KREDİSÖZLEŞMESİ ( Sözleşmede Kardeş Olan Davacı ve Davalının İmzalarının Bulunması - Taraflar Arasında Güvene Dayalı Bir Kefillik Sözleşmesi Bulunduğu Anlamına Gelmeyeceği/Taraflar Kardeş Oldukları İçin Tanık Dinlenebileceği )

T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2010/618                         www.neohukuk.net

K. 2010/2682

T. 8.3.2010

• KREDİSÖZLEŞMESİ ( Sözleşmede Kardeş Olan Davacı ve Davalının İmzalarının Bulunması - Taraflar Arasında Güvene Dayalı Bir Kefillik Sözleşmesi Bulunduğu Anlamına Gelmeyeceği/Taraflar Kardeş Oldukları İçin Tanık Dinlenebileceği )

 

• MÜTESELSİ

L KEFİL ( Kredi Sözleşmesinde Kardeş Olan Davacı ve Davalının İmzalarının Bulunması - Taraflar Arasında Güvene Dayalı Bir Kefillik Sözleşmesi Bulunduğu Anlamına Gelmeyeceği/Taraflar Kardeş Oldukları İçin Tanık Dinlenebileceği )

 

• TANIK ( İ

tirazın İptali - Kredi Sözleşmesinde Kardeş Olan Davacı ve Davalının İmzalarının Bulunması Taraflar Arasında Güvene Dayalı Bir Kefillik Sözleşmesi Bulunduğu Anlamına Gelmeyeceği/Taraflar Kardeş Oldukları İçin Tanık Dinlenebileceği )

 

1086/m.

288, 290, 293

 

 

ÖZET : Dvacı

, kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı, geri ödemeleri de kendisinin yaptığı dosyadaki delillerden anlaşılmış olup, davacı bu davasında kefil olarak ödediği paranın tahsili için bu davayı açmıştır. Kredi sözleşmesinin üzerinde kardeş olan davacı ve davalının imzalarının bulunması, taraflar arasında güvene dayalı bir kefillik sözleşmesi bulunduğu anlamına gelmez. Taraflar kardeş oldukları için tanık dinlenebilir.

 

DAVA : Taraflar arası

ndaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

 

KARAR : Davacı

, kardeşi olan davalının dava dışı Z... Bankasından aldığı krediye kefil olduğunu, geri ödemeyi de kendisinin yaptığını, ödediği paranın tahsili amacıyla giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

 

Davalı

, davanın reddini savunmuştur.

 

Mahkemece, davanı

n kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

 

Davacı

nın, davalı tarafından dava dışı Z... Bankasından alınan krediye kefil olduğu, 14.03.2005 tarihli kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı, geri ödemeleri de kendisinin yaptığı dosyadaki delillerden anlaşılmış olup, davacı bu davasında kefil olarak ödediği paranın tahsili için bu davayı açmıştır. Davalı ise tarafların kardeş olduklarını ve bu krediye davacının talimatı ile onun ihtiyacı için kendisinin aldığını, kredi sözleşmesi düzenlendiğinde davacının yurt dışında olduğunu ve kendisine gönderdiği vekaletname ile bu kredinin alındığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

 

14.03.2005 tarihli kredi sözle

şmesi, bankanın davalıya kredi verebilmesi için prosedür gereği yapılan bir sözleşmedir. Bu sözleşmede davacı ve davalının imzaları bulunması, iki taraf arasında güvene dayalı bir kefillik sözleşmesi bulunduğu şeklinde yorumlanamaz. Taraflar kardeş oldukları için, HUMK'nın 293/1. maddesi gereğince tanık dinlenebilir ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2006 tarihli, 2006/13-354 Esas, 2006/368 Karar sayılı kararı da bu yöndedir ). Dinlenen davalı tanıkları, davalının savunmasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Böylece davalının savunması ispatlanmıştır. Mahkemece davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

 

SONUÇ : Yukarı

da açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.