***VEKALET ÜCRETİNE KDV EKLENMESİ***

T.C.

YARGITAY                 www.neohukuk.net

 21.HD,

E: 2004/000102,

K: 2004/002587

*DAVA SÜRESİ

*İSTİHKAK DAVASI

*VEKALET ÜCRETİNE KDV EKLENMESİ

 

Borçlunun yokluğunda yapılan fiili haciz sonrasında borçluya gönderilen, İİK'nun 103.maddesine ilişkin davet kağıdının tebliğinden sonra ki yasal 3 günlük süre içerisinde borçlunun vermiş olduğu dilekçesinde dava konusu aracı 3.kişiye sattığı yolundaki açıklaması 3.kişi yararına istihkak iddiası niteliğindedir.

 

(2004 s. İİK. m. 96, 97, 103)

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı 3.kişi vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteği reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

 

K A R A R

Uyuşmazlık 3.kişinin İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.

 

Mercii Hakimliğince, borçlunun bildirdiği noter satış sözleşmesinin aracın trafik kaydı dosyasında bulunmadığı gerekçesi ile davanın haciz tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

 

Borçlunun yokluğunda yapılan fiili haciz sonrasında borçluya gönderilen, İİK'nun 103.maddesine ilişkin davet kağıdının tebliğinden sonra ki yasal 3 günlük süre içerisinde borçlunun vermiş olduğu dilekçesinde dava konusu aracı 3.kişiye sattığı yolundaki açıklaması 3.kişi yararına istihkak iddiası niteliğindedir. İİK'nun 96/1.maddesi gereğince geçerli olan beyan gereğince yasal süre içinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiştir. İcra Müdürlüğünce İİK'nun 97.maddesinde ki prosedürün işletilmesi gerekir. Bu prosedür işletilmediği sürece 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açabilir. Bu durumda, dava süresinde açıldığından, işin esasına girilerek, taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süreden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

 

Kabule göre de, 28.11.2002 tarih ve 24950 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesine göre Kurum aleyhine hükmedilen vekalet ücretine KDV ilavesine karar verilmiş ise de bu sonuç yerinde değildir.

 

Gerçekten Anayasa'nın 73. maddesi " vergi ,resim,harç ve benzeri mali yükümlülükler Kanunla konulur değiştirilir veya kaldırılır " düzenlemesini içermekte olup öğreti ve uygulamada verginin yasallığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke vergi, resim harç ve benzeri kamusal erke dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir.Vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi unsurların yanında vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereği anılan hükmün zorunlu sonucudur. 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesi ile " Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir" düzenlemesi getirilmiş ise de bu düzenlemenin " Yasa" metni olmadığı ve verginin yasallığı ilkesine aykırı şekilde takdir edilen vekalet ücretine KDV uygulanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18.3.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.