RÜCUAN TAZMİNAT ( Noterlerce Yapılan Araç Devir İşlemleri Mülkiyetin Devri İçin Yeterli Olup Trafik Tescil İşlemlerinin Yapılmasının Şart Olmadığı - Noter Satışıyla Devralan Adına Tescil İşlemi Yaptırmamış Olsa Dahi Aracın Maliki Sayıldığı )

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2010/5796                      www.neohukuk.net

K. 2010/6034

T. 28.6.2010

• RÜCUAN TAZMİNAT ( Noterlerce Yapılan Araç Devir İşlemleri Mülkiyetin Devri İçin Yeterli Olup Trafik Tescil İşlemlerinin Yapılmasının Şart Olmadığı - Noter Satışıyla Devralan Adına Tescil İşlemi Yaptırmamış Olsa Dahi Aracın Maliki Sayıldığı )

 

• ARAÇ DEVRİ

( Rücuan Tazminat - Noterlerce Yapılan Araç Devir İşlemleri Mülkiyetin Devri İçin Yeterli Olup Trafik Tescil İşlemlerinin Yapılmasının Şart Olmadığı )

 

• TRAFİ

K TESCİL İŞLEMLERİ ( Rücuan Tazminat - Noterlerce Yapılan Araç Devir İşlemleri Mülkiyetin Devri İçin Yeterli Olup Trafik Tescil İşlemlerinin Yapılmasının Şart Olmadığı )

 

2918/m.

20

 

 

6762/m.

1301

 

 

ÖZET : Dava, TTK'nı

n 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Noterlerce yapılan araç devir işlemleri mülkiyetin devri için yeterli olup, trafik tescil işlemlerinin yapılması şart değildir. Noter satışıyla devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi aracın maliki sayılır.

 

DAVA : Taraflar arası

ndaki rücuen tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı Mustafa vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

 

KARAR : Davacı

vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalısına ödediği 11.558.00 TL'nin, ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

Birle

ştirilen davada davacıvekili, aynı olay nedeniyle, kazaya karışan aracı noter satış sözleşmesi uyarınca devralan davalı Nurettin aleyhine, 11.558.00 TL'nin faiziyle birlikte tahsili için rücuen tazminat davası açmıştır.

 

Davalı

Mustafa, aracı kazadan önce Nurettin'e noterden kat'i satış sözleşmesi ile satıp devrettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

 

Diğ

er davalılar, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.

 

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirki

şi raporuna göre, olayda davalısürücü tam kusurlu olup, noterden yapılan satışın trafik kaydına tescili yapılmadığından sonuç doğurmayacağı, aracın kaza tarihinde davalı Mustafa adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, 11.558.00 TL'nin, 30.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Mustafa vekilince temyiz edilmiştir.

 

1- Dava, TTK'nı

n 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı Mustafa aleyhindeki dava, kazaya karışan aracın malik-işleteni sıfatıyla açılmıştır.

 

2918 sayı

lı KTK'nın 20/d maddesi hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştirilen devir işlemleri araç mülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik tesciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi idari bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu nitelik taşımaz. Bunun sonucu olarak da, trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte, bu karine kesin değildir. Ayrıca noter satışıyla devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi aracın maliki sayılır.

 

Somut olayda, davalı

Mustafa'nın dosyaya ibraz ettiği belgelerden, kazaya karışan ve davalı Mustafa adına kayıtlı araç, Kocaeli Beşinci Noterliği'nin 27.07.2005 tarih, 19757 yevmiye numaralı "Kat'i Taşıt Satış Sözleşmesi" ile birleştirilen davanın davalısı Nurettin'e satılmıştır. Kaza ise, 27.05.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan noter satış sözleşmesinin onaylı sureti ilgili noterlikten getirtilerek incelenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

 

2- Bozma neden ve

şekline göre, davalıMustafa vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

 

SONUÇ : Yukarı

da ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Mustafa vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün adı geçen davalı yararına ( BOZULMASINA ), ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Mustafa'ya geri verilmesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.