TAKİP SIRASINDA BORÇLUNUN ÖLMESİ İLK TAKİP MURİS ALEYHİNE BAŞLATILMIŞ OLMASI İLK TAKİP İÇİN DERDEST KABUL EDİLMEMESİ
T.C.
YARGITAY
12.Hukuk Dairesi             www.neohukuk.net


Esas: 2005/1767
Karar: 2005/4566
Karar Tarihi: 07.03.2005

TAKİBİN İPTALİ İSTEMİ - İLK TAKİP MURİS ALEYHİNE BAŞLATILMIŞ OLMASI - TAKİP SIRASINDA BORÇLUNUN ÖLMESİ - İLK TAKİP İÇİN DERDEST KABUL EDİLMEMESİ

ÖZET: Söz konusu olayda ilk takip muris aleyhine başlatılmış bu takip ise direk mirasçılar aleyhine yapılmıştır. Bu itibarla ilk takip bu takip için derdest kabul edilemez. Mahkemece, derdestlik itirazının reddi ile borçluların diğer itirazlarının incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

(2004 S. K. m. 53, 180)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Alacaklı, borçluların murisi Belma Ebru Şehirali aleyhine almış bulunduğu ihtiyati haciz kararına dayanarak Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2004/6237 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatmıştır. Ancak, bu borçlunun takipten önce ölmesi nedeniyle mirasçılarının İcra Mahkemesine şikayette bulunarak takibin iptalini istedikleri, şikayeti inceleyen Ankara 17.İcra Mahkemesinin 2004/280-500 sayılı kararı ile ölü kişi hakkında takip yapılamayacağından bahisle takibin iptaline karar vermiştir.

Alacaklı bu kez ölü borçlu için Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesince verilen veraset ilamı uyarınca ölü borçlunun mirasçıları aleyhine Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2004/7107 takip sayılı dosyasında iş bu takibi başlattığı görülmektedir.

Açıklandığı üzere ilk takip muris aleyhine başlatılmış bu takip ise direk mirasçılar aleyhine yapılmıştır. Bu itibarla ilk takip bu takip için derdest kabul edilemez. Mahkemece, derdestlik itirazının reddi ile borçluların diğer itirazlarının incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken iş bu takibin derdestlik nedeniyle iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.