Borçlunun ödeme emrine itiraz ederek takibi İİK.nun 66. maddesi gereğince durdurmuş olması, ihtiyati haciz kararının icrasını engellemez.
T.C.

YARGITAY


19. HUKUK DAİRESİ                        www.neohukuk.net

E. 2005/9183

K. 2005/12547

T. 15.12.2005

• İHTİYATİ HACİZ ( Banka Tarafından Yapılan İlamsız Takibe Vaki İtiraz Üzerine Açılan İtirazın İptali Davası Derdest İken Bankanın Borçlular Hakkında İhtiyati Haciz Talebinde Bulunması )

• DERDEST DAVA ESNASINDA İHTİYATİ HACİZ TALEBİNDE BULUNULMASI ( Yasada Belirtilen İhtiyati Hacizin Koşullarının Gerçekleşmesi Durumunda Derdest Dava Olup Olmadığına Bakılmaksızın Haciz Talebinin Kabulünün Gerekmesi )

• BANKANIN İHTİYATİ HACİZ TALEBİ ( Banka Talebini Kredi Sözleşmeleri İhtarname Hesap Özetleri ve Borçlu Şirketin Mallarını Kaçırdığına Dair Gazete Küpürlerine Dayandırdığından Talebin Kabulünün Gerekmesi )

ÖZET : Alacak rehinle temin edilmemişse ve muaccel hale gelmişse alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir. Alacak muaccel değilse aynı maddenin 2.fıkrasında öngörülen koşulların varlığı halinde ihtiyati haciz istenebilir. Borçluya karşı genel haciz yoluyla takip yapmış olan alacaklıların takip kesinleşmeden önce hakkının tehlikeye girmesi halinde ihtiyati haciz talep etmesine engel bulunmamaktadır.

Davacı alacaklı vekili, ihtiyati haciz istemini kredi sözleşmeleri, ihtarname ve hesap özetleri ile gazete küpürlerine dayandırmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek ihtiyati haciz talebi yönünden bir karar verilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sırasında kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin REDDİNE yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, Erev Tekstil A.Ş.nin müvekkili bankadan kredi kullandığını, diğer borçluların kredi sözleşmelerinin müteselsil kefili olduğunu, müvekkili bankanın 31.7.1997 tarihli sözleşme kapsamında 2.2.2005 tarihi itibariyle 22.835.677.94 YTL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalıların 23.2.2005 tarihinde itiraz ettiğini, itirazın iptali için açılan davanın derdest olduğunu, borçluların taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizleme ve kaçırma eğilimleri içinde olduğunu, borçlu şirketlerin yetkilisi olan kişinin hileli işlemlerinin gazetelerde yer aldığını ileri sürerek borçluların mallarına ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece alacaklı banka tarafından borçlular aleyhine ilamsız icra takibine geçildiği, takibin itiraz üzerine durduğunu, alacağın çekişmeli hale geldiğini, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İhtiyati haczin koşulları İİK.nun 257. maddesinde düzenlenmiştir. Alacak rehinle temin edilmemişse ve muaccel hale gelmişse alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir. Alacak muaccel değilse aynı maddenin 2.fıkrasında öngörülen koşulların varlığı halinde ihtiyati haciz istenebilir. Borçluya karşı genel haciz yoluyla takip yapmış olan alacaklıların takip kesinleşmeden önce hakkının tehlikeye girmesi halinde ihtiyati haciz talep etmesine engel bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı vekili, ihtiyati haciz istemini kredi sözleşmeleri, ihtarname ve hesap özetleri ile gazete küpürlerine dayandırmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek ihtiyati haciz talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.