ÇEK İPTALİ DAVASI - DAVA MENFİ TESPİT DAVASI OLARAK NİTELENDİRİLİRSE SADECE DAVALI YÖNÜNDEN BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ
T.C.
Yargıtay
Hukuk Dairesi 13


                                         www.neohukuk.net
Tarih 04.12.2008
Esas No 2008/14000
Karar No 2008/14691

ÇEK İPTALİ DAVASI - DAVA MENFİ TESPİT DAVASI OLARAK NİTELENDİRİLİRSE SADECE DAVALI YÖNÜNDEN BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Türk Ticaret Kanunu (TTK) (6762): MADDE 669\MADDE 711\MADDE 730

Özet
Dava, menfi tespit davası olarak nitelendirilirse, sadece davalı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir.


İçerik
Dava: Taraflar arasındaki çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacı, Ziraat Bankasına ait 11.4.2007 ve 7.5.2007 keşide tarihli iki adet çeki mal karşılığı olarak düzenleyip davalıya verdiğini, ancak, mallar teslim edilmediği halde çeklerin ciro edildiğini ileri sürerek, çeklerin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, malları teslim edemediğini, çeklerin karşılıksız kaldığını belirterek davayı kabul etmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamı ve davalının beyanı nazara alınarak davanın kabulü ile çeklerin iptaline karar verilmiş; hüküm, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi davacı, sipariş ettiği mal bedeli olarak çek keşide edip davalıya verdiğini, ancak malların teslim edilmediğini, bu arada çeklerin üçüncü kişiye ciro edildiğini ileri sürerek çeklerin iptalini istemiştir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 730/20 maddesi yollaması ile aynı yasanın 669 ve müteakip maddeleri uyarınca çekin iptalini isteme hakkı sadece hamile ait olup, keşideciye böyle bir hak tanınmamıştır. Böyle bir durumda keşideci, anılan yasanın 711. maddesi hükmü gereğince muhatabı ödemekten men edebilir veya elinden çıkan çek bedelinin istenilmesi halinde borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Kaldı ki dava, keşideci tarafından lehtara karşı açılmış menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi halinde de, çeki ciro yoluyla elde etmiş iyi niyetli çek hamilini bağlayacak şekilde çekin iptaline karar verilemez. Ancak davacının lehtara olan davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermekle yetinilmelidir. Mahkemece bu nedenlerle davanın reddine, şayet dava, menfi tespit davası olarak nitelendirilirse, sadece davalı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, keşideci tarafından lehtar hasım gösterilmek suretiyle açılan çek iptaline ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.