HAKSIZ EYLEM NEDENİYLE TAZMİNAT ( Kişinin Kendisi Değil de Yakınlarının Ağır Yaralanması Gibi Ağır Bir Olayın Zorunlu Kıldığı Olguların Kanıtlanması Durumunda Manevi Tazminata Hükmedileceği )

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2009/7006                     www.neohukuk.net

K. 2010/3708

T. 31.3.2010

• HAKSIZ EYLEM NEDENİYLE TAZMİNAT ( Kişinin Kendisi Değil de Yakınlarının Ağır Yaralanması Gibi Ağır Bir Olayın Zorunlu Kıldığı Olguların Kanıtlanması Durumunda Manevi Tazminata Hükmedileceği )

 

• KİŞİ

LİK HAKLARI ( Kişinin Kendisi Değil de Yakınlarının Ağır Yaralanması Gibi Ağır Bir Olayın Zorunlu Kıldığı Olguların Kanıtlanması Durumunda Sosyal ve Duygusal Kişilik Değerlerinin Zarar Gördüğünün Kabulü Gerektiği )

 

• SOSYAL VE DUYGUSAL KİŞİ

LİK DEĞERLERİ ( Kişinin Kendisi Değil de Yakınlarının Ağır Yaralanması Gibi Ağır Bir Olayın Zorunlu Kıldığı Olguların Kanıtlanması Durumunda Kişilik Değerlerinin Zarar Gördüğünün Kabulü Gerektiği )

 

• MANEVİ

TAZMİNAT ( Haksız Eylem Nedeniyle Tazminat - Kişinin Kendisi Değil de Yakınlarının Ağır Yaralanması Gibi Ağır Bir Olayın Zorunlu Kıldığı Olguların Kanıtlanması Durumunda Hükmedileceği )

 

818/m.

41, 43, 47, 49

 

 

ÖZET : Dava, etkili eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı

uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Kişinin kendisi değil de yakınlarının ağır yaralanması gibi ağır bir olayın zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabulü gerekir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirmeyi sağlayacak tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşıdığından, miktar bu amaca göre belirlenmelidir.

 

DAVA : Davacı

Rıfat vekili tarafından, davalı Şükrü aleyhine 08.03.2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.01.2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

 

KARAR : 1- Dosyadaki yazı

lara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

 

2- Davacı

ların diğer temyiz itirazlarına gelince;

 

a ) Dava, etkili eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı

uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacılardan Rıfat'ın isteminin bir bölümü kabul edilmiş; diğer davacılar anne Ümmühan ile baba Ramazan'ın manevi tazminat istemleri reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.

 

Davacı

lardan Rıfat'ın, kendi yaralanması nedeniyle; diğer davacılar Ümmühan ile Ramazan'ın ise çocukları olan Rıfat'ın yaralanması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.

 

Yerel mahkemece, Rı

fat'ın yaralanmasının vücut bütünlüğünü bozmadığı, herhangi bir organının işlevini yitirmesine ya da zayıflamasına neden olmadığı belirtilerek davacılar Ümmühan ile Ramazan yönünden manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.

 

Ki

şilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Bunların fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacının bir yakınının yaralanmasının sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup olmadığı konusu üzerinde durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba, çocuklar ve kardeşler gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile davalının 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 456/2. maddesi uyarınca kasten yaralama eylemi nedeniyle yargılanarak cezalandırıldığı ceza dosyası içeriğine göre; davalının, dava konusu olaydan önce aileler arasında yaşanan ve husumet oluşmasına neden olan olaylar üzerine, 22 yaşında olan davacılardan Rıfat'ı köy kahvesi önünde bıçakla vurarak göğüs bölgesinden yaraladığı; D... Adli Tıp Şubesi tarafından düzenlenen 04.06.2004 günlü raporda, adı geçenin yaşam tehlikesi geçirecek, 25 gün iş ve gücünden kalacak biçimde yaralandığı; olay yerinde bulunan kişilerin olaya müdahale ederek tarafları ayırdığı anlaşılmaktadır.

 

Olayı

n gelişim biçimi, yaralanmanın derecesi ve davalının eyleminin silahtan sayılan bıçak ile yaşamsal bölgeye yönelik olması gözetildiğinde, davacılardan anne Ümmühan ile baba Ramazan'ın sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğü kabul edilmelidir.

 

Yerel mahkemece açı

klanan olgular gözetilerek, davacılar Ümmühan ile Ramazan yararına uygun tutarlarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, manevi tazminat istemlerinin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

 

b ) Borçlar Yasası

'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir.

 

Dava konusu olayı

n oluş biçimi, yaralanmanın derecesi, eylemin silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirilmiş olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan Rıfat yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere manevi tazminat takdir olunmak üzere karar bozulmalıdır.

 

SONUÇ : Temyiz olunan kararı

n yukarıda ( 2/a ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar Ümmühan ile Ramazan yararına; ( 2/b ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle diğer davacı Rıfat yararına ( BOZULMASINA ); davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.