TAKASTAKİ ÇEKLERLE VE KISMİ ÖDEMELERLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinden:

          Esas       : 2010/14589                           www.neohukuk.net

             Karar               : 2011/718

YARGITAY İLAMI

             Mahkemesi     : Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi

             Tarih               : 17/11/2009

             No                    : 1644/1666

             Davacı             : Suat Çelikoğlu vek. Av. Cafer Çelik

             Davalı              : HSBC Bank Alanya Antalya Şb. Müdl. vek. Av. Mete Bulut

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekilinin talebi, Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çeklerin takas odası aracılığıyla diğer bir bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığının tespit edildiğini, karşılıksız çıkan çekler nedeni ile 3167 sayılı Kanun’un 4814 sayılı Kanun ile değişik l0.maddesi uyarınca davalı muhatap bankanın sorumlu olduğu meblağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının yasa gereği ödemekle yükümlü olduğu miktarı ödediği, ancak diğer kısımlarına itiraz ettiğini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, takasa ibraz edilen çeklerden dolayı çek asıllarının müvekkili bankaya verilmediğini, takipten sonra müvekkili bankanın asıl borcu ödediğini, ferilerine itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı hamilin 3167 sayılı Yasanın 10. maddesinde gösterilen asgari sorumluluk tutarını tahsil için takip yapmasında engel olmadığı, borçlunun faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paraya mahsup edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icrainkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kesin olarak verilen hüküm davalı banka vekilinin talebi, Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca HUMK’ nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz edilmiştir. 

Dava tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çeklerde aynı Yasanın 10. maddesindeki miktarlar ödenmez. Dava konusu çeklerin muhatap bankadan başka bankalara ibraz edildiği anlaşıldığından anılan yasanın 6. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenlerle kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere (HUMK. m. 427/7) kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine (HUMK. mad. 427/8), 26.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinden:

             Esas                 : 2010/6386

             Karar               : 2011/736

YARGITAY İLAMI

             Mahkemesi     : Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi

             Tarih               : 23/2/2010

             No                    : 2343-461

             Davacı             : Ahmet Dovan Atalay vek. Av. Amaç Bursalı

             Davalı              : ING Bank vek. Av. Gökçen Sert

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin muhatap davalı bankaya süresi içinde ibraz edildiğini, ancak çekin karşılığının olmaması nedeni ile bedelin ödenmediği 3167 sayılı Kanun'un l0. maddesi uyarınca her çek yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu asgari miktarın talep edilmesine rağmen bankanın bu ödemeyi yapmadığını, bu nedenle girişilen takibe davalı bankanın haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili; 3167 sayılı Kanun uyarınca, çekteki garanti tutarının ibraz anında talep edilmesi durumunda çek aslının bankaya teslim edilmesi gerektiği, oysaki somut olayda çek aslının davacı tarafından geri alındığını, bu nedenle davacı talebinin yerinde olmadığını, ayrıca bankalar arası takastan yapılan bir ibraz ve takas tarihini takip eden (15) günlük kısmi karşılık alma süresinde muhatap müvekkili bankaya başvurulmadığını, bu nedenle de müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve takip konusu 04.10.2008 tarih, 5.000.-TL bedelli çekin süresi içinde 06.10.2008 günü davalı muhatap bankaya ibraz edildiği, ancak çekin karşılıksız olduğu için ödenemediğini ve bu hususun çek arkasına yazıldığı 3167 sayılı Kanun uyarınca davalı bankanın bu çek yaprağı nedeni ile 435.-TL sorumluluğunun bulunduğu bu bedelin çekin ibrazı anında davacı tarafından talep edilip ödenen bedelin de kabul edilmediğine dair davalı bankaca belge sunulmadığı, kaldı ki, ibraz anında çek karşılığının çıkmaması durumunda hamilin muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın talep edilmemiş olması daha sonra talep edilmesine engel teşkil etmeyeceği, nitekim davacının ibraz tarihinden sonra davalı bankanın sorumlu olduğu miktarı talep etmiş olmasına rağmen bankanın ödeme yapmadığı, bu nedenle davacının haklı olarak takibe geçtiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı yararına tazminata kesin olarak karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilinin talebi ve Adalet Bakanlığının 03.05.2010 tarihli yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca HUMK.nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmiştir.

3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 6/son maddesi "Takas odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için l0. maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz..." hükmünü içermektedir. Ayrıca 10. madde hükmü gereği muhatap bankanın ödeme yükümlülüğünün doğması için çek aslının onaylı fotokopisi verilmek üzere çek aslının muhatap bankaya ibrazı gerekir. Hal böyle olunca mahkemece anılan yasa hükümleri gözetilmeden aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2010 gün 2010/113.802 sayılı Kanun yararına bozma talebinin kabulü ile HUMK.nun 427/7. maddesi uyarınca hükmün, kanun yararına ve hukuki sonuçları kalkmamak üzere BOZULMASINA, aynı yasanın 427/son maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinden:

             Esas                 : 2010/14591

             Karar               : 2011/1244

YARGITAY İLAMI

             Mahkemesi     : Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi

             Tarih               : 13/4/2010

             No                    : 48-593

             Davacı             : Yıldırımlar İnş. Tic. Paz. San. Ltd. Şti. vek. Av. Ali Çekiç

             Davalı              : HSBC Bank A.Ş. vek. Av. Mete Bulut

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı bankanın talebi, Adalet Bakanlığı'nın ilgili sayısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin takas odası aracılığıyla diğer bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığının tespit edildiğini, karşılıksız çıkan çek nedeni ile 3167 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca davalı muhatap bankanın sorumlu olduğu meblağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının yasa gereği ödemekle yükümlü olduğu miktarı ödediğini, ancak diğer kısımlarına itiraz ettiğini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline veinkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, takasa ibraz edilen çekten dolayı çek aslının müvekkili bankaya ibraz edilmediğini, takipten sonra müvekkili bankanın asıl borcu ödediğini, fer'ilerine itiraz edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece dosya kapsamına göre, çekin süresinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılığının bulunmaması nedeniyle 3167 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince bankanın dava tarihi itibariyle sorumlu olduğu asgari miktarın bankaca ödenmesi gerektiği, davacı yanca bu miktarın istenmediğine ilişkin imzalanan bir belge ya da delilin davalı yanca dosyaya sunulmadığı, borçlunun faiz ve masrafları ödemediği müddetçe kısmi ödemeler ana paraya mahsup edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, kesin olarak verilen hüküm davalı banka vekilinin talebi. Adalet Bakanlığı'nın ilgili yazısı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca HUMK. nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı yasanın 6. maddesi uyarınca takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çeklerde aynı yasanın 10. maddesindeki miktarlar ödenmez. Dava konusu çeklerin muhatap bankadan başka bankalara ibraz edildiği anlaşıldığından anılan yasanın 6. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenlerle kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere (HUMK. m. 427/7) kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine (HUMK. mad. 427/8), 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.