduğu )
2004/m. 168
ÖZET : Dava, takip dayanağı senetteki imzaların davacıya ait olmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davanın hangi tarihte açıldığı ve bu tür davalar için 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 168. maddesinde öngörülen beş günlük sürenin somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle dolup dolmadığı noktasındadır. İcra mahkemesinden ödeme emrinin iptali istemli eldeki talep de, hukuki nitelikçe takip hukukuna ilişkin bulunmakla, burada “bir davanın esası hakkında bir karar verilmesi” söz konusu olmadığından, maktu harca tabi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Davacı vekili tarafından yazılan tarihsiz dilekçenin; hakim tarafından havale edildiği ve aynı tarihte başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcının bu mahkemece tahsil edildiği dosya kapsamı ile belirgindir. O halde, davacı tarafça, dava harcı da yatırılmak suretiyle davanın açıldığının kabulü gerekir. Özel Daire kararında dava tarihi olarak kabul edilen tarih ise, dava dilekçesinin kendisine gönderildiği İcra Mahkemelerince kayda alındığı ve tevzi edildiği tarih olup, dava tarihi olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Özel Dairenin davanın bu tarihte açıldığına yönelik tespiti hataya dayanmaktadır. Hal böyle olunca; davacı tarafça, dava harcı yatırılmak suretiyle açılan davanın beş günlük yasal süre içinde olduğu belirgin olmasına göre, Mahkemece işin esasının incelenmiş olması ve verilen direnme kararı hukuka uygundur.

DAVA : Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, takip dayanağı senetteki imzaların davacıya ait olmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; Özel Dairenin yukarıda ayrıntıları yazılı, dava tarihinin 03.06.2009 olduğu saptamasına dayalı olarak davanın reddi gerektiğine ilişkin bozma kararı üzerine, yerel mahkemece; davanın 18.05.2009 tarihinde açıldığı, beş günlük sürenin dolmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davanın hangi tarihte açıldığı ve bu tür davalar için 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 168. maddesinde öngörülen beş günlük sürenin somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle dolup dolmadığı noktasındadır.

Dava açılmasının, hem maddi hukuk, hem de usul hukuku bakımından doğurduğu bazı sonuçlar vardır ( Örneğin, davacının, davalının rızası olmaksızın davasını takipten vazgeçememesi, zamanaşımının kesilmesi vb. gibi ). Hal böyle olunca, davanın açıldığı zamanın belirlenmesi her dava açısından büyük önem taşır.

Bu nedenledir ki, eldeki uyuşmazlığın çözümünde de öncelikle, davanın açıldığı tarihin belirlenmesi, önem taşımaktadır.

Bilindiği üzere, davanın açıldığı tarihin belirlenmesi harca tabi olup olmamasına göre değişiklik gösterir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.02.1984 gün ve 1983/7 E., 1984/3 K. sayılı kararında her iki hal için davanın açıldığı tarihin nasıl belirleneceği ayrı ayrı karara bağlanmıştır:

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 178. maddesinde, harca tabi olsun veya olmasın, “Dava, dava dilekçesinin mahkeme kalemine kaydı tarihinde açılmış sayılır” denilmektedir. Bu hükümdeki “dilekçenin mahkeme kalemine kaydı” sözü dava dilekçesinin mahkeme kalemindeki ilgili deftere ( esas, muhabere veya tevzi defteri ) kaydı anlamındadır.

Ne var ki, bir dava açılırken yapılması gerekli işlem, sadece dava dilekçesinin mahkeme kalemindeki deftere kaydı işleminden ibaret değildir. Kayıttan önce yapılması gereken işlemler de vardır.

Gerçekten, dava dilekçesi önce hakime verilir. Hakim, dilekçeyi, üzerine verildiği tarihi yazıp imzalamak suretiyle, mahkeme kalemine havale eder. Şayet dava harca tabi ise, davacı 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca gerekli harçları da ödedikten sonra dava dilekçesi mahkeme kalemindeki ilgili deftere kaydedilir; dava harca tabi değilse hakimin havalesi üzerine deftere derhal kaydı gerekmektedir.

Nitekim, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girdiği günden bu yana yerleşmiş uygulama bu yoldadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, yukarıda açıklanan işlemlerin aynı günde yapılıp bitirilmesi halinde, davanın o gün açılmış sayılacağında herhangi bir duraksama yoktur.

Dilekçenin başka bir mahkemeye gönderilmek üzere verilmiş olması halinde de aynı kural geçerli olup; dilekçeyi alan mahkemenin hakimi dilekçeyi havale edecek, harca tabi dava söz konusu ise kalemce harcı hesaplanıp, tahsil edilecek ve ilgili deftere kaydını takiben de dilekçede muhatap gösterilen mahkemeye gönderilecektir. Burada davanın açıldığı tarih dilekçenin ilk verildiği mahkeme nezdinde harcın yatırıldığı tarih olup, muhatap mahkemeye intikal tarihi dava tarihi olarak kabul edilemez.

