SANIĞIN ADRESİNİ DEĞİŞTİRMESİ VE YENİ ADRESİNİN BELİRLENEMEMESİ - USULSÜZ TEBLİGATA DAYANILARAK MAHKUMİYET KARARI VERİLEMEYECEĞİ - SANIĞIN SAVUNMA HAKKININ KISITLANAMAYACAĞI
T.C.
Yargıtay

Ceza Dairesi 10                     www.neohukuk.net


Tarih 09.02.2009
Esas No 2007/661
Karar No 2009/1423

KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK SUÇU - SANIĞIN ADRESİNİ DEĞİŞTİRMESİ VE YENİ ADRESİNİN BELİRLENEMEMESİ - USULSÜZ TEBLİGATA DAYANILARAK MAHKUMİYET KARARI VERİLEMEYECEĞİ - SANIĞIN SAVUNMA HAKKININ KISITLANAMAYACAĞI

Türk Ceza Kanunu (TCK) (5237): MADDE 5\MADDE 20\MADDE 60
Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (YÜR.TAR.: 01.06.2005) (5252): GEÇİCİ MADDE 1
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) (MÜLGA KANUN NO: 5320/18) (1412): MADDE 225
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) (YÜR. TAR.: 01.06.2005) (5271): MADDE 195
Tebligat Kanunu (7201): MADDE 35
Borçlar Kanunu (BK) (818): MADDE 83
Türk Ticaret Kanunu (TTK) (6762): MADDE 714
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun (MÜLGA KANUN NO: 5941/9) (3167): MADDE 16

Özet
Sanık için düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; sanığa CMUK'nın 225. (5271 sayılı 195.) maddesindeki açıklamayı içermeyen davetiyenin Ticaret Sicili Memurluğu'nca bankaya bildirilen adresine, adres de eksik yazılmak suretiyle, doğrudan 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak, mahkumiyet kararı verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiştir.


İçerik
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanıklar Celal ve C. Metal Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 30.06.2005 tarihinde 2004/735 Esas ve 2005/508 Karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 17.01.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Yokluğunda verilen mahkumiyet kararının sanıklara tebliğinin, adres eksik yazılıp, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesindeki yönteme de uygun olarak yapılmadığı, bu nedenle sanık Celal'in hükme yönelik temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu ve yetkilisi bulunduğu sanık C. Metal Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ni de kapsadığı kabul edilerek, yapılan temyiz incelemesinde;

A- Sanık C. Metal Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede:

5237 sayılı TCK'nın 5, 20/2. ve 60. maddeleri ile 5252 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca, tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak bulunmaması,

B- Sanık Celal hakkında verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesi:

1- Sanık için CMUK'nın 225. (CMK'nın 195.) maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; sanığa 1412 sayılı CMUK'nın 225. (5271 sayılı 195.) maddesindeki açıklamayı içermeyen davetiyenin Ticaret Sicili Memurluğu'nca bankaya bildirilen adresine, adres de eksik yazılmak suretiyle, doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak, mahkumiyet kararı verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

2- Kabule göre: Borçlar Kanunu'nun 83/2, Türk Ticaret Kanunu'nun 714. ve 1567 Sayılı Kanun ile bu kanuna dayanılarak çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararları gereğince; 4814 Sayılı Kanunla değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1. maddesinde öngörülen ağır para cezasının belirlenmesinde, suça konu çekin ibraz tarihinde Merkez Bankası'nca belirlenmiş olan efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 09.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.