Avukatlık Ücreti iş sahibinin borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
T.C.

YARGITAY

9. Hukuk Dairesi                   www.neohukuk.net

Esas: 2010/2167

Karar: 2010/5651

Tarih: 02.03.2010

ÖZET: Davanın konusu kıdem tazminatına ait olup parasal değeri de belirlidir. Mahkemece, davanın delillerin toplanmasına ait ara kararın yerine getirilmesinden sonra dava konusu kıdem tazminatı isteğinin davalı tarafından ödenerek konusuz kaldığından söz konusu istem yününden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine karşın davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.2/ilk cümle hükümü gereğince kıdem tazminatı üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

 (1475 sayılı İş K m. 14) (1086 sayılı HUMK m. 417, 423) (1136 sayılı AK m. 169)

KARAR METNİ:

YARGITAY İLAMI

Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hükm süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K.Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 423, Avukatlık Yasasının 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ilişkin olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının tüm sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ait 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388. ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti sair yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki tarafta vekalet ücretinden sorumlu tutulacak, vekalet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.(HUMK. M.416, M.417).

Vekalet ücretinin, her yıl Aralık ayında Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan ve Adalet Bakanlığı tarafından onaylanan Avukatlık Ücret Tarifesindeki hükümlere ve oranlara göre belirlenmesi gerekir.

4667 S. Yasa'nın 77. maddesiyle değişik 1136 s. Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesinde dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ilişkin olacağı belirtilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinde de "Yargı yerlerince avukata ilişkin olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti ..." şeklinde anılan kanun hükme koşut bir düzenlemeye de yer verilmiştir. Yukarda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse de kanuna dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ait hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerine dahil bulunan vekalet ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, "vekalet ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme hükümü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.

 Avukatlık( vekalet) ücreti Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 423/6. maddesinde açıkça belirtildiği yargılama giderlerindendir. Vekalet ücreti de, sair yargılama giderleri gibi müstakil bir varlığı olmayan ve ilişkin olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı feri haklardandır. Feri hakların sonuçlandırılması ve karara bağlanması, asıl hakkın sonuçlandırılmasına ve karar verilmesine bağlı olacaktır.

HUMK. nun 389 maddesine göre, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek biçimde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu sebeple davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ait vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir.

Yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler sebebi ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Kısmen reddedilen miktar Borçlar Kanunumun 43,44 ve 161/son maddesinden kaynaklanan bir indirim ise, indirim miktarı yasadan kaynaklandığından bu indirim sebebi ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecektir. Bu halde davalı yararına vekalet ücretine karar verilmelidir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (22.07.2008 tarih ve 2007/10517 Esas, 2008/21746 Karar s. ilamımız).

Somut olayda davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, bir kısım ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ve bakiye ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili davacının ücretinin ödendiğini, kıdem tazminatına mahsuben 1796,19 TL ödeme yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece dava konusu ücret isteğinin davanın açılmasından önce ödendiği gerekçesi ile reddine; kıdem tazminatının dava sırasında ödenerek konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek dava konusu kıdem tazminatı için davacı lehine AA.Û T gereğince 1000.00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Davanı konusu kıdem tazminatına ait olup; parasal değeri de belirlidir. Mahkemece, davanın delillerin toplanmasına ait ara kararın yerine getirilmesinden sonra dava konusu kıdem tazminatı isteğinin davalı tarafından ödenerek konusuz kaldığından söz konusu istem yününden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine karşın davacı yararına 1.000.00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.l2/ilk cümle hükümü gereğince kıdem tazminatı üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarifenin açık düzenlemesine aykırı bir şekilde maktu vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı ise de de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK' nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararda hüküm fıkrasında 4. bentte yazılı olan "…kıdem tazminatı açısından dava konusuz kaldığından 1.000.00 TL vekalet ücretinin " sözcüklerinin çıkarılarak yerine; " dava konusu 43.362.20 TL kıdem tazminatı üzerinden karar gününde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanan 4.969,84 TL nispi vekalet ücretinin " sözcüklerinin yazılmasına; ve hükmün bu biçimde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 2.3.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.