İHTİYATİ HACİZ Alacağın Varlığı ve Miktarı Yargılamayı Gerektirdiği Takdirde Teminat Alınmadan Karar Verilemeyeceği
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 11               www.neohukuk.net


Tarih 16.04.2004
Esas No 2004/4165
Karar No 2004/4130

İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ DAVASI - ALACAĞIN İLAMA VE İLAM MAHİYETİNDE BİR VESİKAYA DAYANMAMASI HALİNDE ALACAKLININ TEMİNATI VERMEYE MECBUR OLDUĞU

İcra ve İflas Kanunu (İİK) (2004): MADDE 96\MADDE 257\MADDE 259\MADDE 265

Özet
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği takdirde, teminat alınmadan ihtiyati hacze karar verilmesi kanuna aykırıdır.


İçerik
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.3.2004 tarih ve 2004/65-Bila sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan tazminat davasının yargılaması sonrasında, davacı tarafın talebiyle davalılara ait taşınır ve taşınmaz mallar üzerine dava değeri olan (100.000.000.000) TL.yi karşılayacak şekilde ihtiyati tedbir mahiyetinde teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davalılardan P. Ltd. Şti. vekili koşulları bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Karşı taraf vekili, itirazın yerinde bulunmadığını belirtmiştir.

Mahkemece, tedbirin esasına yönelik talebin reddine, ancak kesin ve süresiz banka teminat mektubu verildiğinde, tedbirin mektup üzerine kaydırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

İİK.nun 257'nci maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz isteyebileceği, aynı Yasa'nın 259'ncu maddesinde ise, alacağın ilama ve ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanmaması halinde alacaklının İİK.nun 96'ncı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu öngörülmüştür. Dava konusu olayda alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği gibi, teminat alınmadan ihtiyati hacze karar verildiğinden mahkemece İİK.nun 265'nci maddesi uyarınca borçlu şirket vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne karar vermek gerekirken, anılan hususlar gözden kaçınılarak yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden Polsan Ltd Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.