KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK ( 3167 Sayılı “ Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” Yürürlükten Kaldırıldığı – Dava Konusu Suçun Yaptırımları Farklı Biçimde Yeniden Düzenlendiği )

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2009/15031                             www.neohukuk.net

K. 2009/19857

T. 28.12.2009

• KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK ( 3167 Sayılı “ Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” Yürürlükten Kaldırıldığı – Dava Konusu Suçun Yaptırımları Farklı Biçimde Yeniden Düzenlendiği )

• ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’UN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI ( Karşılıksız Çek Keşide Etmek – 5941 Sayılı “ Çek Kanunu “ İle Suçun Yaptırımları Farklı Biçimde Yeniden Düzenlendiğinden Sanığın Hukuksal Durumunun Yeniden Değerlendirilmesi Gerektiği )

• ÇEK KANUNU’NDA SUÇUN YAPTIRIMIN FARKLI DÜZENLENDİĞİ ( Karşılıksız Çek Keşide Etmek – 3167 S. “ Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” Yürürlükten Kaldırıldığı )

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Karşılıksız Çek Keşide Etmek – 3167 S. “ Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” Yürürlükten Kaldırıldığından Sanığın Hukuksal Durumunun Yeniden Değerlendirilmesi Gerektiği )

• DAVETİYE TEBLİĞİ ( 5271 S. CMK’nın 195. Maddesinde Yazılı Açıklamanın Yer Aldığı Davetiyenin – Sanığın Sorgusunun Yapılmasından Sonra Bir Karar Verilmesinde Zorunluluk Bulunduğu )

5271/m. 195

5941/m. 5/1

5237/m.2,7

ÖZET : 5941 sayılı “ Çek Kanunu “ ile 3167 sayılı “ Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde ve 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle, sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Tuncer YILDIRIM hakkında KADIKÖY 6. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 28.11.2007 tarihinde, 2007 / 439 esas, 2007 / 918 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 28.09.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1 – Sanığın sorgusu için gönderilen çağrı kağıdında, 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesinde öngörülen, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edileceği yönündeki yasal uyarının yer almadığı gibi; soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığına bildirdiği bilinen en son adresi yerine, muhatap banka şubesinden gönderilen resmi belgelerdeki eski iş adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesindeki yöntemle tebliğ edildiğinin anlaşılması nedeniyle; sanığın usulüne uygun olarak yeniden duruşmaya çağrısının sağlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2 – 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “ Çek Kanunu “ ile 3167 sayılı “ Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde ve ayrıca, “ ( 1 ) numaralı bozma nedeni de göz önünde bulundurularak”, 5941 sayılı Kanun’da, 3167 sayılı Kanun’un aksine, 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle, sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

3 – Kabule göre; adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007 / 11963 sayılı kararın 1. maddesi uyarınca Türk Lirası ( TL ) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, İNFAZIN DURDURULMASINA sanığın başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu değil ise serbest bırakılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 28.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.