BOŞANMA EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI KISITLI EŞİN BOŞANMA DAVASI AÇMASI AKIL HASTALIĞI
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ                        www.neohukuk.net
E. 2009/14611
K. 2010/16806
T. 13.10.2010
• BOŞANMA ( Kısıtlanmış Eş - Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedenine Dayanarak Boşanma Davası Açmasına Engel Bulunmadığı )
• EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI ( Kısıtlanmış Eşin Dayanarak Boşanma Davası Açabileceği - Mevcut Akıl Hastalığının Evlenmeye Engel Nitelikte Olup Olmadığının Araştırılmasına da Lüzum Bulunmadığı )
• KISITLI EŞİN BOŞANMA DAVASI AÇMASI ( Hastalığının Evlenmeye Engel Nitelikte Olup Olmadığının Araştırılmasına Lüzum Bulunmadığı - Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedeniyle Açabileceği )
• AKIL HASTALIĞI ( Kısıtlanmış Eşin Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedenine Dayanarak Boşanma Davası Açmasına Engel Bulunmadığı )
4721/m. 166/1, 405
ÖZET : Davacı-karşılık davalının Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış olması, aynı Yasa'nın 166/1. maddesinde yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayanarak boşanma davası açmasına engel değildir. Böyle bir davada davacıda mevcut olduğu belirlenen akıl hastalığının evlenmeye engel nitelikte olup olmadığının araştırılmasına da lüzum bulunmamaktadır.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından, kendi davası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Davacı-karşılık davalı tarafından açılmış olan boşanma davası, Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmaktadır. Davacı-karşılık davalının Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış olması, belirtilen sebebe dayanarak boşanma davası açmasına ve koşulları gerçekleştiğinde bu çerçevede boşanma kararı verilmesine engel değildir. Böyle bir davada davacıda mevcut olduğu belirlenen akıl hastalığının evlenmeye engel nitelikte olup olmadığının araştırılmasına da lüzum bulunmamaktadır.
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı-karşılık davacının eşine fiziki şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-karşılık davalı tarafından açılan davanın kabulü ile boşanmaya ( TMK md. 166/1 ) karar verilecek yerde, davanın niteliği gereği araştırılması gerekmeyen bir konuda kesin mehile uyulmadığından bahisle reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı-davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı- davalı kadının reddedilen boşanma davası yönünden ( BOZULMASINA ), istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.