Yeri gelmişken, harca tabi davalarda, dava açılırken alınacak harca ilişkin açıklama yapmakta da yarar vardır:

Karar ve ilam harcının dayanağını teşkil eden, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun yargı harçlarını düzenleyen birinci kısmının “Mükellefiyet” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Mevzuu” başlıklı 2. maddenin birinci cümlesinde ; ” Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı ( 1 ) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir. ” hükmü yer almaktadır.

Bu madde ile atıf yapılan ( 1 ) sayılı tarifede ise “Yargı Harçları” dört başlık altında düzenlenmiş; ( A ) Mahkeme harçları başlığı altında da ( A-I ) de başvuru harcı, ( A-II ) de celse harcı, ( A-III ) de karar ve ilam harcı, yer almıştır. Yine, kanunda ve tarifede her harcın ilişkin bulunduğu işlem, alınma şekli ile şartları ve oranları ayrı ayrı hükme bağlanmıştır.

( A-III ) bölümünde düzenlenen karar ve ilam harcı; nispi ve maktu olmak üzere iki başlığa ayrılmaktadır. Maktu karar ve ilam harcı, konusu belli bir değerle ilgili olmayan davalarda söz konusu iken; nispi karar ve ilam harcı ise, konusu belli bir değeri konu alan davalarla ilgilidir.

Vurgulamakta yarar vardır ki, harca tabi davalarda; dava açılırken başvurma harcı ile karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır ve dava dilekçesi ancak harç alındıktan sonra esas defterine kaydedilir. Bu halde, davanın açıldığı tarih de harcın yatırıldığı tarih olarak kabul edilir.

Bilindiği üzere, İcra Mahkemelerine yapılan başvurulardan da niteliğine göre harç alınmaktadır. Bu başvurulardan ( özellikle şikayet – m. 16 – ve itirazın iptali m.68 ve 68a- için ) başvurma harcı alınır. İcra mahkemelerinde oturum harcı alınmaz. İcra mahkemesi kararları kural olarak maktu karar ve ilam harcına tabidirler. İcra mahkemelerinde görülmekle birlikte nispi karar ve ilam harcına tabi davalar da bulunmaktadır ( örneğin. istihkak davalarında, m.97-99 ve 228 ).

Özellikle belirtilmelidir ki, İcra Mahkemesinin görev alanına giren İtirazın kaldırılması ( m. 68 ve 68a ) ve şikayet ( m.16 ) başvuruları usul hukuku anlamında “dava” niteliği taşımamaktadır. Nispi harcın, ancak davalarda esas hakkında karar ( hüküm ) verilmesi halinde alınması söz konusu olduğundan, itirazın kaldırılması ve şikayet ile ilgili kararlar nispi değil, maktu harca tabidir ( B. Kuru, İcra Ve İflas Hukuku El Kitabı, 2004 Baskı, s.110 ).

Somut uyuşmazlık bu açıdan incelendiğinde;

İcra mahkemesinden ödeme emrinin iptali istemli eldeki talep de, hukuki nitelikçe takip hukukuna ilişkin bulunmakla, burada “bir davanın esası hakkında bir karar verilmesi” söz konusu olmadığından, maktu harca tabi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Davacı vekili tarafından “İzmir İcra Mahkemesine Gönderilmek üzere Karşıyaka İcra Mahkemesine” hitaben yazılan tarihsiz dilekçenin; 18.05.2009 tarihinde hakim tarafından havale edildiği ve aynı tarihte başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcının bu mahkemece tahsil edildiği dosya kapsamı ile belirgindir.

O halde, davacı tarafça, dava harcı da yatırılmak suretiyle 18.05.2009 tarihinde davanın açıldığının kabulü gerekir. Özel Daire kararında dava tarihi olarak kabul edilen 03.06.2009 tarihi ise, dava dilekçesinin kendisine gönderildiği İzmir İcra Mahkemelerince kayda alındığı ve tevzi edildiği tarih olup, dava tarihi olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Özel Dairenin davanın bu tarihte açıldığına yönelik tespiti hataya dayanmaktadır.

Hal böyle olunca; davacı tarafça, dava harcı yatırılmak suretiyle 18.05.2009 tarihinde açılan davanın beş günlük yasal süre içinde olduğu belirgin olmasına göre, Mahkemece işin esasının incelenmiş olması ve bu kararda direnilmesi usul ve yasaya uygundur.

Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

Bu nedenle, dosyanın işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan dosyanın işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.