Gizli Tanıklık…Yagıtay 1. Ceza Dairesi Kararı
T.C.
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
E. 2009/4015,
K. 2010/1277,
T. 3.3.2010                    www.neohukuk.net
ÖZET : Hakkında koruma tedbiri kararı alınan tanık beyanının hükme tek başına esas teşkil etmeyeceği gözetilmeyerek tek başına bu tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulması suretiyle 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’ nun 9/8. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de ; suç tarihinde maktulün 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.’nun 82/1. Maddesinin “e” bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirir.
DAVA : Cumali Çiftçi’yi kangütme saikiyle öldürmekten, Sinan Şiş’i olası kastla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık İlyas Demir’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin ( ŞANLIURFA ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05/12/2008 gün ve 77/347 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
KARAR : A ) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, suç tarihi ; itibariyle adli para cezasının, 08.02.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa ile değişik 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 30 günden aşağı olamayacağının nazara alınmaksızın 450-YTL. adli para cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B ) Dosyanın incelenmesinde;
1 ) Mahkemede dinlenilen tanıklar İbrahim Halil Çiftçi, Suphi Kas ve Yıldız Cesur’un yeminli beyanlarının gerekçeli kararda yazılmaması ve bu tanıkların ifadelerine itibar edilip edilmediğinin gerekçede tartışmasız bırakılması suretiyle CMK.nun 230/1-b maddesine aykırı davranılması,
2 ) Hakkında koruma tedbiri kararı alınan tanık beyanının hükme tek başına esas teşkil etmeyeceği gözetilmeyerek tek başına bu tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulması suretiyle 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’ nun 9/8. maddesine aykırı davranılması,
3 ) 25.04.2008 günlü celsede gizli tanığın ifadesi alındıktan sonra savcılık beyanının okunduğu yazılı ise de dosya arasında savcılık beyanının bulunmaması,
4 ) Kabule göre de ; suç tarihinde maktulün 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.’nun 82/1. Maddesinin “e” bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, kısmen re’sen de temyize tâbi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ( BOZULMASINA ), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 03.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.