BORÇLU LEHİNE HÜKMEDİLECEK TAZMİNATIN KOŞULLARI İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ REDDİ DURUMUNDA İCRA İNKAR TAZMİNATI İÇİN İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ REDDİ VE KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNİN GEREKMESİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 13                        www.neohukuk.net


Tarih 21.06.2006
Esas No 2006/8001
Karar No 2006/10277

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ REDDİ DURUMUNDA İCRA İNKAR TAZMİNATI İÇİN İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ REDDİ VE KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNİN GEREKMESİ

İcra ve İflas Kanunu (İİK) (2004): MADDE 67

Özet
İtirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında alacaklının ayrıca kötü niyetli olduğunun da sübuta ermiş olması zorunludur. Davacının davalı aleyhine yaptığı icra takibinde kötü niyetli olduğu sübuta ermemiştir. Alacaklının alacağını kanıtlayamamış olması kötü niyetin varlığı için yeterli kabul edilemez.


İçerik
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalının ödemediği su borcu için başlattığı icra takibine itiraz ettiğini bildirip, davalının takibe itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatı istemiştir.

Davalı davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davacının davasının reddine, Asıl alacak üzerinden % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektiriri nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- İİK.'in 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında alacaklının ayrıca kötü niyetli olduğunun da sübuta ermiş olması zorunludur. Davacının davalı aleyhine yaptığı icra takibinde kötü niyetli olduğu sübuta ermemiştir. Alacaklının alacağını kanıtlayamamış olması kötü niyetin varlığı için yeterli kabul edilemez. O nedenle Mahkemece yasal koşulları gerçekleşmediği halde, yazılı gerekçe ile davacının % 40 kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'un 436/7. maddesi hüküm gereğidir.

Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın 1 nolu bendin 4. satırında yapılan yargılama sözcüklerinden sonraki cümle ve sözcüklerin çıkartılarak yerine cümlesinin yazılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.