İlamın İcra Edildikten Sonra Bozulması ve Borçlu Lehine Kesin Hüküm Elde Edilmesi Halinde Sebepsiz Mal Edinme Esasları Uyarınca Dava Açılabilir; İİK`nun 40. Maddesi Buna Engel Değildir
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 3        www.neohukuk.net


Tarih 26.02.2007
Esas No 2007/2274
Karar No 2007/2632

ALACAK DAVASI - İHALE ŞARTNAMESİNİN GEÇERSİZ SAYILMASI VE TEMİNAT MEKTUBU KARŞILIĞI ÖDENEN PARANIN TAHSİLİ İSTEMİ - İCRAYA KONULAN İLAMIN AİT OLDUĞU DAİRECE BOZULMASI - BOZMANIN İCRAYA ETKİSİ - DAVACININ DAVA AÇMAKTA HUKUKİ YARARI OLDUĞU

İcra ve İflas Kanunu (İİK) (2004): MADDE 40
Borçlar Kanunu (BK) (818): MADDE 62

Özet
İcraya konulan ilamın ait olduğu dairece bozulması takibi olduğu yerde durdurur. İcranın eski hale iadesi için, borçlu lehine kesinleşen bir hükmün varlığı gereklidir. Maddenin hükmü, haksız yere para ödemiş olanların geri alma haklarını kolayca kullanabilmelerini sağlamak üzere konulmuştur. Bu maddenin verdiği hakkın sebepsiz mal edinme esasları gereğince mahkemeye başvurularak kullanılması da mümkündür. Böyle bir davaya İİK.'nun 40. maddesindeki hüküm engel teşkil etmez; bu hüküm, emredici nitelikte değildir. İİK.'nun 40. maddesinde, aleyhine verilen ilk karar bozulanlar için iade usulünün belirlenmiş olması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Davacının dava açmakta hukuki yararı vardır.


İçerik
Dava: Dava dilekçesinde 260.831,54.-YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Karar: Davacı, davalı şirket tarafından, ... Orman Ürünleri Sanayi A.Ş.'ye ... işletmesinin satışına ilişkin ihale ile ilgili olarak ihale şartnamesinin geçersiz sayılması ve teminat mektubu karşılığı ödenen 75.000.000.000.-TL'nin iadesi istemiyle Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde aleyhine dava açıldığını, mahkemece verilen karar gereğince İcra dosyasına ödeme yaptığını, idare mahkemesinin kararının Danıştay 13. Dairesi'nin 15.03.2006 tarihli ilamı ile bozulması üzerine ortadan kalktığını, İcra dosyasına yatan ve davalı şirkete ödenen paranın yasal dayanağı kalmadığını, davalının bu para nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini öne sürerek, ödenen 159.294,48.YTL anapara, 101.537,06.-YTL faiz olmak üzere toplam 260.831,54.-YTL.'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, İİK 4. maddesi uyarınca dava açılamayacağını, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece İİK 40/2. maddesi gereğince davacının açacağı bir dava ile istemde bulunmasına gerek olmaksızın ödediği bedele kavuşacağından, hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

İİK 40. maddesinde denilmektedir. İcraya konulan ilamın ait olduğu dairece bozulması takibi olduğu yerde durdurur. İcranın eski hale iadesi için, borçlu lehine kesinleşen bir hükmün varlığı gereklidir.

Bu maddenin hükmü, haksız yere para ödemiş olanların geri alma haklarını kolayca kullanabilmelerini sağlamak üzere konulmuştur. Bu maddenin verdiği hakkın sebepsiz mal edinme esasları gereğince mahkemeye başvurularak kullanılması da mümkündür. Böyle bir davaya İİK.'nun 40. maddesindeki hüküm engel teşkil etmez; bu hüküm, emredici nitelikte değildir (Yargıtay HGK 05.10.1960 tarih E. 3/12, K. 12). İİK.'nun 40. maddesinde, aleyhine verilen ilk karar bozulanlar için iade usulünün belirlenmiş olması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. Mahkemece İdare Mahkemesi kararı, Danıştay bozma ilamı birlikte değerlendirilerek işin esasına girilmesi ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.