Hakimin Reddedilmesi Halinde Mahkemece Bu Talebin Kabulü ya da Reddine Dair Bir Ara Karar Verilmeden Gönderilmesi ve Talebin Mercice İncelenmesi Gerektiği

T.C.

YARGITAY

20. HUKUK DAİRESİ

www.neohukuk.net

E. 2010/15448

K. 2010/16428

T. 21.12.2010

• HAKİMİN REDDİ ( Mahkemece Bu Talebin Kabulü ya da Reddine Dair Bir Ara Karar Verilmeden Dosyanın Mercie Gönderilmesi ve Talebin Mercice İncelenerek Karara Bağlanmasının Zorunlu Olduğu )

• MERCİİN GÖREVİ ( Hakimin Reddedilmesi Halinde Mahkemece Bu Talebin Kabulü ya da Reddine Dair Bir Ara Karar Verilmeden Dosyanın Mercie Gönderilmesi ve Talebin Mercice İncelenerek Karara Bağlanmasının Zorunlu Olduğu )

• DOSYANIN MERCİE GÖNDERİLMESİ ( Hakimin Reddedilmesi Halinde Mahkemece Bu Talebin Kabulü ya da Reddine Dair Bir Ara Karar Verilmeden Gönderilmesi ve Talebin Mercice İncelenmesi Gerektiği )

1086/m.28, 29, 34, 35

ÖZET : Hakimin reddedilmesi halinde mahkemece bu talebin kabulü ya da reddine dair bir ara karar verilmeden dosyanın mercie gönderilmesi ve talebin mercice incelenerek karara bağlanması zorunludur.

DAVA : Taraflar arasında görülen alacak davası sırasında davalı vekili 08.09.2010 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.

Bu konuda verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davalı vekili, 08.09.2010 tarihli dilekçesiyle duruşma hakimi Vesile ile davalı Mehmet'in akraba olduklarını, hakimin davadan çekilmesi ve reddi hakim sebeplerinin bulunduğunu bildirmiştir. Duruşma hakimi Vesile 15.09.2010 tarihli oturumda, HYUY'nin 28 ve 29. maddelerindeki nedenlerin mevcut olmadığını, ancak kişilerin adalete olan inançlarının sarsılmaması bakımından, davalının reddi hakim talebinin kabulüne karar vermiştir. Kabul kararından sonra red talebinin incelenmesi için dosya mercie gönderilmiştir. İstanbul Beşinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.09.2010 tarih 2010/125 D.İş- 2010/132 sayılı kararında ise red sebepleri mevcut olmadığından reddi hakim talebinin reddine karar vermiştir.

Öncelikle duruşma hakiminin 15.09.2010 tarihli oturumda verdiği reddi hakim talebinin kabulü yönündeki ara kararının hukuki kıymeti yoktur. Çünkü HYUY'nin 35. maddesine göre verilmiş bir red kararı değildir. Ara kararı vermeden dosyanın mercie gönderilmesi ve talebin mercice incelenerek karara bağlanması zorunludur.

Merci red sebeplerinin mevcut olmadığını belirterek reddi hakim talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karar yerindedir. Çünkü; duruşma hakimi ile davalı arasındaki akrabalık HYUY'nin 28. maddesinin 2. fıkrası ve 29. maddesinin 4. fıkrasındaki akrabalık ve hısımlık derecesinden daha uzaktır. Duruşma hakiminin büyükbabası ile davalının anneannesinin kardeş olmaları davadan çekilme veya red sebebi değildir.

Keza, HYUY'nin 34/1. maddesinde, red sebebini bilen tarafın red isteğini en geç ilk oturumda bildirmesini öngörmüştür. Davalı taraf süresinde red talebinde de bulunmamıştır. Çünkü, duruşma hakimi Vesile red talebinden daha önce de yargılama yapmıştır.

SONUÇ : İncelenen dosya kapsamına göre hakimin reddi için ileri sürülen hususlar HYUY'nin 29. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ( ONANMASINA ), 21.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.