TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ ( Sanığın Mağdurun Hayati Önemi Olan Baş Bölgesini Hedef Seçip Balta İle Vurarak Çökme Kırığı Oluşturacak ve Hayati Tehlike Yaratacak Biçimde Yaralayarak Öldürmeye Teşebbüs Etmesi - Üst Sınıra Yakın Bir Ceza Belirlenmesi Ge

T.C.

YARGITAY

1. CEZA DAİRESİ

E. 2008/10014             www.neohukuk.net

K. 2009/6787

T. 10.11.2009

• KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ( Sanığın Mağdurun Hayati Önemi Olan Baş Bölgesini Hedef Seçip Balta İle Vurarak Çökme Kırığı Oluşturacak ve Hayati Tehlike Yaratacak Biçimde Yaralayarak Öldürmeye Teşebbüs Etmesi )

• TEŞEBBÜS ( Sanığın Mağdurun Hayati Önemi Olan Baş Bölgesini Hedef Seçip Balta İle Vurarak Çökme Kırığı Oluşturacak ve Hayati Tehlike Yaratacak Biçimde Yaralayarak Öldürmeye Teşebbüs Etmesi - Zararın Ağırlığı Dikkate Alınarak Üst Sınıra Yakın Bir Ceza Belirlenmesi Gerektiği )

• TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ ( Sanığın Mağdurun Hayati Önemi Olan Baş Bölgesini Hedef Seçip Balta İle Vurarak Çökme Kırığı Oluşturacak ve Hayati Tehlike Yaratacak Biçimde Yaralayarak Öldürmeye Teşebbüs Etmesi - Üst Sınıra Yakın Bir Ceza Belirlenmesi Gerektiği )

5237/m.29, 35, 81

ÖZET : Sanığın mağdurun hayati önemi olan baş bölgesini hedef seçip balta ile vurarak çökme kırığı oluşturacak ve hayati tehlike yaratacak biçimde yaralayarak öldürmeye teşebbüs etmesi olayında, teşebbüs nedeniyle yapılan uygulamada meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak üst sınıra yakın bir ceza belirlenmelidir.

DAVA : Cahit'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Kıyaseddin'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin ( Beyoğlu İkinci Ağır Ceza Mahkemesi )'nden verilen 20.04.2006 gün ve 194/106 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığımdan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 1- Sanığın 23.11.2004 tarihindeki sorgusunun, yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 135. maddesindeki haklarının hatırlatılarak usulüne uygun biçimde yapıldığı, ceza yargılama yasalarının derhal uygulanması ilkesi gereğince, 5271 sayılı CMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra aynı Kanun'un 150. maddesi uyarınca müdafii atandığı, müdafiinin dosyayı incelediğini beyan edip, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı görüşünü bildirmesinden ve savunmasını yaptıktan sonra hükmün kurulduğu anlaşılmakla, 5352 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince, CMK'nın yürürlüğe girmesinden önce soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış işlemlerin de hukuki geçerliliklerini sürdüreceği dikkate alındığında, tebliğnamenin sanığın müdafii huzurunda bir kez daha sorgusunun yapılması gerektiğine yönelik bozma öneren düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2- Sanığın, mağdurun hayati önemi olan vücut bölgesi olan baş bölgesini hedef seçerek balta ile vurmak suretiyle, çökme kırığı oluşturacak ve hayati tehlike yaratacak şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs etmesi olayında, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nın 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, üst sınıra yakın bir ceza yerine yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın "öldürmeye teşebbüs" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik soruşturmaya, suç vasfına dayanan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,

Haksız tahrik uygulamasında Kanun maddesi gösterilmediğinden,

CMUK'nın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,

SONUÇ : Hüküm fıkrasının tahrike ilişkin bölümündeki "5 yıl hapis cezası" ibaresinden önce gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ( ONANMASINA ), 10.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.